05 Ağustos 2012 Pazar 12:08
21765 Okunma
Muaviye Hz. Hasan'ı defalarca zehirledi
“el-Bed-u ve'l-Hitam” adlı eserin yazarı şunları kaydeder:
“Hasan Hicri 49 yılında vefat etti. Eş'as kızı Cude ona zehir verdi. Bu zehiri de Muaviye göndermişti. Bu hizmeti karşılığında Cude'yi oğlu Yezid'le evlendireceğini vaad etmişti. Ancak daha sonra bu sözünü tutmadı.”
İbn-i Sa'd “Tabakat” adlı eserinde şunları yazar:
“Muaviye defalarca Hasan'ı zehirledi.”
Medainî diyor ki:
“Hasan'a dört kere zehir verildi.”
Hakim, “el-Müstedrek” adlı eserinde şunları yazar:
Hasan b. Ali'ye defalarca zehir verildi. Her defasında kurtuldu. Fakat son olayda ciğeri parçalandı. Ve öldü.” (el-Müstedrek, c. 6, s. 5).
Yâkubî şunları yazıyor:
“Ölmek üzere iken kardeşi Hüseyin'e şunları söyledi: Kardeşim! Bu üçüncü ve son keredir ki bana zehir verildi. Hiçbiri bu son zehir kadar etkili değildi. Bugün artık öleceğim. Dünyadan ayrıldığım zaman beni Resûlullah\'ın yanına defnet. Çünkü hiç kimse benden daha fazla O'na komşu olmaya layık değildir. Ama biri bu hususta sana karşı çıkarsa bir tek damla kan dahi dökülmesine meydan verme.”
İbn-i Abdulbirr şöyle yazar:
“Hüseyin kardeşi Hasan\'ın yanına geldi. Hasan ona şöyle dedi: ‘Kardeşim! Bugüne kadar üç kere bana zehir verildi. Ama hiçbiri bu seferki kadar etkili değildi. Şu anda ciğerim mahvolmuştur.'
Hüseyin sordu: ‘Kardeşim! Sana kim zehir verdi?'
Dedi ki: ‘Niçin soruyorsun? Yoksa onlarla savaşmak mı istiyorsun? Onları Allah\'a havale et.'”
Taberi, “Delailu'l-İmame” adlı eserinin 61. sayfasında şunları yazar:
“Hasan\'ın ölüm sebebi Muaviye'nin onu yetmiş kere zehirlemesiydi. Bu girişimlerin hiçbirinde zehir etkisini göstermemişti. Sonunda bir adamını Eş'as b. Kays'ın kızı Cude'nin yanına gönderdi. Yirmi bin dinar ve Kûfe'de on parça arazi verdi. Ayrıca Hasan\'ın ölümünden sonra oğlu Yezid ile evlendireceğini vaad etti. Kadın Hasan'ı un ve şekere karıştırılmış zehirli altın yongasıyla zehirledi.” (İmam Hasan\'ın Barışı, s. 444, 445).
Taberî, İmam Hasan'a defalarca zehir yedirildiğini, her defasında kurtulduğunu ancak son defasında ciğeri parçalanarak bu parçaların ağzından geldiğini ve bu şekilde dünyadan göçtüğünü yazmaktadır.
(Taberî bunu, Ümmü Bekir bint-i Musavver'den rivayet etmiştir).
İmam Hasan\'ın şehadetindeki bir acı hakikat de şudur:
Muaviye Cude'yi ikna etmesi için Mervan b. Hakem'i görevlendirmişti. Halbuki İmam Hasan Cemel Savaşında esir düşen ve Basra'da bir kadının evinde saklanan Mervan'ı kurtarmak için çok uğraşmıştı. Bu olay Mesudî'de ve İbn-i Esir haşiyesinde ve Şerh-u Nehcü'l-Belaga'da ayrıntılı olarak anlatılır.
Şerif Razi Nehcü'l-Belaga Şerhi'nin 1. cildinin 121. sayfasında şunları anlatıyor:
“Anlatıldığına göre, Cemel Savaşında Mervan b. Hakem esir düşer. İmam Hasan ve İmam Hüseyin, Hz. Ali'nin yanında onun için şefaatçilik ederler. Ve İmam da onu serbest bırakır. İmam Hasan ve İmam Hüseyin derler ki: ‘Mervan sana biat etmek istiyor ey Emirül-Mü'minin!'
İmam Ali şöyle der: ‘O bana Osman'ın öldürülmesinden sonra biat etmemiş miydi? Onun eli yahudi elidir. (Araplar ihanet eden elleri ve düzenbaz insanları yahudi eli olarak nitelendirirler) Şimdi biat eder, biraz sonra biatine ihanet eder. Haberiniz olsun ki, o bir zaman iktidara gelecektir. Ama bir köpeğin burnunu yalaması kadar kısa sürecektir egemenliği. O dört koyunun babasıdır. Bu ümmet onun ve oğullarının sebep olduğu kanlı bir gün görecektir.'”
Yorumlar
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner100