08 Mart 2003 Cumartesi 00:00
250 Okunma
Karşınızda Yusuf Ömürlü
Okan EGESEL

Bir kitap tanıtımı programına şahitlik edeceğimizi zannetmiştik değerli kültür adamı M. Nuri Yardım'dan davet aldığımızda. Fakat Kubbealtı'na vardığımızda karşılaştığımız atmosfer bunun bir kültür ziyafetine dönüşeceğinin ilk sinyallerini veriyordu. Ömrünü Türk Müziği'ne adamış bir insanı tanıyacaktık. Ergun Balcı'nın kaleme aldığı "Cibali'den Kubbealtı'na" isimli eser buna sadece bir vesileydi. Sayın Ömürlü'nün hayat hikayesini ve Türk Müziği'ne kattıklarını bizzat can dostlarının ağzından dinlemek büyük bir keyif oldu bizim için.

Güzel bir eser, güzel bir üslup

"Cibali'den Kubbealtı'na: Yusuf Ömürlü" isimli eser Kubbealtı Neşriyâtı arasında yayımlandı. Bir çırpıda okunacak kadar sade ve akıcı bir üslupla kaleme alınmış eser. Ergun Balcı'ya bir teşekkür borcumuz var. Eserin bir diğer önemli yönü ise; Yusuf Ömürlü'nün hayat çizgisini vermekle birlikte Türk Müziği'nin serencamına da dikkat çekmesi.

"Herkes kendi kitabını

doldurmaktan mes'uldür"

Kültür B~|~akanlığı İstanbul Tarihi Türk Müziği Topluluğu Genel Müdürü Ömer Tuğrul İnançer nefis bir Sunuş yazısı yazmış esere. Ve demiş ki: "Herkes, kendi kabını doldurmaktan mes'uldür. Ergun Balcı'nın tavsîfe sığmaz Türkçe'sini; 'Fenn?i Şerif?i Mûsikî'ye tahsis ve terk edilmiş bir ömrün ifadesi ve canlı âbidesi olan Yusuf Ömürlü'yü ben de kendi mikdârımca idrâk edip, kendi kabımca doldum. Her zaman değil ama, bazen dolmak susmak demektir. Avazı çıktığı kadar susmak... Ve... Sükûn mûsikîsini icrâ etmek ve dinlemek..."

Balcı ne diyor kitabı için?

Ergun Balcı eserine Yûnûs'un "Bilmeyen, ne bilsin bizi/Bilenlere selam olsun" beytiyle başlıyor. 1936 yılında İstanbul'un, Küçükpazar'ında doğan daha sonra Cibali'ye yerleşen Yusuf Ömürlü'nün, doğumu, ailesi ve çocukluğu ile başlanıyor yolculuğa. Yoksul ve irfan sahibi bir ailenin helal ekmekle büyümüş çocuğudur Yusuf. Çocukluk yıllarında unutamadığı ilk öğretmeni, mûsikî sevdalısı teyzesi Muzaffer Kitaplıoğlu'dur. Büyük bir medeniyetin mensubu olan insanlar arasında, san'at aşkıyla yoğrulmuş bir çevrenin içinde yetişen delikanlı Yusuf, emin ve kararlı adımlarla mûsikî yolunda ilerlemeye başlar. Çocukluk ve gençlik senelerinde başlayan bu hissi yakınlık, 1950'den sonra daha şuurlu bir tercihe yerini bırakır. Artık o, mûsikîmizin iflah olmaz karasevdalısıdır. Büyük bir aşkın sefasına da cefasına da taliptir. 1950 yılında Eminönü Talebe Lokali'nde ilk hocası Arif Sami Toker'den ders almaya başlar. Üsküdar Mûsikî Cemiyeti'nde Emin Ongan'la tanışma... İyi öğrenen Ömürlü, artık mükemmel öğretmeye de başlar. Sonra Kemal Batanay ve Münir Nureddin Selçuk'la Kubealtı'nda müşterek kurslar... Bu çalışmalar senelerce aşk ile şevk ile devam eder. Yusuf Ömürlü Hoca, hâlâ Türk sanat mûsikîsini öğretmeye devam ediyor.

"Cibali'den Kubbealtı'na Yusuf Ömürlü"de, sanatımıza adanmış bir ömrün destanlık hikayesi anlatılıyor. Mûsikîmize bağışlanmış bir hayatın ibretamiz macerası dillendiriliyor. Sadece mûsikî dünyasının değil, kültür ve sanata ilgi duyan, edebiyatla iç içe olan okuyucuların da bir solukta ve istifade ederek okuyacakları mükemmel bir kitap "Kubbealtı'ndan Cibali'ye"...
Yorumlar
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner122

banner121