Bu haber kez okundu.

Tasavvufta gaye hal sahibi olmaktır
Özgül AYDIN

Tasavvufta gaye insanı "hal sahibi" yapmaktır. Hal sahibi olmak, bildiği bütün hakikatleri nefsinde yaşayıp, nefsinde yaşamadıkları hakkında da konuşmamak demektir. Bilginin maksada ulaştıran bir araç olmaktan çıkıp bir entellektüelite malzemesi haline geldiği, hatta şu yeni moda, seviyesiz yerli komedi dizilerindeki karakter isimlerinin bilgi yarışmalarında "genel kültür" sorusu olarak sorulduğu günümüzde, gerçek bilgiyi ayırmak ve değerini teslim etmek hayli zor, ama bir o kadar da şerefli bir iş. Biz bu işe "Gerçek bilgi nedir?" sorusunu sormakla başlayalım.

Genel bir çerçeveden bakıldığında kişiye, zamana, mekana ve şartlara bağlı olarak her an değişme durumunda olan bir mevhum için kullanılan "bilgi" kelimesi tasavvufta ve tabiatiyle İslam'da tebdil ve tağyire uğramayan yani sabit hakikatlerin karşılığıdır. Buna göre gerçek bilginin kaynağı vahiy, yani Kur'an?ı Kerim ve "Canlı Kur'an" olan Resûlullah Efendimizdir. Tasavvufta kişi gerçekliğinden hiçbir vakit şü~|~phe duymadığı hakikatlerle bütün gücü ve samimiyetiyle amel etmeye çalışır.

Tasavvufta insan Cennet'e olan iştiyakını azaltan bazı haller yaşar. Hatta arifler Cennet'i, kul ile Allah arasındaki dört adımın sonuncusu olarak nitelendirmişlerdir. Yunus'un "Cennet Cennet dedikleri..." diye başlayan dörtlüğü de bu manada değerlendirilir ki bundan ayrı bir yazıda bahsedeceğiz.

İşte teveccühünü, olması gerektiği üzere Cennet'ten, Cennet'in de Rabb'i olan Allah'a çevirmesine bir sebep olarak, ehl?i tasavvuf, üzerine düşen vazifeleri hakkıyla yerine getirmeye yani hal sahibi olmaya çalışırken kendisine bir takım manevi lütuf ve imtiyazlar bahşedilir. Mesela zamanla Resulüllah'ın "mümin müminin aynasıdır" buyurarak işaret ettikleri vasfa bürünür. Nasıl Peygamber Efendimizde kenidini bulan Hz. Ebubekir "Ne kadar güzelsin ey Allah'ın Resulül" derken, yine O'nda kendisini gören Ebu Cehil "Ne kadar çirkinsin ya Muhammed!" dediyse, artık insanlar da kendi siretlerini onda seyretmeye başlarlar. Böylece halktan gördüğü teveccüh ve muhabbet de çoğalır, hased ve buğuz da.

Kişinin bildiği hakikatleri yaşaması onu beşeriyetin kendisini seyrettiği bir ayna olma şerefine eriştirirken, bu bilgisinin mucibince amel etmemesi ise büyük bir zillet ve korkunç bir akıbet olarak çıkar karşısına. Zira Allah, Cuma suresinin 5. ayetinde bildikleriyle amel etmeyenleri kitap yüklü eşeklere benzetirken, Resulûllah kıyamet gününde daha sorgu?sual başlamadan direkt olarak Cehennem'e atılacak üç gruptan biri olarak bildikleriyle amel etmeyen alimleri saymışlardır.

Kişinin bildikleriyle amel etmesi ve amel etmediği hususlarda da konuşmaması, onu hem "yapmadıklarınızı niçin konuşuyorsunuz" diye çetin bir soruya muhatap olmaktan korurken, hem de mükellef olduğu nasihat, tebliğ gibi konularda muvaffak olması için en büyük avantajı olur.

Tasavvufta maksat insanı iyi bir kul haline getirmektir. Yaradanına karşı olan mesuliyet ve mükellefiyetinin şuurunu taşıyan her insan kulluğunun kalitesinde bir vatandaşlık sergileyecektir. Zira inasanın diğer insanlarla olan münasebeti Rabb'iyle olan münasebetinin bir tezahürüdür.

Onun için bugün millet olarak mahsur kaldığımız malum kuşatılmışlık içerisinde her şeyden fazla muhtaç olduğumuz şey, dilleriyle halleri aynı şeyi söyleyen, yahut dilleri sussa da halleri yeten özü?sözü bir er oğlu er insanlardır. Zira tarih boyunca, bu vasıflarla sadece kendi insanına değil bütün bir beşeriyete adalet, huzur, asayiş, bolluk ve bereket taşıyan bu milleti zillete düşürenler saydığımız sıfatların zıdd?ı kamiliyle muttasıf kimselerdir.

O halde yapılması gereken ilk iş muhtaç olduğumuz bu insan modelini yetiştirmektir.
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner100