18 Nisan 2003 Cuma 00:00
328 Okunma
Irak'ı istilâ eden hangi ABD?
Bağdat, "yoksa kandırıldık mı?" sorusunu bile sorduracak biçimde sürpriz bir şekilde düştü. Irak'taki savaş bitti. Saddam Hüseyin ve Cumhuriyet Muhafızları gibi gerçekler adeta buhar olup uçtu. ABD'nin gerekçe olarak gösterdiği "kitle imha silahları" ne kullanıldı, ne de izine rastlandı. Öyle ki BM Silah Denetçileri Komisyonu (UNMOVİC) Başkanı Hans Blix, "Kitle imha silahları bir bahaneymiş. Meğer ABD Irak savaşını çoktan planlamış" demek zorunda kaldı. "Özgürlük götüreceğim" şeklindeki ikinci gerekçenin ne mana ifade ettiği ise bu kirli istila sırasında yaşanan dehşet verici katliamlarla kendini gösterdi.

Bundan önce kaleme aldığımız "Bilinmesi İstenmeyen Gerçekler" adlı "dosya"mızda, Irak'a savaş için ileri sürülen kitlesel imha silahlarının varlığı gerekçesinin geçersizliğini, 6 yıl BM Silah Denetçisi olarak Irak'ta çalışan, sistemin içinden bir ismin W. Scott Ritter'in ağzından ortaya koymuştuk. Yani, Irak, ABD'nin iddia ettiği ve savaş gerekçesi saydığı gibi kitle imha silahlar~|~ına sahip değildi. Olmadığını, iki kez BM Güvenlik Konseyi'ne sundukları raporlarda UNMOVİC Başkanı Hans Blix ile Uluslararası Atom Enerjisi Kurumu Başkanı Muhammed el?Baradey de ortaya koymuşlardı. Buna rağmen ABD, Dışişleri Bakanı Colin Powel'in yaptığı sunumla iddiasında ısrar etmiş, birtakım kamyonların uydudan çekilmiş fotoğraflarını delil göstererek komik duruma düşmüştü.

Fark edilen bir "Büyük Oyun"

Elinde nükleer, kimyasal, biyolojik kitle imha silahı bulunmadığı ya da BM denetçileri tarafından altı üstüne getirilerek, girilmedik delik bırakılmayarak bulunduğuna dair bir emareye rastlanılmadığı halde Irak'a karşı savaşmakta ABD neden bu kadar ısrar etti? Savaş neredeyse sona erdiği ve kitle imha silahlarının esamesine bile rastlanılmadığı halde bu bahaneyle ABD, neden Irak'ta tarihin en vahşi istilalarından birinin altına imza attı? Bu tür sorulara cevap ararken "petrol", "İsrail'in güvenliği", "arz?ı mev'ud", "kıyamet savaşı", "su"yun yanında cevap hanesinde yer alacak başka bilgilere ulaştık. UNMOVİC Başkanı Hans Blix ile Uluslararası Atom Enerjisi Kurumu Başkanı Muhammed el?Baraday'ın 15 Şubat ve 8 Mart 2003 tarihlerinde, BMGK'ye sundukları raporlara rağmen ABD'nin bu kadar ısrar edişi başta olmak üzere Saddam Hüseyin'in 1. Körfez Savaşı'nda devrilmesi, yok edilmesi çocuk oyuncağı haline gelmiş iken yerinde kalması türünden birtakım vakıaların sürüklemesiyle düştüğümüz yol, bizi yine bir kitaba götürdü; Apokalips'in Atlıları'na.

Selis Kitapları tarafından Ocak 2003 itibariyle Türkçe'ye kazandırılmış bulunan Apokalips'in Atlıları, BM Denetçisi W. Scott Ritter'in de ötesinde sistemin içinde bulunmuş, ABD Hava ve Deniz Kuvvetlerinde görev yapmış Milton William Cooper adlı bir asker tarafından kaleme alınmış. Bir Deniz İstihbarat Subayı olarak uzun yıllar içinde tanık olduğu olaylar, ulaşma imkanı yakaladığı çok gizli belge ve bilgiler ışığında, dünya ölçeğinde oynanan bir "büyük oyun"u farketmeye başlayan William Cooper, bu "büyük oyun"un hem ABD, hem de dünya için ne kadar büyük tehlikeleri bünyesinde barındırdığını görmüş. Ordudan ayrıldıktan sonra da, kitap, radyo, konferans gibi iletişim kanalları vasıtasıyla kamuoyunu bilgilendirmeyi, uyarmayı görev edinmiş. Bundan sonradır ki suikast girişimleri, tehditler William Cooper'ın hayatının ayrılmaz parçaları arasında yer almış.Buna rağmen çalışmalarına ara vermemiş Cooper, ama bu tavrı 5 Kasım 2001'de öldürülmek suretiyle susturulmasını beraberinde getirmiş.

ABD ölçeğinde çözülen şifre

Hayatına malolmuş bir araştırmanın ürünü Apokalips'in Atlıları'nda Milton William Cooper, dünyadaki ekonomik, teknolojik, askerî, sosyal olayların ABD ölçeğinde şifrelerini çözüyor. Röntgenini çekerek görünen fotoğrafın arkasında farklı, gizli, bilinmesi istenmeyen bir başka ABD'nin varlığını ortaya koyuyor. Irak'la savaş olayında olduğu gibi dünyada pek anlam verilemeyen nice gelişmelerin düğmesine bu "başka ABD" tarafından basıldığını, fotoğraftaki ABD'ye de ancak itaat ve icraat düştüğünü belgeleriyle gözler önüne seriyor. Dolayısıyla, dünyada bugüne kadar görülmemiş savaş karşıtlığına, uluslararası hukuk meşruiyetinden yoksunluğuna rağmen Başkan George W. Bush yönetimindeki ABD'nin bu kadar pervasızca Irak'la savaş tamtamları çalmasına, BM'nin görünen varlık sebebi dahil uluslararası bütün hakkaniyet kurallarını hiçe sayarak kirli istilayı gerçekleştirmesine bir de bu çerçeveden bakmak gereği ortaya çıkıyor. Bu çerçeveden bakış, bakışı gerçekleştireni, "petrol", "İsrail'in güvenliği", "arz?ı mev'ud", "su", "diktatörlüklere demokrasi", "muhtemel teröre karşı önleyici meşru müdafaa", "kıyamet savaşı" gibi parametreleri bulunan bir denklemin bir başka bilinmeyenine götürüyor.

Beklemede olan gerçek devlet

Milton William Cooper'ın Apokalips'in Atlıları adlı hayatına mal olan eserinde anlattığına göre fotoğraftaki ABD (Görünen ABD) Washington'dan yönetilirken, röntgeni çekilen ABD (başka ABD), Virginia'da, Washington'un batısına 46 mil uzaklıkta, en sert granit kayalardan oluşan bir dağın altındaki kod adı Mount Weather olan bir gizli tesisten yönetilmekte. Sayıları 96'yı geçen, Amerika'ya bir baştan bir başa yayılmış olan diğer yer altı Federal Yerleşim Birimlerinin operasyon merkezi olan Mount Weather'dan emekli yüksek rütbeli subaylar, Mount Weather'in bir yedek devlet tesisi ya da kayıtların korunması için bir depodan çok öte olduğunda hemfikirler; orayı, beklemede olan gerçek bir devlet olarak tanımlıyorlar. Beklemede olan bu gerçek devletin yürütme organı Federal Acil Durum Yönetim Teşkilatı (FEMA). ABD'de bir acil durumda tüm Yürütme Yetkileri FEMA'nın eline geçecek. Acil durumu ilan etme hakkı Başkan'ın elinde bulunuyor ama bunu gerçekleştirir gerçekleştirmez, tüm yetki ve sorumluluklar FEMA tarafından devralınacak. Bir polis devleti için kurulan bu umulmadık planın arkasındaki beyinler Dış İlişkiler Konseyi ve Üç Taraflı Komisyon'un üyelerinden oluşuyor. FEMA Danışma Heyeti, ilginç bir isim, "Medeniyetler Çatışması"yla gündeme gelen Prof. Samuel Huntington tarafından yönetiliyor. Kendisini Amerikan Anayasası'na bağlı bir insan olarak niteleyen ve bütün çabasının "Anayasa'daki hak ve özgürlükleri korumak" olarak belirten Milton William Cooper, "Anayasa ciddi bir tehdit altında" diyor ve bu tehdidin arkasındaki gizli eli de açıklıyor: "Bu, sağın, solun ya da başka bir lanet tarafın işi değil. İş, ülkeyi baştan başa istila eden ve Yeni Dünya Düzeni'ne katılmaya götüren İlluminati'de bitiyor."

Kolları büyük ahtapot

Bu kısa bilgiler denklemin bu bilinmeyeni hakkında ipucu özelliği taşıyor. İpin ucuna ancak kitabın tamamı dikkatle okunduğunda ulaşılıyor. Bu okumada görülen şey şu: Başkan Bush, Kongre, Pentagon tarafından yönetildiği zannedilen ABD, aslında, sermayeyi elinde bulunduran bir "elit" zümre tarafından tesis edilmiş bulunan, değişik yerlerde farklı isimler altında ortaya çıkan ve kolları ile dünyayı saran bir ahtapot özelliği taşıyan "Illuminati" adlı bir yapı tarafından idare ediliyor. Bazen Bilderberg, bazen Üçlü Komisyon (Literateral) şeklinde kendini gösteren bu yapının, beklemede olan bir devlet olarak, amacı açısından aciliyet damgası vurulacak bir zamanda yönetimin görünen yüzünü de ele alacak şekilde teşkilatlandığı ABD'nin bu görünen yüzünde Dış İlişkiler Komitesi (CFR) şeklinde beliriyor. İşte Irak ile savaşı isteyen ve bu kirli istilayı gerçekleştiren asıl mihrak bu yapıdan başkası değil. Çünkü bu yapının "savaş"a yüklediği bazı misyonlar olup bu misyonlardan birini, M. William Cooper, Apokalips'in Atlıları adlı bu eserinde açıklıyor.

Yarın: Fotoğraf ile röntgen farkı
Yorumlar
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner100