17 Mayıs 2015 Pazar 00:10
697 Okunma
Mü’min, mü’min kardeşini sever
Semae, İmam Ebû’l-Hasan Mûsâ’dan (aleyhisselâm) rivâyet eder:
“Resûlullah buyurdu ki: Güler yüzlülük kin ve öfkeyi yok eder.” (Usûl Kâfî, c. 2, s. 215).
Mûsâ b. Bekr, rivâyet eder:
Ebû’l-Hasan Mûsâ (aleyhisselâm) buyurdu ki: “Rıfk/yumuşaklık hayatın yarısıdır.” (Usûl-i Kâfî, c. 2, s. 242).
Bir gün oğullarını toplamış ve onlara şu tavsiyelerde bulunmuştu:
“Ey oğullarım! Size bir tavsiyede bulunacağım; bu tavsiyeye uyan, ondan büyük fayda görür. Biri yanınıza gelse, sağ kulağınızla ondan kötü bir söz duysanız, sonra bu adam yer değiştirip sol kulağınızın hizasına gelse ve özür dileyip, ‘ben böyle bir şey demedim’ dese, onun özrünü kabul edin.” (Keşfu’l-Gumme, c. 3, s. 8).
Ebû Eyyûb, rivâyet eder:
Ebû Hamza’nın şöyle dediğini duydum: “Sâlih kulun (Mûsâ b. Ca’fer aleyhisselâm) şöyle dediğini duydum: Kim mü’min kardeşini başkası için değil, sırf Allah için ziyaret ederse ve bununla Allah’ın sevabını isteyip Allah Azze ve Celle’nin vaad ettiği ödülü elde etmeyi amaçlarsa, Allah Azze ve Celle yetmiş bin meleği onun için vekil kılar. Bu melekler, evinden çıktığı ândan tekrar evine döndüğü âna kadar ondan ayrılmazlar ve ona şöyle seslenirler: Ne mutlu sana! Mübarek olsun sana Cennet. Cennet’te bir evi yurt edindin.” (Usûl-i Kâfî, c. 2, s. 336).
İbrahim bin Ebi’l-Bilad diyor ki:
“İmam Mûsâ bin Ca’fer (a.s.) bana buyurdu ki:
‘Ben her gün Allah-u Teâlâ’dan beş bin kez mağfiret diliyorum.’
İmam benim şaşırdığımı görünce, Beş bin kez mağfiret dilemek çok mudur?’ diye buyurdular.” (Menâkıb-ı İbn-i Şehraşub, c. 4, s. 318).
Seyyid bin Tavus rivâyet etmektedir:
“İmam Mûsâ bin Ca’fer (a.s.) geceyi sehere kadar sürekli mağfiret dilemekle geçirirdi.” (Bihâru’l-Envâr, c. 102, s. 16, hadis 10).
Sâlih b. Ebû Hammad, rivâyet eder:
“Âlim’e (Mûsâ b. Ca’fer aleyhisselâm) hapşırmayı ve hapşırdıktan sonra, ‘Elhamdülillah’ demenin sebebini sordum.
‘Bedenin sıhhati ve organlarının selâmeti ile ilgili olarak Allah Azze ve Celle’nin kula bahşettiği birçok nimet vardır. Kul, bu nimetleri bahşeden Allah’ı unutur. Bunu unuttuğu zaman Allah rüzgâra bedenine girmesini ve burnundan çıkmasını emreder. Bu yüzden kul Allah’a hamd eder. Hamd etmesi unuttuğuna karşılık şükretmesi anlamına gelir’ buyurdu.” (Usûl-i Kâfî, c. 2, s. 1050).
Yorumlar
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner100