Bu haber kez okundu.

Kuvayı Milliye'nin İzmir çıkarması
Kuvayı Milliye ruhunun yeniden şahlanışının mimarı Prof. Dr. Haydar Baş ve mümtaz ekibi geçtiğimiz hafta güzel İzmir'imizi şereflendirdiler. Bu sefer İzmir marşında olduğu şekliyle İzmir'in dağlarında değil de, İzmir'in Kadifekale'sinde çiçekler açtı adeta.

İzmir'imizin güzide insanları Kuvayı Milliye ruhuna hiç de yabancı değiller ve oldukça da duyarlılar. Yunan'ın denize döküldüğü 9 Eylül, mekanı cennet şehidimiz gazeteci Hasan Tahsin tarafından düşmana sıkılan ilk kurşun, Kuvayı Milliye'nin Halkapınar'da verdiği ilk şehitler ve "Vatan ve Namus" anıtı dün gibi gün de ter ü taze ortada.

Bundandır ki şehit torunu sanayici, işadamı ve esnafıyla binlerce İzmirli Kadifekale Suriçi Aile Çay Bahçesini hınca hınç doldurmuştu. Kendisi de şehit torunu olan Kuvayı Mililye'nin yeniden şahlanışının mimarı Prof. Dr. Haydar Baş Bey'le tek bilek, tek yürek olup yürüyüşe devam için.

Güzel İzmir'imizin güzel insanları o gece Üstad'a müthiş bir sevgi seliyle adeta aktı durdular. Üstad'ı ellerinde Tü~|~rk bayrakları dillerinde "Üstad Üstad", "Bu vatan bu millet Seni bekliyor" tezahüratlarıyla karşılayıp sevgi ve muhabbetle kucak açıp, bağırlarına bastılar ve eksiksiz bir ikram sofrası sundular.

Nihayet beklenen an geldi. Konuşması iple çekilen ve pürdikkat dinlenilen Prof. Dr. Haydar Baş tarihî konuşmasını yaptı. Bu konuşmada ülke problemlerine çözüm sunan bir çok mesele gündem edildi. Ve asıl soru, asıl problem bu sorunları çözecek insan kimdir? Prof. Dr. Haydar Baş her zamanki gibi yine "insan" unsuruna dikkat çekti. Büyük beğeniyle dinlenilen, alkış alan ülkeyi kalkındıracak ve lider ülke yapacak şu sözler Prof. Dr. Haydar Baş Bey'e ait: "Merhum Atatürk dönemi ile bugünü mukayese edersek zannım o ki arada zerre kadar fark yoktur. Bugünün kadroları, siyasileri aynı sözleri söylemiyorlar mı? O halde bu memlekete merhum Atatürk'ün izinden giden vatan evlatları lazımdır. Çünkü o günün şartlarında milis kuvvetleri bir araya gelmiş, Kuvayı Milliye ruhu ile İstiklal Savaşı'nı başlatmış ve ülkeyi kurtarmıştır. Bugün de yapılacak iş bunun benzeri kuvvetlerin bir araya gelerek milli iradesini ortaya koymak, Batıcı güçlerin karşısında milli duruşu teyid etmek, ispat etmektir. Belki çok noksanlarımız var ama insan kendi varlığını kaybettiği zaman başkalarının esiri olmaya mahkumdur. Zillet ile izzet bulunmaz. Şimdi maalesef organizasyon şeklinde tezahür eden siyasi anlayışlar önce zillet ehli olalım, sonra da izzet ehli oluruz anlayışındalar. Zillet ile kesinlikle izzet bulunmaz. Hele Türk milleti için zilleti düşünmek çok büyük bir acziyettir. Büyük bir ihanettir. Büyük bir bühtandır. Bu milletin büyük olmasının karakteristik vasıflarından bir tanesi ve en önemlisi de düşecek olduğunu zannettiğiniz zaman bir de bakarsınız ki dimdik ayağa dikilmesidir. Bu, dünyada bir tek Türk milletinde vardır."

Evet bu aziz milletin düşürüldüğü zilletten kurtuluşunun tek adresi; ne şu, ne bu, ne ABD, ne AB, ne IMF, ne Dünya Bankası ne de bunların borazanları. Yerli, milli, asil, özgün, onurlu, vakarlı, soylu bir çıkış ve duruşla Prof. Dr. Haydar Baş ve yetiştirdiği Kuvayı Milliye kadrosu.

Artık millet için kurtuluş yolu açılmıştır. Yürüyüşe devam...

Adem BİRİNCİ
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.