Bu haber kez okundu.

Ramazan Yazıları
BİR BAŞKADIR HAYAT RAMAZAN İKLİMİNDE

Dünden devam

Dinledikçe, okudukça, anlamaya çalıştıkça yüreğiniz büsbütün yufkalaşıyor. Ara ara gözyaşlarınızı buyur ediyorsunuz. Göz göz kaynayan gözeleri yad ediyorsunuz, taştan fışkıran on iki pınarı hayal edince. Bağından nehirler fışkıran, yarılıp da ortasından sulara yol veren ve haşyetullahın şiddetinden yuvarlanıp parçalanan taşların bahsi geçince adeta taş kesiliyor, donup kalıyorsunuz. Ağlamayı unutmuş, gözyaşını tanımayan insan yığınları ile içinden su fışkıran kayaları yanyana düşündükçe irkiliyorsunuz. Musa Peygamberin, âsâsı ile dokunması sonucu kupkuru kayadan su akması gibi kurumuş gönüllere, katılaşmış kalplere de bir âsânın, bir âsâ sahibinin dokunması gerektiğini düşünüyorsunuz.

Sayfaları çevirdikçe kalbinizin atışları hızlanıyor. Müminlerin Allah zikredilince kalpleri ürperenler olarak tarif edildiğini görünce dönüp dönüp bakıyorsunuz içinize. Kalbinizin hangi zamanlarda ve niçin ürperdiğini çıkarmaya çalışıyorsunuz. S~|~ayfalarda, satırlar arasında rastladıkça insanlığın önderlerini selamlıyorsunuz. Adem'i, İdris'i, Nuh'u selamlıyorsunuz. İbrahim'i, İsmail'i, İshak'ı, Yakub'u ve Yusuf'u selamlıyorsunuz. İsa'yı, Musa'yı, ve Muhammed Mustafa'yı selamlıyorsunuz. Her birine binlerce, yüzbinlerce selam ve bağlılık. Ad ve Semud kavimlerini, Nuh ve Hud kavimlerini, Medyen halkını ve Eyke halkını, Fravun ve Nemrut'ları bir bir gözünüzün önüne getiriyorsunuz. Onları yerin dibine batıran, bir sayha ile, bir kasırga ile, bir tufan ile helak olmalarına sebep olan suçlarla, cürümlerle kuşatılmış bir dünyada zaman zaman nefes almakta zorluk çekiyorsunuz.

Sayfalar ilerledikçe sürekli vermenin öğütlendiğine şahit oluyorsunuz. Allah yolunda harcama yapanların o dehşet günde korkudan ve hüzünden emin olacakları müjdesine sık sık rastlayınca tüm varlığınızı vermeyi düşünüyorsunuz bir an için. O bağ sahiplerinin akıbetleri sizi içten içe ürpertiyor. Hani, babaları çok cömert olup yetim ve yoksulları sürekli gözeten biri olduğu halde, babalarının ölümünden sonra kardeşler, fakir ve düşkünleri bağa yaklaştırmamayı kararlaştırıyorlar da bir miskin uğramasın diye bağın mahsulünü geceleyin kaldırmayı planlıyorlar. Geceden gitmek üzere anlaşarak yattıklarında, uğradığı yerleri kömüre çeviren bir ateş dalgası gelip simsiyah kesiyor. Sabahleyin gittiklerinde bağı tanıyamıyorlar ve yanlış bir yere mi geldik diye tereddüt ediyorlar. Meselenin aslını anlayınca ah vah ediyorlar, birbirlerini kınıyorlar ve mülkün gerçek sahibini tesbih etmediklerinden ötürü dövünüp duruyorlar. Bu olayın sonuç kısmında yer alan tehdit ise daha korkunç: "İşte azap böyledir, ahiretteki azap ise daha büyüktür". Bu olay günlerce uykunuzu kaçırıyor. Kışı, kömürsüz geçiren, çocuklarını yırtık ayakkabı ile okula gönderen, sofrasına zeytin, peynir koyamayan komşularınızı düşünüyorsunuz ve başınızı ellerinizin arasına saklamaya çalışıyorsunuz. Aynen o bağ sahiplerinin cürmü sürekli işlendiği için görünmeyen bir ateşin dalga dalga gelip aramızdaki sevgiyi, güveni, yardımlaşma duygusunu yakıp yok ettiğini düşünüyorsunuz.

Gözyaşlarınıza tekrar izin veriyorsunuz, silmek için elinizi kaldırdığınızda tam gözünüzün hizasında kalakalıyor eller. Demek bunlar konuşacak diyorsunuz? Nasıl konuşacaklarını kavramaya çalışıyorsunuz. Ellerin konuşturulacağını ve mahkemede ayakların da şahitlik yapacağını hatırlayınca ayaklarınız birbirine dolaşıyor ve niçin konuşmadığınızı soranlara o büyük mahkemede mühürlenmesinden korktuğunuz için acil ihtiyaçlar dışında burada ağzınızı mühürlediğinizi söylüyorsunuz. Dillerin, ellerin ve ayakların aleyhte şahitlik yapacağı da bir başka haber.

Canım kitabım, sayfaları arasına, satırları arasına daldıkça insan daha bir yaklaşıyor ihsan şuuruna. Bütün bir hayatı, Allah'ı görüyormuş gibi yaşamak ne güzel. O her dem bizi görüp gözetmektedir zaten. Oruç ibadetinde sanki içten içe bir ihsan eğitimi var değil mi? Tüm ağırlıkları bir bir atarak o güzeller güzelini görmeye bir yolculuk sanki.

Kendine özgü şartları ve güzellikleri olan bir iklim Ramazan iklimi. Beraberinde getirdiği yepyeni bir düzenle sizi alışkanlıkların elinden, hayatın kargaşasından kurtarıyor ve engin iklimine taşıyor. İftarı ile, sahuru ile, teravihi ile, Kur'an'la meşgul olmayı bütün işlerin önüne geçirmesi ile günlük hayatınızı bir baştan bir başa yeniden düzenliyor.

Bir başkadır hayat Ramazan ikliminde...
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner100