Bu haber kez okundu.

Malazgirt Zaferi
Türk akıncıları Bizans kapılarını zorluyor

1040 yılında kazandıkları Dandanakan Zaferi'yle Büyük Türk Hakanlığı tahtına yerleşen Selçukoğlu Tuğrul Bey ile halefi olan yeğeni Alparslan zamanlarında Türkler, Bizans'la karşı karşıya gelmişlerdi.

30 yıl içinde Selçuklu Oğuz Türkleri, her yıl biraz daha büyük çapta olmak üzere birçok Anadolu akını ve seferleri yapmışlar, bu büyük ülkeyi olgun bir meyve haline getirmişlerdi. Son bin yıllık Türk tarihinin genel akışı, güneybatıya, açık denize, Anadolu'ya doğru olmuş, Selçuklular bu akışa, önüne geçilmez bir tufan derecesinde güç kazandırmışlardı. Türk akıncıları, Ege'ye kadar her yıl Anadolu'yu tarıyor, Bizans hakimiyetini yıkmak için zemin hazırlıyorlardı. Bizans tahtında oturan İmparator Romen Diyojen, Türklere karşı sefere çıktıysa da bir sonuç alamadı. Nihayet Selçuklulara darbe vurmak kararıyla 13 Mart 1071 günü büyük ordusuyla başkenti İstanbul'dan ayrıldı. İmparatorun gaye ve ümitleri o derece büyüktü ki, İslam dininin ortaya çıkmas~|~ından önce Bizans'a ait olan Suriye, Filistin, hatta Mısır'ı, hatta hiç bir zaman Bizans'a ait bulunmamış Irak ile İran'ı bile almayı tasarlıyordu. Bu ülkelere şimdiden Bizanslı umumi valiler bile atamıştı.

Zaferin ilk adımı:

Malazgirt Kalesi

Diğer taraftan Sultan Alparslan, Bizans'ın Doğu Anadolu'daki en önemli üslerinden biri olan Malazgirt Kalesi'ni almıştı. Malazgirt'ten Halep'e giderken, Afşin Bey'den, Anadolu'daki belli başlı düşman üslerinin tahrip edildiği, esas Bizans ordusu yenilirse Anadolu'nun Türklere açılacağını bildiren ünlü rapor geldi. Büyük Türk Hakanı Alparslan, bu raporu alır almaz, Bizans İmparatoru'nu karşılamak üzere Doğu Anadolu'ya yöneldi.

Bizans ordusu 200.000 kişiydi. Ordunun ağırlıklarını 3.000 araba ve on binlerce hayvan taşıyordu. Orduda bütün savaş vasıtaları, bu arada 1.200 kişi tarafından idare edilen ve devrinin en büyük silahı sayılan bir mancınık vardı. Bizans ordusu, Bizanslılardan başka Franklar, Normanlar, Slavlar, Gürcüler, Abhazlar, Ermeniler, hatta Müslüman olmayan Peçenek ve Uzlar gibi Avrupalı Oğuz Türklerinden müteşekkildi. Bu bakımdan tek elden yöneltilmeye elverişli değildi. İmparator da ünlü bir hanedandan gelmediği için yüksek otorite ve saygıyı sağlayamamıştır. İstanbul'dan gelen Bizans ordusu ile Halep'ten ilerleyen Türk ordusu, 26 Ağustos Cuma sabahı gün ışırken, 7?8 kilometre uzakta birbirlerini gördüler.

Kimin atı nerede kışlayacak!

Bulundukları yer, Van Gölü'nün 45 kilometre kadar kuzeyinde, Murat Suyu yakınlarında, deniz seviyesinden 1.500 metre yükseklikteydi. Yanıbaşlarında Malazgirt Kalesi yükseliyordu. Türk ordusu, 50.000 kişilik yalnız Müslüman Oğuz Türklerinden müteşekkil yek vücut bir kitleydi. Zayıf ve yorgun birlikleri Sultan Alparslan, savaş alanına getirmemiş, ya terhis etmiş veya veziri Nizamülmülk ile Hemedan'a göndermişti. Türk ordusunda hakana itaat ve saygı, mutlak mahiyetteydi. Anadolu'ya yaptıkları akınlarla pişmiş ve bu ülkeyi yurt edinmeyi kararlaştırmış olan Türkler, yurt kurma enerjisinin ateşiyle yanıyorlardı.

Bir gün önce İmparator, Sav Tigin'in başkanlığında sulh teklifine gelen Türk elçilerini şiddetle reddetmiş ve elçi yollanmasını Türklerin korktuğuna yorarak sevinmişti. İmparator, Sav Tigin'e: "Sultanınıza söyleyin, demişti; kendisiyle sulh müzakerelerini Rey'de yapacağım, ordumu İsfahan'da kışlatacağım ve hayvanlarımı Hemedan'da sulayacağım." Sert karakteri kadar zekası da kuvvetli olan Sav Tigin de şu çok anlamlı cevabı vermekten kendini alamamıştır:

"Atlarınızın Hemedan'da kışlayacaklarından ben de eminim; fakat Haşmetmeabları'nın nerede kışlayacaklarını bilemiyorum".

Türk ordusunda Alperen dervişler

Güneş ortaya çıkınca Alparslan, ordusunu heyecanlandıran kısa ve veciz bir hitabede bulundu. Şehit düşerse vurulduğu yere gömülmesini, hemen oğlu Melikşah'ın çevresinde toplanılmasını, Türk Hakanlığı'nın birliğinin bozulmamasını vasiyet etti. Namaz kıldıktan sonra ön saflara geçti. Bu sıralarda Bizans ordusundan naralar yükseliyor, rahipler askerleri takdis ediyorlardı. Türk ordusunda da alperen dervişler ve maneviyat ehli kamiller, safları dolaşıp ayetler okuyorlardı.

Savaşın, tüm dehşetiyle başlamasını takriben Bizans ordusunda ücretli olarak bulunan henüz Müslüman olmamış Avrupalı Oğuz Türkleri'nden Peçenek ve Uzlar, Bizans ordusundan ayrılarak soydaşlarına katıldılar. Alparslan'ın huzurunda yer öpen Peçenek ve Uz reisleri Bizans ordusu hakkında çok değerli bilgiler de verdiler. Bu olay, Bizans ordusunda manevi gücün sarsılmasına sebep oldu.

Vuruşma, Türk atlılarının kitle halinde ok taarruzu ile başlamıştı. Bizanslıların yabancı oldukları Türklerin bozkır taktiği ve Alparslan'ın strateji dehası sonunda, karanlık bastığı zaman, savaş alanında muazzam Bizans ordusundan eser kalmamış, bizzat İmparator esir edilip Alparslan'ın huzuruna getirilmiştir.

Dünya tarihinin dönüm noktalarından biri

Bütün tarihçiler, Malazgirt'in dünya tarihinin dönüm noktalarından biri olduğunda birleşmektedirler. Bu zafer, Anadolu'nun fethini ve Türkiye devletinin kurulmasını sağlamıştır.

Türklerin tarih boyunca kazandıkları meydan muharebelerinin hiçbiri, istikballeri için bu derece tesirli olmamıştı. Türk tarihinde Malazgirt'ten önemli tek olay varsa, o da İstanbul'un Fethi'dir. Dandanakan'da kazanılan zaferi Malazgirt tamamlamıştır, İstanbul taçlandırmıştır.

"Malazgirt'ten 6 yıl sonra ölümsüz Türkiye Devleti kurulmuş ve Osmanoğulları çağında bir Cihan İmparatorluğu, tarihin gördüğü en muazzam siyasi teşekkül durumuna yükselmiştir.
Anahtar Kelimeler:
malazgirt zaferi
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner100