08 Aralık 2004 Çarşamba 00:00
271 Okunma
Müze deyip geçmeyin
Beyoğlu'nda Yüksek Kaldırım'a inen yokuşun başında rengârenk ağaçlarla bezenmiş bir müze sizi karşılar. Tarihi yapıyı gelişigüzel gezenler, buranın İstanbul'un en eski irfan mektebi olduğunu ilk bakışta fark edemezler

Galata Mevlevîhanesi. Bir diğer adıyla Kulekapı Mevlevîhanesi... Osmanlı padişahı II. Beyazıt döneminde beylerbeyi olan İskender Paşa'nın av çiftliği üzerine 1491 yılında inşa edilen ve günümüzde 'Divan Edebiyatı Müzesi' olarak kullanılan bir tarihi mekan. Yüzyıllar boyunca musiki ile bilimi bir arada kaynaştıran mevlevihaneyi asıl anlamlı kılan ise, Divan Edebiyatı'nın büyük ustalarından Şeyh Galib'i bağrında misafir etmesidir.

MUSIKÎ İLE BİLİM BİRARADA

Tarihi mevlevîhanenin giriş kapısı üzerinde Sultan Abdülmecid'in tamir kitabesi yer almaktadır. 1975 yılında 'Divan Edebiyatı Müzesi' olarak ziyarete açığlan müzenin, Kulekapı Mevlevîhanesi olarak anılmasının nedeni, Divan Edebiyatı şairlerinden Şeyh Galib'in kabrinin mevlevihane bahçesinde gömülü olmasıdır. Yüzyıllar boyunca musiki ile bilimi bir arada kaynaştıran mevlevihanenin Türk kültürüne etkisi büyük olmuştur, ilk mürebbi ise, Mehmed Semâ?i Çelebi'dir. Büyük bir avlu içerisinde yer alan iki katlı Mevlevîhanenin alt katında, dervişlerin eskiden çile doldurduğu her biri 5 m2 olan hücreler bulunuyor. Üst katında ise sema gösterileri için büyük bir alan ve Mevlevî kültürüne ait çeşitli eşyalardan oluşan bir sergi yer alıyor. 1491'den bu yana var olan Mevlevîhane Osmanlı mimarî zevkinin bütün inceliğini yansıtıyor. Özellikle Şeb?î arûs günlerinde ve yaz sezonunda her cumartesi yapılan sema gösterileriyle çok sayıda turistin ilgi odağı. Müze yetkilileri, 500 yıldan beri varlığını koruyan Mevlevîhanenin çok önemli bir eser olduğunu, turistlerin ve İstanbul'un tarihî mekânlarına ilgi duyan insanların müzeyi ziyaretçisiz bırakmadıklarını söyledi. Arman müzede sergilenmekte olan değerli eserlerin, İstanbul tekkeleri tarihi açısından önemli bir kaynak olan Cemalettin Server Revnakoğlu'nun özel arşivi olduğunu da belirtti.

Mevlevîhanenin bahçesi de içi gibi ayrı bir güzelliğe sahip. Yüzlerce senelik ağaçlar, suyu halen Terkos gölünden gelen Hasan Ağa Çeşmesi ve Âdile Sultan şadırvanıyla müzeye oldukça ilgi çekici bir görünüm kazandırıyor. Burada bulunan Mevlevî mezarlığı da âdeta bir mezar taşları müzesini andırıyor. İç içe bulunan tüm bu tarihî değerleri ve yeşillikler arasındaki zarafetiyle Divan Edebiyatı Müzesi, Beyoğlu'nda görülmesi gereken yerler arasında en başta geliyor.

MÜZENİN GEZİLECEK BÖLÜMLERİ

Tarihi mevlevihanede Türk musiki aletleri ile, Mevlevi kültürüne ait eserler sergilenmektedir. Ahşap kafeslerle ayrılmış olan üst kısmında ise kronolojik sıra ile divan şairlerinin divanları yer almaktadır. Müzenin içerisinde ayrıca, derviş hücreleri, türbeler, kütüphane ve bir mezarlık yer almaktadır... Müze olarak kullanılmakta semahanede Türk musiki aletleri ile, Mevlevi kültürüne ait eserler sergilenmektedir. Kronolojik sıra ile divan şairlerinin divanları ile mevlevihanede yetişmiş olan Şeyh Galib, İsmail Ankaravî, Esrar ve Fasih Dedeler ile Şair Leylâ Hanım'a ait el yazması eserler de yer almaktadır. Derviş Hücreleri kâgirdir ve yan yana dizilmiş odalardan meydana gelmiştir. Şeyh Galib Türbesi, 19.yüzyıl başlarında Halet Said Efendi tarafından yaptırılmıştır. Mevlevihane bahçesinde gömülüdür. Sebil ve Muvakkithane girişin sağında yer almaktadır. Kütüphane, Halet Said Efendi tarafından yaptırılmıştır. Muvakkithane'nin üst katında yer alır. İçinde 3455 cilt kitap bulunmaktadır. ~|~
Yorumlar
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner122

banner121