02 Ağustos 2001 Perşembe 00:00
343 Okunma
Tarihin dönüm noktası: Bilecik
İçişleri Bakanlığı ile Bilecik Valiliği tarafından ortaklaşa gerçekleştirilecek "Beylikten İmparatorluğa, İmparatorluktan Kurtuluşa Bilecik" projesinin başında bulunan Prof. Dr. Metin Sözen, Osmanlı'nın daha beylikken, Bizans'ın burnunun dibindeki bu toprakları seçmesinin bir anlamı olduğunu belirterek, "İşte bu siyasetin parçalarını bularak, onları fiziki anlamda görünür hale getirmeliyiz. Böylece, çağdaş insanın geçmişle olan bağlantısının temel noktasını oluşturabiliriz" dedi. Tabii ve kültürel çevre ile kent bütünlüğünden oluşan üçgeni deldirmemek gerektiğini vurgulayan Prof. Sözen, "Şeyh Edebali Türbesi ve çevresindeki yerler, halkın duyarlı olduğu bölgedir. Yapılaşmada sıva, boya, badana kullanmadan, orijinalini koruyarak, kalan verilerin en küçük parçasını bile değerlendirmek zorundayız" diye konuştu.

YUNANLILAR YAKTI

Kurtuluş Savaşı sırasında Yunanlılar tarafından yakılan eski Bilecik'i yeniden canlandırmayı öngören projenin sorumlusu Prof. Dr. Metin Sözen, konuyla ilgili bil~|~gi verdi. Projeye tüm toplum kesimlerinin destek vermesinin heyecan verici olduğunu ifade eden Prof. Sözen, şöyle devam etti: "Bu, hem projenin hayata geçmesi, hem de sivilleşme ve demokratikleşme açısından çok önemli bir gelişme. Valimizin, çeşitli zeminlerde ısrarla projenin üzerinde durması ve Bilecik kimliğini vurgulaması, tüm çevrelerin dikkatini çekti ve farklı bir bakış açısı meydana getirdi. Tarihi Kentler Birliği'ne Bilecik Belediyesi'nin de üye olarak, 11 ülke ile birlikte hareket etme avantajını yakalaması da bu proje için çok önemlidir. Bilecik halkı, bu varlık ve bütünlüğü yeteri kadar algılarsa, proje hedefine ulaşır".

"BİLECİK BOŞUNA SEÇİLMEDİ"

Bilecik'in, büyük kültür yollarının kesiştiği noktada yer alan tarihi bir şehir olduğunu hatırlatan Prof. Dr. Metin Sözen, "Osmanlı'nın daha beylikken, Bizans'ın burnunun dibindeki bu toprakları seçmesinin bir anlamı var. İşte bu siyasetin parçalarını bularak, onları fiziki anlamda görünür hale getirmeliyiz. Böylece, çağdaş insanın geçmişle olan bağlantısının temel noktasını oluşturabiliriz" diye konuştu.

"ŞEYH EDEBALİ'NİN GÖRDÜĞÜNÜ BİZ DE GÖRELİM"

Şeyh Edebali Türbesi'nin arkasındaki kayalıkları ve tabii zenginliği koruyacaklarını anlatan Prof. Sözen, şunları söyledi: "Şeyh Edebali'nin oralara baktığında gördüğünü, biz de görelim. Buralarda yapılacak imar hareketlerinde çok dikkatli olalım. Büyük düşünüp, büyük planlayacağız ve gücümüz yettiğince o planın parçalarını birleştireceğiz. Tabii ve kültürel çevre ile kent bütünlüğünden oluşan üçgeni deldirmemeliyiz. Şeyh Edebali ve çevresindeki yerler halkın duyarlı olduğu bölgedir. Yapılaşmada sıva, boya, badana kullanmadan, orijinalini koruyarak, kalan verilerin en küçük parçasını bile değerlendirmek zorundayız. Eldeki bilgi ve belgelerle, duvar kalıntılarıyla, eski bir kentin ticaret merkezini, ona bağlı mahalleleri, anıt yapıları, caddeleri, sokakları ve tüm detayları ortaya çıkarmak ve burasını adeta bir kültür vadisine dönüştürmek için çaba harcıyoruz. İlk aşamada imarethaneyi tamamlamak istiyoruz. Şeyh Edebali türbesi ile vadi arasındaki kopukluğu ortadan kaldırmak için çapraz bir şekilde ve ihtiyarların da kolaylıkla inip çıkacağı iki yol yapacağız. E?24 Karayolu'ndan geçenlerin dikkatini çekmek için, yol kenarındaki bulguları ortaya çıkaracağız. Kenti bölge ile bütünleştireceğiz"
Yorumlar
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner100