06 Mart 2007 Salı 00:00
409 Okunma
Siyah Kalem resim sanatında patlamadır
Sanat tarihi araştırmacısı Mustafa Saraçoğlu, bundan 500 yıl önce yapılan, ancak bizim 50 yıl önce keşfettiğimiz Siyah Kalem sanatının, batının Rönesans'ına ışık tutan bir sanat olduğunu söyledi ~|~

Bundan 500 yıl önce bin 500'lü yıllarda Yavuz Sultan Selim'in Revan seferi sırasında Tebriz'den rulolar halinde alıp getirdiği Siyah Kalem Türk sanat eserlerinin 1950'li yıllarda Topkapı Sarayı'ndaki arşivlerde ortaya çıktığını söyleyen Saraçoğlu, Prof. Dr. Mazhar Ş. İpşiroğlu'nun, bu eserleri daha sonra "Siyah Kalem" adı altında bir kitapta topladığını belirtti.

Türk sanatına olduğu kadar batı medeniyetine ve sanatına yön veren siyah kalemin Türkler'in batıdan çok önce Rönesans'ı teşkil eden gerçeği arama düşüncesi içerisinde olduklarını belirten Saraçoğlu, "Bilindiği gibi Rönesans'taki ilk eser, resim sanatıyla önem kazanıyor. Siyah Kalem resim sanatıyla da biz onlardan önce resimde devrim yapmış olduğumuzun yeni farkına varıyoruz. Siyah Kalem, batı Rönesans'ı düşüncesinde müthiş bir patlama meydana getirmiş. Çünkü Avrupa müzelerinde Siyah Kalem örnekleri bulunmuştur. Siyah Kalem'i biz sadece kuru kuruya resim görüyoruz, ama batı bu işin ciddiyetini anladıktan sonra bunun farkına varıyoruz. Yani Türkler, resim sanatında Rönesans'ı batıdan önce keşfettiğinin belgesi ortaya çıkıyor" dedi.

Siyah Kalem bizimdir

Siyah Kalem resim sanatının bizim başımızı önümüze eğecek bir durum olmadığını, dik tutmamız ve komplekslerden kurtulmamız gerektiğini belirten Saraçoğlu şöyle dedi:
"Ne yazık ki Türkiye'de Siyah Kalem'in teknik özelliğini bilen aydın sayısı çok az. Bu düşünce fakirliğinin önüne geçmemiz, yeni nesle, sanat eğitimi yapan öğrencilere bunun iyi anlatılmasını sağlamalıyız. Bu çok önemli sanatın Türkler'in eseri olduğunu göğsümüzü kabarta kabarta söylememiz ve yaymamız gerekir. Biz değerlerimizin kıymetini bilmiyoruz. Değerlerimizi batıya taşımıyoruz, aksine batının değerlerini almayı bir nimet zannediyoruz. Tanzimat döneminde batılılaşma başlayınca biz kötü bir kopyacı olduk, batıya endekslendik. Dolayısıyla kendi sanat eserlerimizi ve özelliklerimizi saf dışı yaptık, geri plana ittik, öne plaka batınının eserlerini aldık. Bu da bize bizim sanata bakışımızı, verdiğimiz değeri ortaya koyuyor."

Siyah Kalem'in özellikleri

Siyah Kalem adının, resimlerin siyah kalemle ya da çini mürekkeple yapılmasından adını aldığını, siyah kalemin, figürlerde, yani resimde ışık?gölge ve derinliğin ortaya çıkışı olduğunu belirten Saraçoğlu, Siyah Kalem'in özelliklerini şöyle sıraladı:
"Batı, objede ışık?gölge ile derinlik illüzyonunu aramıştır. Doğu sanatında ise ışık, objeyi yalayarak geçer, yaygındır, derinlik yanılsaması yoktur. Giysi kıvrımlarını belirleyen ışık, çizgiseldir. Batı sanatı çok renkli, Doğu sanatı ise tek renklidir (bir rengin tonları vardır). Siyah kalem, kontürlerin sertliğiyle zeminden fırlayacak gibidir.
? Batı, objeleri üst üste resmeder. Doğuda ise yan yana. Minyatür bir resimde bakmışsınız ki atın ayağı adamın başının üstüne gelmiş. Batı sanatında herhangi bir konu tasvir edilirken gerçeğe uygun derinlik sağlamak için üst üste bindirme yapılır ki öndeki obje, arkadakinin görüntüsünü böylece kesmiş olur. Obje yalnız yandan resmedilmez, önden arkaya doğru veya hareket halindeyken de resmedilir. Bu yönüyle Siyah Kalem'de de muhteşem tasvirler vardır.

? Siyah Kalem'deki yüzlerin dehşetli ifadelerinde gözlem çok belirgindir. Minyatürdeki gibi birbirine benzeyen figürler yoktur. Siyah kalemdeki hüner, tekrarı değil de farklılıkları içermektedir. İdeal, yüz arayışı değil de ibretlikleriyle doğa işlenmiştir. Bu gerçekçilik arayışıdır. Deneysel gözlem haber verilmektedir.
? Batı sanatında derinlik algısı gereği büyük kütleler önde işlenir. Doğu sanatında ise konunun içeriğine göre önemli olan büyük yapılır. Siyah Kalem'de böyle bir endişenin olmadığı anlaşılıyor. Onun endişesi, doğada var olan gerçeği işlemiş olmaktır.
? Siyah Kalem, resimlerini film şeridi gibi düşünmüş, hareket unsurunu işlemiş, derinliği görmüş, yap yassı kağıt gibi kalmamış. Figürlerine önden, arkadan, yandan bakarken atın ayağını da döndürmüş. Müthiş bir çıkıştır bu, buluştur, sanatta patlamadır. Bunu iyi anlamak, iyice araştırmak lazım. İki boyutlu kağıt üzerinde bu nasıl sıçramadır ki obje döndürülmüş ve görünmeyen de resmedilmiş. Dünyanın tepsi gibi düz algılandığı bir zamanda döndürülmüş tasviri düşünene saygı duruşuna geçilir diyorum."
Yorumlar
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner100