Bu haber kez okundu.

İslam'da zikir
Hz. Peygamber, Muaz İbn Cebel'e Âl?i İmran suresinin 26 ve 27. âyetlerini bizzat okudu ve okumasını tavsiye etti.

Hz. Peygamber, sohbete ilk defa iştirak eden bir bedevinin, "Bana bir dua öğret ki onu her daim söyleyip durayım." isteğine karşılık, "Lailahe illallahü vahdehü la şerike leh, Allahu ekberü kebiren ve'l?hamdü lillahi kesiren..." virdine devam etmesini tavsiye etti. "Bunlar Rabbim için Ya Resulallah! Benim için ne tavsiye edersin?" dediklerinde Allah Elçisi, Allah'tan af ve rahmet, hidayet ve rızık dilemesini tavsiye etti.

Hz. Peygamber'in zevce?i muhteremeleri Hz. Safiyye ise kendisiyle ilgili şöyle bir tariften bahseder:

Birgün tesbih çekmekte kullandığım dört bin hurma çekirdeği önümde bulunduğu sırada Allah Resulü yanıma girdi: "Ey Huyey'in kızı! Bunlar nedir?" diye sordu. "Bunlarla tesbih çekerim." dedim. Bunun üzerine Resulullah, "Başına dikildiğim kadar kısa bir müddet içerisinde ancak sevapça bundan daha çok olan tesbihin yok mu? Onu sana öğreteyim mi?" diye sordu~|~. Ben de, "Öğret, Ya Resulallah." dedim. Bunun üzerine "Sübhanellahı adede halkıhî" Allah'ı yarattıkları sayısınca tesbih ederim, de, buna devam et." buyurdu.

Şüphesiz Hz. Peygamber kıymetli zevcelerini de zikrullah konusunda uyarır, daha bereketli virdlerle zikretmeleri için yakından takip ederdi. Nitekim Hz. Cüveyriye Validemiz, birgün sabah namazını kıldıktan sonra namazgâhında Allah'ı zikrederken Hz. Peygamber onun yanına uğrayıp ayrılmıştı. Kaba kuşluk vaktinde dönüp Hz. Cüveyriye'nin yanına uğradığında onu hâlâ namazgâhı üzerinde Allah'ı zikrederken buldu. Hayret etti. Sevindi. "Sen hâlâ yanından ayrıldığım sıradaki hâl üzere mi bulunuyorsun!" diyerek taaccüplerini ifade etti. Çok hoş, bir eda ile, "Ama ben senden ayrıldıktan sonra üç dört kelime söyledim ki, sabahtan beri senin uğraştıklarınla tartılsa benimkisi ağır gelir. Gel, onları sana da öğreteyim sen de onlarla tesbih et." diyerek devam etti. Hz. Cüveyriye'ye, "Sübhanellahı adede halkıhî, Allah'ı yarattıklarının sayısınca tesbih ederim; Sübhanellahı rıza nefsihi, Allah'ı kendisinin razı olacağı şekilde tesbih ederim; Sübhanellahı zînete arşihî, Allah'ı Arşının ağırlığınca tesbih ederim; Sübhanellahi midade kelimatihi, Allah'ı kelimelerinin miktarınca tesbih ederim virdine devam et." Buyurdu

Hz. Peygamber, amcasının kızı Ümmühani'ye, oturduğu yerde yapabileceği, hiçkimsenin bu virdi okumadığı sürece sevabına erişemeyeceği diye tarif ettiği vird ise şöyledir: "Yüz kere sübhanallah, yüz kere elhamdülillah, yüz kere Allahü ekber, yüz kere de Lailahe illallahü vahdehü la şerike leh, Lehü'l mülkü ve lehü'l hamdü ve hüve ala külli şey'in kadir."
Anahtar Kelimeler:
islam da zikir
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner100