26 Mayıs 2005 Perşembe 00:00
244 Okunma
İznik çinisi dünyanın gözbebeği
İznik'te çiniciliği yeniden canlandırmak için kurulan Çinicilik Eğitim ve Öğretim Vakfı'nın çalışmaları sayesinde, Osmanlı döneminde özellikle saray ve türbelerin duvarlarını süsleyen ve turkuaz rengiyle ünü yayılan İznik çinisi, teknik ve görünüm itibariyle dünya müzelerinde yer almaya başladı.
Seramik literatüründe zirve
Vakıf Müdürü Atıl Ersan, İznik'in Selçuk ve Osmanlı İmparatorluğu dönemlerindeki çinileriyle ünlü önemli bir kültür merkezi olarak kabul edildiğini söyledi. Türk el sanatlarının en önemli dallarından biri olan ve Türkiye dışında da tanınan çiniciliğin, İznik'te 15. yüzyılda başladığını kaydeden Ersan, vakıf olarak dünya seramik literatüründe zirve olarak kabul edilen 16. yüzyıl İznik çini sanatını 400 yıl aradan sonra, yıllar süren araştırmalar ve binlerce deney sonucu yeniden üretme başarısına eriştiklerini anlattı. Ersan, İznik çinilerinin yüzde 85 kuars (yarı değerli taş) içeriğinden dolayı son derece sağlam bir yapıya sahip olduğunu dile getirerek, bu özelliğin çinilerin mimari uygulamalar ve iç mekanların yanı sıra dış cephelerde de kullanılmasına olanak sağladığını kaydetti.
İslam izlerini yansıtan mimari
İznik çinilerinin gizem ve hayranlık uyandırmasının, seramik literatüründe teknolojik olarak başarılması çok zor olarak tanımlanan hamur, astar ve sırdan oluşan üç kuars tabakasının başarılı bileşiminden kaynaklandığını ifade eden Ersan, şöyle konuştu: "Kullanılan renkler, yarı değerli taşların renklerinden etkilenmiştir. Örneğin, mercanın kırmızısı, malaşit veya firuzenin yeşili gibi. Desen tasarımları alegorik ve sembolik değerler yanında, ülkemiz flora ve faunasını yansıtır. Çinilerdeki geometrik örgülü düzenlemeler ise gökyüzü ile fert arasındaki ilişkinin, kozmik düşüncenin yansımasıdır. Kitabeler ve yazılar genellikle anlam olarak iddialı ve kişiyi yücelten metinleri içermez, İslam düşüncesi ve felsefesini yansıtır. Mimari yapılarda çini bezemeler diğer özelliklerle bütünleşmiş, ancak aşırılıktan uzak, göze hoş gelen ama mütevazı ölçülerde tutulmuştur. Hem geleneksel hem de modern desenleri kullanarak İznik çinilerinin yalnız pano olarak değil, aynı zaman da mimari uygulamalarda kullanılıyor olması, tüm dünyada İznik çinilerinin yeniden keşfedilmesinde ve günlük yaşamın ayrılmaz bir parçası haline gelmesinde önemli bir rol oynamıştır. İznik çinileri, artık birçok eski ve yeni binaların dekorasyonunda kullanılmaktadır." Atıl Ersan, Japonya'daki Tokyo Camii ve Türkmenistan'daki Aşkabad Türk Camisi gibi yapıların süslemelerinde İznik çinilerinin kullanıldığına işaret ederek, bugüne kadar aralarında Kanada, Fransa, ABD, Bahreyn, Suudi Arabistan, İngiltere, Kazakistan, Türkmenistan ve Japonya'nın bulunduğu birçok ülkeye çini ihraç ettiklerini vurguladı.
~|~
Yorumlar
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner100