Bu haber kez okundu.

Ölüm oranı çözümü
"İnsan" unsuru "casus belli" olduktan sonra elbette ki çözümler üretilmede gecikilmedi. Nüfus bir bomba olarak telakki ediliyordu çünkü. 1968'de yayımlanan Nüfus Bombası kitabında olduğu gibi ve bu kitabın 17. Sayfasında bilinmesi gereken her şey belirtiliyordu. Bu sayfada "doğum oranı çözümü" ve "ölüm oranı çözümü" olmak üzere iki kavram literatürdeki yerini alıyordu. Özet olarak şöyle deniliyordu:

"...O halde, temel olarak, nüfus problemini çözmenin sadece iki yolu var. Birisi doğum oranını azaltmak için yollar bulduğumuz doğum oranı çözümü. İkincisi ise, savaş, kıtlık ve salgın gibi ölüm oranını yükseltecek yolların bizi bulduğu ölüm oranı çözümü. Bu problemden, insanoğlunun bilinçli olarak doğum oranını ayarladığı nüfus kontrolüyle kaçınılabilir. Böylece ölüm oranı çözümü ortaya çıkmak zorunda kalmaz."

Komünist Çin'in nüfus modeli

Bundan sonraki gelişmeleri William Cooper, "Birçok nüfus kontrol programları resmen ilan edildi. Dünya nüfusunun çalışılabilir seviyelere azaltılmas~|~ı hemen hemen tamamlandı. Artık iş sadece zamana kaldı. Problem, insan üretimini onaylanan seviyelerin gerisine itmek olacak. Bu problemle başa çıkmak için de Yeni Dünya Düzeni, Komünist Çin nüfus modelini getirecek. Yaşlı ve metanetsizler periyodik olarak katledilecek ve çiftlerin bir çocuktan fazla yapmasına izin verilmeyecek..." şeklinde dile getiredursun, devamında aktardığı bazı bilgiler, "insan" bir kere "casus belli" hanesine yazıldıktan sonra, Irak'a saldırı dayatmasını, görünen ABD'nin önüne koyan gerçek ABD için "insan"ın, hangi coğrafyada olduğunun fark etmediğini gösteriyor. Anlaşılıyor ki, kontrol edilemeyeceğine inanılan seviyeye gelmesi muhtemel her yer insan için "casus belli"nin geçerli olduğu yer özelliği taşıyor. ABD'nin bizzat kendisi bile bu statüde yer alabiliyor. Ve gereken usulüne uygun şekilde hiç tereddüte mahal bırakmadan icra edilebiliyor. Cooper, bu gerçeği örneklerle delillendirmeyi ihmal etmiyor.

İntihar mı? Cinayet mi?

Amerika'daki tütün tarlalarının, uranyum madenlerinin atıklarıyla gübrelendiğini, bunun da ağız, gırtlak ve akciğer kanseri olaylarında muazzam bir çoğalmaya yol açtığını söyleyen Cooper, "Eğer buna inanmıyorsanız, 1950'de belli bir nüfus başına düşen akciğer kanseri vakalarına bakın ve bunları günümüzdeki oranla karşılaştırın" diyor ve "Sigara içenler intihar mı etmiş oluyor, yoksa cinayete mi kurban gidiyor?" şeklindeki bir soruyla iddiasını taçlandırıyor. Bir tek örnekle yetinmiyor Cooper ve peş peşe, kimilerince komplo teorisi olarak telakki edilebilecek diğer örnekleri şöyle sıralıyor:

"Naziler tarafından 2. Dünya Savaşında geliştirilen Malathion adındaki sinir gazı, Kaliforniya'daki nüfus merkezlerinde yüksek oranda püskürtülüyor. Mazeret şu: Akdeniz meyve sineklerini öldürüyormuş. Uyarım şu ki, bu, meyve bahçelerinde değil, sadece insanlar üzerinde kullanılıyor. Helikopterler, Arizona'nın tanınmış hükümeti olan ve CIA üssü olduğundan şüphelenilen Evergreen'den geliyor... Kaliforniya halkı Malathion'un kullanımına karşı resmen ayaklanınca, Kaliforniya Valisi, işleyişi durdurmaya muktedir olmadığını açıkladı. Bir böcek öldürücünün kullanımını yasaklayacak validen daha üst bir birim var mı?"

"Kalp hastalığı, önceleri çok nadir bir hastalıktı. Şimdi ise bir salgın halini aldı. Gidin istatistiklere bakın. Buna neyin yol açtığını bilmiyorum ama 80 yıl önce insanlar daha fazla tuz, yağ, kolesterol ve kalp hastalığına yol açtığı söylenen her şeyi daha fazla tüketiyordu, ama hastalık daha nadirdi. Peki şimdi niçin baş katillerden biri oldu.?"

"Colorado Eyaleti'nde ve diğer yerlerde, diyoksin, içme sularında tehlikeli seviyelere ulaştı. Halbuki hiçbir miktarının bulunmaması gerekiyor. Peki diyoksin nereden geliyor? Diyoksin, insanoğluna en zararlı olan kimyasallardan biri olarak biliniyor. Diyoksin kirliliğine karşı mücadele eden Colorado'lular ise, kapanan kapılar, inkâr ve kişiliklerine yapılan saldırılarla karşılaşıyorlar."

Neden San Fransisco?

"Dr. Eva Snead'e göre, San Fransisco Körfezi bölgesi, dünyadaki en yüksek kanser oranlarından birine sahip. San Fransisco Körfezi'nin, CIA'in biyolojik ve kimyasal programlarının birincil test mekanı olduğu ortaya çıktı. Lejyoner hastalığının San Fransisco Körfezi'nde devletin bir teknesinden rüzgâra savrulan deneysel bir bakteri olduğunu da hatırlayacaksınız. San Fransisco, aynı zamanda CIA'in MK?NAOMİ (AIDS) projesinin bilinen altı aşı tesisinden biri. Körfez bölgesi, aynı zamanda Amerikan gençliğini CIA'in MK?ULTRA adlı projesiyle uyuşturucuyla tanıştıran Dr. Timothy Leary'in yönetiminde de bulunuyor."

"Körfez bölgesinin aynı zamanda insan nüfusuna uzun süreli etkilerinin araştırılması için yüksek dozda radyasyona tabi tutulduğundan da şüpheleniliyor. Neden San Fransisco'dan nefret ediyorlar? Cevap şu: Amerika'nın en geniş homoseksüel nüfusu San Fransisco'da yaşıyor ve yok etmek için onlar seçildi."

Devlet kontrolünde bir din

Bütün bu örneklerden sonra "İlluminati'nin dünyayı asırlarca yönetmeyi planladığı çok açık" tespitinde bulunan, Siyon Protokolleri'nde belirtilen planı takip ettiklerini söyleyen, "Yine de, eğer dünyanın diğer güç yapılarıyla bir birleşmeye gitmeseydi, İlluminati muhtemelen başarılı olamazdı" diyen, dünya nüfus krizinin bu birliği getirmek için yapılmış bir hile de olabileceğini ifade eden William Cooper, "Tüm entellektüeller ve yönetenler, nüfusun medeniyete karşı şu an bildiğimiz en büyük tehlike olduğu konusunda birleşiyor. Sizin neye inandığınız önemli değil. Eğer onlar inanırlarsa, siz etkilenirsiniz, çünkü güç onlarda" şeklinde önemli bir gerçeğin altını çizerek, içinde "Yeni Dünya Düzeni" kavramının geçtiği cümlelerle olabilecekleri şöyle sıralıyor:

"Yeni Dünya Düzeni, nüfus tehdidini birkaç yolla bertaraf edecek. Özgür davranışların elektronik ve kimyasal enjektasyonlarla tamamen kontrol altına alınması gerçekleştirilebilir. Kimse izinsiz çocuk sahibi olamayacak, kanunu görmezden gelenleri ise ağır cezalar bekliyor olacak. Zor kullanan, yaşlı, güçsüz, engelli ve üretken olmayan öldürülecek. Özel mülkiyet kaldırılacak. Nüfus problemini din doğurduğundan, dine, insanların ihtiyaçlarına göre değişiklik gösteren devlet kontrolü altındaki din haricinde müsamaha gösterilmeyecek..."

Yeni Dünya Düzeni için her şey mübah

Cooper, "nüfus"un ya da "insan"ın, "casus belli" sınıfına sokulmasının sıradan bir planlama gereği değil çok uzun zamandan beri taşları döşenen ve bizlerin ilk kez SSCB'nin dağılmaya yüz tutmasıyla duyduğu "Yeni Dünya
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner100