03 Haziran 2005 Cuma 00:00
208 Okunma
Tarihî yapılara estetik ameliyat!
Zonguldak Karaelmas Üniversitesi (ZKÜ) Fethi Toker Güzel Sanatlar ve Tasarım Fakültesi Mimarlık Bölümü Başkanı Yrd. Doç. Dr. Aysun Özköse, "Onarımlarında yenileme tekniklikleri kullanılarak çoğunlukla özgün süslemeler göz ardı edilen tarihi konaklara, sanki estetik ameliyat yapılıyor" dedi.
Ahşap yapı kültürü kurtarılamıyor
Özköse, Karabük'ün UNESCO'nun Dünya Miras Kentleri Listesi'nde yeralan Safranbolu İlçesi'ndeki tarihi konaklarda, onarım çalışmalarının hızlanmasına karşın ahşap yapı kültürünün tam anlamıyla kurtarılamadığını söyledi. Geçmişte Safranbolu'da bir ailenin, oğlunu evlendirmeden önce torunu için yaptırmayı planladığı evde kullanacağı ahşabı satın alarak yıllarca kurumasını beklediklerini anlatan Özköse, şöyle konuştu: "Böylece, günümüze kadar varlığını sürdürün konaklarda böceklenme, kurtlanma ve küflenme gibi sorunlara nadir rastlanılmaktadır. Ahşap kurudukça küçüldüğünden bekletilmesi, sağlamlığını ve uzun yıllar devamlılığını sağlıyor. Çünkü, eski ahşap malzeme eğilmez ve şekil değiştirmez. Günümüzde konakların restorasyonunda unsurları koruma yerine genellikle yenisini yapmak tercih ediliyor. Onarımlarında yenileme ve inşa etme teknikleri kullanılarak çoğunlukla özgün süslemeler göz ardı edilen tarihi konaklara, sanki estetik ameliyat yapılıyor. Detaylara kesinlikle özengösterilmiyor." Özköse, konakların duvarlarında hava alabilen kireç, badana ve kerpiç sıva gibi ahşabı rahatsız etmeyen malzemeler yerine çimento ağırlıklı ürünlerin kullanılmasının da taşıyıcı sistemin çürümesine neden olduğunu kaydetti.
Özgün süsleme tekniklerinden tavizler veriliyor 
Safranbolu'daki yerleşim dokusunun en temel unsurlarını oluşturan ahşap evlerin içinde dolapların, tavan kaplamaların, sedirlerin, oymaların, nişlerin, pencere ve kapıların kent dokusunun özgün sıcaklığını yansıttığına dikkati çeken Özköse, şöyle devam etti: "İlçede, ahşap yapı kültürünün korunması konusunda sivil toplum örgütü bulunmamaktadır. Detaylar incelendiğinde Safranbolu'daki konaklarda Türk kent kültürü unsurların bozulduğu görülüyor. Genellikle özgün süsleme tekniklerinden tavizler veriliyor. Restorasyon projeleri ne yazık ki ahşap koruma konusunda yeterli müdahale biçimlerini ve tekniklerini içermemekte. Ayrıca, ticari malzeme ürünü ve koruyuculuğu tartışılabilecek ucuza satıldığından tercih edilen kimyevi maddelerin kullanılması da önemli problemler arasında yer alıyor."
Safranbolu, ibretlik bir kültür dokusu
Yapı kültürünün bozulmasında en büyük etkenlerden birinin de çatıların onarılmaması ve yalıtımlarının sağlanmaması olduğunu ifade eden Özköse, şöyle dedi: "Çatıların tamirine katkı verilirse diğer eksiklikleri ev sahipleri tamamlayabilir. Geleneksel evlerde olmamasına karşın yalıtım malzemesi kullanılması ise ihmal edilmemelidir. Miras kalan evlerin ortaklarının anlaşamaması sonucu konaklar bakımsız kalmaktadır. Camı kırılmış ve çatısının yıpranmasının yanı sıra hava koşullarından etkilenmiş konaklar içten içe çürüyerek zamanla çökebiliyor. Çatıdan su alan, havalandırılmayan ve bakımı düzenli yapılamayan evlerdeki çürümelerin önüne geçilmelidir. Safranbolu'nun ülkemiz turizmine katkısı göz önünde bulundurularak tarihe dokulara sahip çıkılması lazım."  Özköse, Türkiye'de eski taş ve ahşap ustaların yokluğunun restorasyonlarda yaşanan sıkıntıların başında yer aldığını, bu konuda gerekli eğitimlerin verilmesi amacıyla üniversite olarak ellerinden gelen katkıyı sağlamaya çalıştıklarını vurguladı.
~|~
Yorumlar
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner122

banner121