Bu haber kez okundu.

Tarihi camide cuma namazı
Takvimlerin 16 Mart 1923 tarihini gösterdiği bir günde Türkiye'nin kurtuluş savaşlarına öncülük eden lideri Gazi Mustafa Kemal Paşa hazretleri Adana'daydı. Bir gün önce gelmişlerdi Adana'ya… Köylerden, civar kasabalardan, yaylalardan bayırdan bucaktan velhasıl her yerden binlerce insan akın etmişti Adana'ya, Gazi Paşa'yı görmek için. Kış mevsiminin henüz sona ermediği şiddetli sogukların yerini hafifce bastıran sıcaklara bıraktığı o günlerde papatyalar başını kaldırmıştı topraktan yukarıya doğru. Toros dağlarındaki sümbüller, menekşeler boy atmış, nergiz çiçekleri ise gülümsüyordu her yerden. Tarlaların yağmur, insanların bolluk bereket biraz da yarınlar için umut beklediği bir sırada Gazi'nin Adana'ya gelişi onlar için daha da anlamlıydı. 
Bir gün önce gelmişlerdi Adana'ya ve o gün şehirdeki esnaflarla görüşmüşler 'Sanatsız kalan milletin hayat damarlarından birisi kopmuş olur' sözlerini o gün sarf etmişlerdi. Yine şehrin ileri gelenlerinin, gençlerin ve kısa bir süre önce Adana'da düşman işgaline karşı ölüm kalım mücadelesi veren Kuva–yı Milliyecilerin ruhlarını okşamak için 'Bende bu vekayiin (kurtuluş mücadelesinin) ilk hissi teşebbüsü bu güzel memlekette Adana'da vücut bulmuştur" sözlerini haykırmıştı dinleyenlere karşı. 
16 Mart l923 tarihi aynı zamanda Cuma gününe denk geliyordu. Geceyi Seyhan nehri kıyısındaki Ramazanoğullarından Suphi Paşa'nın konağında geçirmişlerdi. O günlerde yeni evlendiği eşi Latife Hanım ile balayı tatilini geçiriyordu Adana'da. Çukurova'nın ilkbaharını yaşamak, Seyhan nehrinin temiz havasını teneffüs etmek,halk ile iç içe görüşmek, konuşmak, ülkenin geleceği hakkındaki düşünceleri paylaşmak önemli idi. 
Cuma namazı selası okunuyor
Cuma günü güneş ışırken kalkmıştı yatağından, misafir kaldığı konağın önünde ve çevresinde Topal Osman'ın muhafızları güvenlik tertibatı almışlar, kuş uçurtmuyorlardı. Mustafa Kemal, o gün sabah kahvaltısını yaptı. Başına Kuva–yı Milliye günlerinin hatırası kalpağı yerleştirdi. Soğuktan etkilenmemek için de kaputunu da almışlardı. Konağın kapısında hazır bekleyen otomobile bindiler ve hemen çok yakınlardaki Kolordu binasına doğru yol aldılar. Tarihi Kolordu binasının taş süslemeleri giriş kapısında karşılandı. Kumandan Kenan Paşa'nın 'Hoş gelmişsiniz Paşa hazretleri' sözleri karşısında, 'Teşekkürlerimi sunarım. Adana'yı ve sizleri görmekten bahtiyarım' dediler. Yavaş adımlarla Kolordu binasından içeri doğru girdiler. Yanında Latife Hanım da vardı. Kumandan binanın tarihçesini ve Kolordu'nun Adana'daki önemini anlattı Gazi Paşa'ya. Sonra bir masa etrafında karşı karşıya gelen yöneticiler ve şehrin ileri gelenleri arasında koyu bir sohbet başladı. Askerlik hatıraları, vatanın kurtuluşu için verilen mücadele, fedakarlıklar ve şimdi bu ülke için yapılacak olan şeylerde hemen herkesin fedakarlığı ve çalışmalarının önemine değinildi. Dakikalar hızla ilerledi, saatlar saatları kovaladı. Güneş ışıkları gün ortasına gelmişti. Yakınlardaki Tepebağ bölgesindeki tarihi camilerden Cuma namazı selası okunmaya başlandı. 
Tarihî an belgelendi
Gazi Paşa'nın 'Arkadaşlar, birazdan Ulucami'de olmamız gerekir. Buyurun sizler ile orada görevimizi yapalım' dediler. Bu sözler, Gazi'nin bir Cuma günü namaz vakti cami ziyareti devlet adamları ile halkın aynı ortamda bir arada bulunmasıydı. Kolordu ziyaretinin hoş bir anı olarak kalması için fotoğraflar çekildi. Birazdan bir hareketlilik görüldü. Gazi, binanın önünde beklemekte olan üstü açık arabasına bindi. Onu diğerleri izledi. Seyhan nehri kıyısından ilerleyerek Taşköprü'nün oradan şehrin içine Ulucami yönüne doğru hareket ettiler. Cami önünde büyük bir kalabalık birikmişti. Ayağı şalvarlı başı sarıklı her yerden gelmiş köylüler, şehirliler caminin önünde veya abdest alma yerinde idi. Cuma namazı vaktine yakın bir zamanda Ulucami'nin hemen kapısında kumundanlar ve şehri yönetenlerle konuşmasını sürdürdü. O anda bir fotoğraf makinesinin sesi duyuldu. Görüntü dondu, tarihe bir belge olarak yansıdı. Caminin giriş kapısında başı sarıklı küçük bir çocuğun gülümseyen ve Gazi'nin konuşmaları dikkatle ama hayranlıkla izleyen görüntüsü özellikle yansımıştı fotoğraf karesine. Evet o gün o anda Türkiye Devleti'nin kurucusu Gazi Mustafa Kemal Paşa hazretleri Cuma namazı için geldiği Ulucami'nin giriş kapısında görünüyor halde yansıdı fotoğraf belgesine. 
Cumadan sonra halk ile birlikte
Cuma namazından sonra Esnaf Cemiyeti'nin ricası üzerine Adana'nın sorunlarını görüşmek ve tartışmak üzere toplantıya katıldı. Birkaç gün önce bir "Mebus" devleti yeni kurduklarını, çok çalışmak  gereklidir, hafta tatiline gerek yoktur, hergün çalışılması lazımdır, dinimiz de böyle emreder tarzında konuşma yapmışlardı. Alışmak bir ibadet idi ama çok çalışmak ve haftanın bir günü dahi olsa hiç tatil yapmamanın dinle ne ilgisi olabilirdi. Esnaf Cemiyeti'ne bağlı çok sayıda insanın huzuruna çıkarak konuşmasını yaptı: "Tarihimizi okuyunuz, dinleyiniz, görürsünüz ki milleti mahveden, eser ve harap eden fenalıklar hep din kılığı altında küfür ve melanetten gelmiştir. Onlar her hayırlı hareketi dinle karşılarlar. Halbuki, elhamdülillah hepimiz Müslümanız, hepimiz dindarız. Artık bizim dinin gereğini, dinin men ettiğini öğrenmek için şundan bundan ders ve akıl hocalığına ihtiyacımız yoktur. Analarımızın babalarımızın kucaklarında verdikleri dersler bile, dinin esaslarını anlatmaya yeterlidir. Buna rağmen hafta tatiline aykırıdır gibi sorunlar hakkında sizi kandırmaya çalışan kişilere yüz vermeyin. Özellikle bizim dinimiz için herkesin elinde bir ölçü vardır. Bu ölçü ile hangi şeyin dine uygun olup olmadığını kolayca takdir edebilirsiniz. Hangi şey ki, akla mantığa ve milletin yararına, insanlığın menfaatına uygunsa, kimseye sormayın o dindir. Eğer bizim dinimiz, aklın, mantığın kabul ettiği bir din olmasaydı mükemmel olmazdı ve son din olmazdı." Türkiye devleti'nin kurucusu Gazi Mustafa Kemal'in 16 Mart 1923 tarihinde bir Cuma namazı için Adana Ulucami'ye gelmesi, kumandanlar ve yöneticiler ile birlikte fotoğraf çektirmesi, halkla kaynaşması 'siyah beyaz' bir fotoğraf karesine yansımıştı. Bahsi geçen fotoğraf, yıllar sonra sararıp solmuştu ama yine o tarihi olayın görüntüsünü yansıtıyordu.                                                                               
Cezmi Yurtsever /Tarihçi   
Anahtar Kelimeler:
tarihi camide cuma namazı
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner100