Bu haber kez okundu.

İnsanı yaşat ki devlet yaşasın
Zaferlere köprü sır: Dua

Osmanlı, Müslüman olmayan insanların iki cihanda da helakte olduğunun bilincindeydi. İslam dışı toplumlarda insanların can, mal, namus, din ve vicdan, akıl emniyetlerinin garanti altında olmadığını müşahede etmekteydi. Osmanlının ülkeler fethetme ihtiyacı, hem o ülkelerin insanlarını yaratılış gayeleri ile tanıştırma, hem de insan olarak sahibi bulundukları haklarını garanti altına alma gibi bir sorumluluk ve zorunluluktan kaynaklanmaktaydı. Hz. Peygamber'in hayatında ne varsa onu hayatına geçirmek için kendini vakfeden Osmanlı, fetih öncesinde de sonrasında da Hz. Peygamber'den iz taşıyan örnekler veya O'nun sahabesi modeli ortaya koymayı kendine şiar edinmişti.

"Ya Rabbi! Ordumu muzaffer et!"

Osmanlı İmparatorluğunun bünyesinde barındırdığı sırrın ne olduğunun işaretlerinden birisini zaferden zafere koşan padişahların savaş meydanlarında ortaya koydukları emsalsiz bir davranışta gözlemlemek mümkündür. Bu davranış kendini sabaha kadar namaz, zikir, dua şe~|~klinde kendini gösteriyordu.

Sultan 1. Murad (Hüdavendigar), 1. Kosova Savaşı ( 15 Haziran 1389) gecesi vezirlerden, beylerden, paşalardan oluşan bir savaş meclisi kurdu. Sabaha yakın bir zamana kadar savaş planı hakkında konuştular. Sonra birkaç saat uyumak için çadırlarına dağıldılar. Nöbetçilerin dışında herkes uyudu. Uyumayan tek kişi belki de Sultan Murad'dı. Namaz kıldı, Kur'an okudu, tövbe etti. "Yüceler yücesi Rabbim, İslam ordusuna zafer nasip et" diye Allah'a yalvardı.

2. Kosova Savaşı ( 17 Ekim 1448) gününün gecesinde Padişah (2. Murad), geceyi uykusuz geçirdi. Sabaha kadar namaz kıldı ve şu duayı yaptı:

? "Allah'ım, ey alemlerin Rabbi! Burada 59 sene önce savaşmış Murad kuluna zafer nasip etmiştin. Benim de adım Murad'dır, bana da zafer nasip et. Şimdi ben de, bir vakitler ceddim Murad Han'ın ettiği duayı ederek sana yalvarıyorum. Cennetmekan ceddim Sultan Murad Han gibi, bu yolda bana da şehitlik ver. Beni şehitlik rütbesine ulaştır. Ordumu muzaffer eyle."

Yalın ayak başı açık secdedeki Fatih

İstanbul'un fethinin gerçekleştiği 1453'ün 29 Mayıs gecesi, Osmanlı ordusundan hiç kimsenin gözüne uyku girmedi. Tekbirler alınıyor, Allah'a dualar ediliyordu. Sultan Fatih divanı dağıttı. Otağında diz çöktü, namaz kıldı, Kur'an okudu. Dua etti. Gece bitmek bilmiyordu. Akşemseddin içeri girdiğinde 21 yaşındaki Sultan Mehmet, yalınayak, başı açık secdede idi.

? "Hünkarım! Sabah namazından önce hücum emrini veriniz. Allah'ın izni ve yardımıyla gaziler ordusu sabah namazını İstanbul'da kılacaktır" dedi.

Mohaç Meydan Muharebesi gecesi (29 Ağustos 1526) Kanuni Sultan Süleyman sabaha kadar uyumadı. Hazırlıkları kontrol etti. Toplantılar yaptı. Ancak sabaha karşı otağına döndü. Abdest tazeledi. Seccadesine çöktü, namaz kıldı, zikretti, şükretti ve şöyle duada bulundu:

? "Yarınki büyük günde bizi muzaffer eyle Allahım! Muhammed (sav) ümmetini yendirme. Zaferi görmeden canımı alma. Bütün kuvvet ve kudret senin; bütün hüküm sendedir. Neylersen güzel eylersin."

İslam'a Avrupa'nın yolunu açan zafer

Osmanlıya Avrupa yolunu açan 1. Kosova savaşının vukubulduğu günün gecesinde sabaha karşı nöbetçiler dışında hemen herkes uyuyordu. Sultan 1. Murad ise Kur'an?ı Kerim okuyor, namaz kılıyor, tevbe ediyor, zafer için Allah'a "Yüceler yücesi Rabbim, İslam ordusuna zafer nasip et!" diye yakarıyordu.

15 Haziran 1389 sabahı mehter cenk havaları vurmaya, atlar kişnemeye, emirler çınlamaya başladı. Atının üzerinde dimdik duran Sultan Murad cengaverlerine şöyle hitap etti:

? "Gaziler, bugün cesaret günüdür, mertlik günüdür, erlik günüdür! Bugün cesaretinizle titreyen Kosova ovasına zafer sancağını dikeceksiniz. O sancak bir daha düşmeyecek ve Macaristan içlerine doğru ilerleyecektir. Bugün kazanacağımız şanlı zafer, İslam'a Avrupa'nın yolunu açacaktır. Müslümanlığı yüceltmek için savaşırken, şehit düşüp Cennete gitmenin yolu bu meydandan geçer. İşte siz, işte meydan! Gaziler, dini için ölmeyi göze alanlar, arkamdan Allah Allah deyip yürüsün!"

"Nazar et can?ı

dilden âhımıza!"

15 Haziran 1389'da yapılan Kosova meydan muharebesinde zaferden sonra bir Sırp prensi tarafından şehit edilen Sultan 1. Murat'ın savaştan önce şu duayı yaptığı rivayet edilir:

"Ab?ı ruy?i Habib?i Ekrem için,

Kerbela'da revan olan dem için,

Şeb?i firkatte ağlayan göz için,

Reh?i aşkında sürünen yüz için,

Ehl?i derdin dil?i hazini için,

Cana tesir eden enini için,

Eyle ya Rabbi lütfunu hemrah.

Hıfzını eyle bize püşt?ü pah!

Ehl?i İslam'a ol muin?i nasır,

Dest?i adayı bizden eyle kasır,

Bakma ya Rab bizim günahımıza,

Nazar et can?ı dilden ahımıza!

Etme ya Rab mücahidini telef,

Tiğ?ı adaya kılma bizi hedef.

Bunca yıl sa'y?u içtihadımızı,

Gazavat içre yahşi adımızı.

Etme ya Rab kahrın ile tebah.

Yüzümüzü halk içinde etme siyah!

Rah?ı din içre ben feda olayım.

Din yolunda beni şehid eyle.

Ahirette beni said eyle.

Mülk?i İslam'ı payimal etme.

Keremin çoktur ehl?i İslam'a,

Dilerim kim erişe itmama."





Yarın: Hizmette "iki kanatlı kuş" anlayışı



Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner100