03 Haziran 2006 Cumartesi 00:00
535 Okunma
Şehitlerden selam var
Terörle mücadele sırasında şehit olan asker, polis ve öğretmenlerin ailelerine yazdıkları son mektupları kitap olarak yayımlandı ~|~
Terörle mücadele sırasında gazi olan Koray Gürbüz ve Hüseyin Özlük'ün birlikte hazırladığı ve "Bizden Size Selam Olsun?Şehit Mektupları" adıyla yayımlanan kitapta, şehit asker, polis ve öğretmenlerin ailelerine gönderdikleri son mektuplarının yanı sıra fotoğraflarına ve anılarına da yer verildi.

Bazı şehitlerin ailelerine yazdıkları mektuplardan bazı örnekler şöyle:
"Sevgili ailem, Beni asla unutmayın. Hep kalbinizin bir köşesinde saklayın. Şunu asla unutmayın. Allah'ın verdiği canı, Allah'tan başka kimse alamaz. Bu yüzden üzülmeyin. Ben burada öldümse Allah yolunda, vatan, namus ve millet yolunda öldüm. Benimle aslında gurur duyun ve asla ağlamayın. Eğer ağlarsanız ben yattığım yerde rahat edemem. Şehit Deniz Piyade Astsubay Çavuş Serhat Gencer"
"Saygıdeğer anneciğim ve babacığım, görüşmeyeli bir hafta oluyor, biliyorum beni düşünüyorsun. Ama unutma ki senin bana bir nasihatin vardı: 'Ey oğul görev kutsaldır, askerlik ibadettir. Sakın ola görevini aksatırsan, sütümü helal etmem' demiştin. Sevgili anacığım, artık ak sütü helal eyle asker oğluna. Çünkü Mehmetçikler canını verir, kanını akıtır ama vatanını vermez, ezanını susturmaz, şanlı bayrağını indirtmez. Sevgili anacığım, belki de size yazdığım bu son mektuptur. Anacığım, bir gün şehit olursam ağlama. Binlerce İlimdar kurban olsun vatana. Şehit Jandarma Er İlimdar Atasoy"

Ölüme güle oynaya yürüyorlar
"Burası Şırnak'tan 20?25 kilometre uzakta, doğusunda Cudi Dağı, batısında Gabar Dağı güneyde ise Giraf diye dağların bulunduğu 60?70 hanelik bir köy. Burada uyumakla ölmek arasında pek fark yok. Daima uyanık olup, hem etrafı hem de nöbetteki askerleri kontrol etmek zorundayım. Bir anlık gaflet hepimizin sonu olabilir. Köylünün benim elimi sıkışları ve bana ettikleri dualar, belki de sizin yaptığınız dualar kadar vardır. İşte günler burada her şeyi yaşayarak geçiyor. Gündüz elini sıkan köylü akşamları dağa çıkıp üzerime ateş yağdırabilirler. Akşam olunca her şey bitiyor burada. Sadece bekleme başlıyor. İşte o zaman insanın aklına hiç bir şey gelmiyor, karşındakileri caydırıp, seni yok etmesine izin vermeden, bildiğim bütün askerlik kavramlarını uyguluyorum, yaşamakta ölmekte tuhaf buralarda. Şehit Asteğmen Komando Hakan Zeki Varan."

"Canım anneciğim, içinde bulunduğum şartlar ne kadar zor olsa da ben şimdiye kadar hiç şikayet etmedim. Buradaki rütbeliler bile buna şaşırıyor ve onlara bu durumum ilginç geliyor. Hakkari şehirden çok uzak bir yer. Tamamen büyük bir köy demek doğru olur. Tek fark, çok katlı evler var. Bunlarda devlete ait lojmanlar veya binalar, diğerleri ise kerpiçten, taştan, çatısız tek katlı evler ve şehir merkezinde başıboş dolaşan ineklere, öküzlere rastlamak mümkün.
Devlet her şeyi gönderiyor. Konserve, cola, meyve suyu, karpuz, şeftali, domates, salatalık vb. Bir tepeye çıkıp pusu için mola verdik mi oraya yerleştik mi, postama bir çay demletiyorum.

Bulunduğum manzaraya çıkıp çayı yudumladığımda bunun keyfine doyum olmuyor. Tüm yorgunluğumu unutuyorum. Yemyeşil bir yer manzaraya bakmaya doyum olmuyor. Şehit Jandarma Asteğmen Erkan Apalak."
Yorumlar
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner100