26 Ekim 2003 Pazar 00:00
318 Okunma
Satrançname ve Ayaklı Kütüphaneler
24 Ekim Cuma günü Kubbealtı Akademisi Kültür Sanat Vakfı nezih bir davetli topluluğunun iştirak ettiği bir kültür etkinliğine sahne oldu. Vakfın yayınları arasında çıkan iki kitap tanıtıldı: Fırat Kızıltuğ imzalı Satrançname ve Dursun Gürlek imzalı Ayaklı Kütüphaneler.

Her iki yazar da kitapları hakkında konuşmanın zorluğunu dile getirerek başladılar sohbetlerine. Kızıltuğ kitabı için şunları söyledi: "Satrançname günümüzde unulmaya yüz tutan özelliklerimizin, yeniden gündeme gelme arzusu ile kaleme alınmıştır. Bilhassa kimlik arayışı içinde olan bir kısım gençliğimiz, sorularına ipuçları bulacaklardır."

Masal diliyle tarihi gerçekler

Kitabının, masal diliyle yazılmasına rağmen tarihi bilgiler de içerdiğini belirten Kızıltuğ, "Kitabımızı okuyanlara, aynı zamanda kronolojik tarihi hatıralar aktarmayı düşündük. Konularımızın geçtiğini hayal ettiğimiz yerlerin özelliklerini anlatmaya çalıştık. Eski zamanlara ait, bulabildiğimiz şiirleri eserimize aldık. Musıkimizin önemli simaları~|~nı, önemli şairlerimizi, bilincimizdeki bilgilerle birleştirerek yeniden hatırlama amacı güttük" dedi. Fırat Kızıltuğ ayrıca uduyla sanat mısıkimizin değerli bestecilerinden eserler de okuyarak bitirdi sohbetini.

Hafıza

şampiyonları

Fırat Kızıltuğ'dan sonra mikrofonu araştırmacı yazar Dursun Gürlek devraldı. O da aldığı terbiye gereği epey zorlandı kitabı hakkında konuşurken. Fakat kitabına konu ettiği kişilerin yani Ayaklı Kütüphaneler'in hikayeleri, şahsiyetleri o kadar çarpıcı ve etkileyiciydi ki bu sohbet hiç bitmesin istedi dinleyiciler.

Kimlerden bahsetmedi ki Gürlek... Gelenbevi İsmail Efendi, Ali Emiri Efendi, İsmail Saib Sencer, İbnülemin Mahmud Kemal İnal, Mükrimin Halil Yınanç ve Hacı Muzaffer Özak... Hepsi sahalarında birer inci ve en önemli özellikleri müthiş bir hafızaya sahip olmaları.

Ayaklı kütüphanelerden

ilginç örnekler

Gürlek kitabına konu olan simaların o müthiş hafızaları için şu tespitleri yapıyor: "Güçlü bir hafızanın, keskin bir zekanın, olağanüstü bir gayretin, akıllara durgunluk verecek bir okuma aşkının ve şevkinin ortaya çıkardığı seçkin simalara, dört başı mamur ilim adamlarına biz "allâme", "canlı kitap", "ayaklı kütüphane" gibi isimler ve unvanlar veriyoruz. İslam tarihi dikkatli bir gözle incelenirse böyle mütebahhir alimlerin, koca koca kütüphaneleri kafalarında taşıyan ilim ve irfan adamlarının, kültür dünyaları okyanuslar kadar engin, hazineler kadar zengin hocaların, bilginlerin büyük bir yekûn tuttuğunu görürüz."

Dursun Gürlek bu yekûn içerisinden 16 tanesini seçmiş ve ortaya gerek günümüz gençliğine gerekse gelecek nesillere ışık tutacak bir kültür hazinesi çıkmış.

Kitabın tamamı hafızada

Gürlek kitabının takdim yazısında kitabında yer vermediği diğer ayaklı kütüphanelerden de ilginç örnekler veriyor. İşte İbn?i Sina'dan bir örnek:

"Ünlü bilgin, kaçak olarak yaşadığı sırada, bir gün Isfahan'a gelir. Fakat yanında kitaplarından hiç biri yoktur. Isfahanlı alimler, onun en meşhur eseri olan "Kanun"u görmek isterler. İbn?i Sina, "Kitap yanımda yok, ama isterseniz ezbere yazdırabilirim" dedikten sonra katiplere eserin tamamını yazdırır. Daha sonra Horasan'dan getirtilen asıl kitapla, bu nüsha karşılaştırılınca bir kelimenin bile eksik veya fazla olmadığı görülür."

Gürlek, takdim yazısında canlı kitap denilen ayaklı kütüphanelerin özelliklerini şöyle özetlemiş:

"Canlı kitap olarak tavsif edilen "ayaklı kütüphane"lerin birinci özelliği, kendilerine yöneltilen soruları anında ve doğru olarak cevaplandırmalarıydı. Bunlar, "Kitaba bakarak cevap vermek, kabak bağlayarak yüzmeye benzer" diyorlardı."

Bu değerli iki kitabın tanıtım toplantısı programa katılan Tanburi Necdet Yaşar'ın anlattığı iki güzel anektod ve ikram faslıyla sona erdi.
Yorumlar
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner100