11 Eylül 2006 Pazartesi 00:00
340 Okunma
Kendi çabalarıyla müze kurdu
Kayseri'nin Kuşçu beldesinde emekli bir öğretmenin, kendi çabalarıyla kurduğu müzede, baraj göleti altında kalan evlerden toplanan etnoğrafik eserler sergileniyor. Müzede su altında kalmaktan kurtarılan 2 camiye ait minber minare de bulunuyor ~|~

Melikgazi ilçesine bağlı Kuşcu beldesi, 3 yıl önce yapımı tamamlanan Yamula Barajı'na su tutulmasıyla birlikte su altında kaldı. Beldede yaşayan emekli öğretmen Ahmet Korkmaz, 2 yıl süren çabası sonucu terk edilen eski evlerden ve tanıdıklarından topladığı etnoğrafik eserlerle bir müze kurdu.

Kurduğu müzede, küçük boyutlu eserleri köy evinde, büyük boyutlu eserleri de evin bahçesinde sergileyen Ahmet Korkmaz, şunları söyledi: "Yamula Barajı'nın yapımına başlanınca beldemin su altında kalacağını öğrenip, eski eserleri toplamaya başladım. İlk önce beldemin yeni yerleşim yerine, üzeri ahşap ve toprakla kaplı eski bir köy evi yaptırdım. Köy evinin içerisine yakınlarımdan topladığım etnoğrafik değeri olan kahve değirmenleri, gramofon, lambalı radyo, gazocağı, lüks lambası, marangoz aletleri, berber malzemeleri, ağaç su kapları, çıkrık, heybe, kavlı çakmak gibi eserleri sergiledim, Bağışlanan eserlerin üzerine kime ait olduğunu da yazınca eser sayısı da giderek artmaya başladı. Müze evin bahçesinde ise kara sapan, pulluk, yaba, orak, kağnı gibi eski tarım aletleri, su yalakları, seten, kuyu taşları, taş değirmenler, taştan oyulmuş üzüm şirahaneleri gibi eskiden kalma eserleri topladım."

Tarihi caminin minareleri
Beldesinde 10 yıl süreyle belediye başkanlığı görevinde de bulunan Korkmaz'ın müzesinde şimdi baraj suları altında kalan iki caminin minber minareleri de (4 ayaklı küçük minare) bulunuyor.

Korkmaz, minareleri su altında kalmaktan kurtardıklarını ancak iki camiyi kurtaramadıklarını da belirterek "Dolay Mahallesi'nde Osmanlı dönemine ait 300 yıllık Büyük Cami ile 1948 yılında Orta Mahalle'ye yaptırılan Küçük Cami'nin minber minarelerini yerlerinden sökerek müzemizin bahçesine taşıdık. Camileri de kurtarmak için çaba sarf ettik ama başaramadık. Camiler gitti, minareleri kaldı" dedi.
Ahmet Korkmaz'ın kurduğu müzede kavlı çakmaklar ile çam ağacından yapılma çocuk beşikleri ve en ilginci ise 200 yıllık olduğu bildirilen bir mahkum prangası da sergileniyor.

Pranganın, cezaevinden kaçan bir eşkıyaya ait olduğunu belirten Ahmet Korkmaz, "Kayseri'de cezaevinde kalan bir mahkum, ayağında demir prangayla kaçıp, 8 gün sonra köyümüze gelmiş. Yakınları eşkıyalık yapan mahkumun ayağındaki demir prangayı balta ile keserek çıkartmış. Bu pranga da müzemizde sergileniyor. Su altında kalan beldemin kültürünün gelecek kuşaklara taşınması için bu müzeyi kurdum" diye konuştu.
Yorumlar
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner100