10 Haziran 2001 Pazar 00:00
315 Okunma
TÜRK HATIRASINA YUNAN DÜŞMANLIĞI
Müslüman Türkler, tarihin her dönem ve devrinde teknikte, sanatta, zanaatte kısaca medeniyette, insanlığa örnek olmuş necip bir millettir. Milletimizin medeniyeti, sahip olduğu insanlık vasıfları denilebilir ki dünyanın hiçbir milletinde yoktur. Nitekim bizdeki inanç atmosferi her türlü insana merhameti, rifkati, adaleti, şefkati, sevgi ve kardeşliği gerektirirken; yüce Milletimiz bu duygularla insanlık yararına yol, köprü, okul, hastane, çeşme, kütüphane gibi eserler yapmış; yolcuları ve yolda kalmışları ağırlamak için hanlar, kervansaraylar tesis etmiş, yine; taşıdığı töre ve geleneklerinden hareketle toplum için imaretler, medreseler, camiler, hamamlar, tekke ve köy odaları inşa etmiştir. Türklerdeki bu medeniyetin dış dünyaya yansımasında; bu sevgi ve merhameti yansıttığımız fertler veya toplumlar bizler gibi samimi ve de medeni olamamışlar, inançları ve anlayışları icabı olacak ki, husumetlerine tarihin her döneminde devam etmişlerdir.(1) Ve ne acıdır ki, Müslüman Türkler'e duyul~|~an kin, nefret ve düşmanlıktan, Türk?İslam kültür varlıkları ve sanat eserleri de payını almış; Türkler'den hıncını alamayanlar, milli kimliğimizi oluşturan eserleri tahrip etmektedirler.

İşte, Türkler'e karşı iflah olmaz boyutlarda Haçlı taassubu taşıyan bu toplulukların başında Yunanistan gelmektedir. Düne kadar Trakya'da, Batı Anadolu'da, Girit'te, Kıbrıs'ta yüzbinlerce Türk'ü katleden Yunanlılar; bugün de atalarımızdan kalan, her taşı milletimizin kültürüyle yoğrulmuş, onun imzasını taşıyan, inancını ve zevkini yansıtan eserleri katletmekte, bizim mührümüz bulunan tarihi yapıları yok etmektedir. Bir milleti millet yapan değerlerin başında kültür ve medeniyet değerleri gelmektedir . Yunanistan'da yaşayan Müslüman Türk toplumuna her türlü baskı ve sindirme politikası uygulanırken, Türkler'e ait kültür ve sanat eserleri ya tahrip edilmekte yahut hiçbir inançla bağdaşmayan mekanlar olarak, saygısızca kullanılmaktadır.

Lozan ihlal ediliyor

Lozan Antlaşması'nın 42. Maddesine göre "Yunanistan, Müslüman Türk halkına ait mabet, mezarlık ve diğer kuruluşlara her türlü himayeyi yapacağını taahhüt eder.Mevcut vakıflarına, hayır ve dinî kuruluşlarına her türlü kolaylık ve müsaadenin verileceğini taahhüt eder."(2) Oysa, Yunanistan'da yaşayan Türkler, kültür ve sanat eserlerini koruyamamakta, ibadethanelerini ihya edememekte ve Yunanistan'da bir tarih hazinesi olan cami, mescit, medrese, mektep, tekke, imaret, han, hamam, türbe, saat kulesi, köprü, çeşme vb. gibi eserler:

1=İstimlak ve kamulaştırma

2= Yapıların üzerindeki kitabeleri değiştirme

3= İlave inşaat ve değişikliklerle orijinal vasıflarını bozma

4= Onarımına engel olma ve yıkılıp gitmelerini sağlama

5= Çeşitli aralıklarla yangın çıkartmak suretiyle yapılan sabotaj ve saldırılarla Türk?İslam yapı ve eserleri yok edilmektedir.

Ülkesindeki azınlıklara, özellikle Müslüman Türkler'e karşı akıl almaz baskılar yaparak milli benliklerini asimile etmeyi hedefleyen Yunanistan; bir yandan insanların din, dil, ırk, cins bakımından eşitliğinden, insan hak ve hürriyetlerinden bahsederken, diğer yandan devlet politikası olarak benimsediği Helen Şovenizmiyle tahrip politikasından vazgeçmemektedir. O kadar ki, "Atina, Yunanistan'dan Müslüman Türklüğü silmeyi hedeflemekte, Yunanistan'da Müslüman ibadethaneleri ve eserleri yok edilmektedir". İngiliz Dışişleri Bakanlığından G.W. Rendel, (25.7.1922):"Yunanlılar'ın Müslüman sanatına karşı göstermiş oldukları vahşet asla gizlenemez. Bir defasında Prens Andrew Selanik'teki evini Müslümanlar'ın mezar taşlarıyla yaptırmıştır" demiş;(3) bir Yunan dergisi şu itirafta bulunmuştur:

"Batı Trakya'ya gitmeden önce sonradan gözlerimizle gördüğümüz baskılar hakkında çok şeyler duymuş, ancak bunlara inanmamıştık. Gümilcine'deki belediye yetkililerinin engellemelerine rağmen yaptığımız incelemelerde gördük ki, Yunanistan'daki Müslümanlar'a baskı yapılmaktadır". Bununla birlikte Türklere ait kültür ve sanat eserlerinin tahribatı, rakamlarla şu şekilde ifade edilmektedir: Dedeağaç'ta 11'i cami ve mescit olmak üzere 14 eserden bugün 1 cami kullanılır haldedir. Dimetoka'da 133'ü cami ve mescit, 8'i medrese 18'i mektep, 11'i tekke olmak üzere 187 eserden bugün sadece 1 cami harap bir görüntüde amaç dahilinde kullanılmaktadır. Diğer eserler yok edilmiştir. Bir türbe ise, Yunanlılarca domuz ahırı olarak kullanılmaktadır. Gümilcine'de 76'sı cami 35'i mektep, 27'si han, 28'i hamam olmak üzere 295 eserden bugün 2 virane cami ve yıkılmak üzere bulunan 2 türbe bulunmaktadır. İskeçe ve çevresinde 171'i cami ve mescit olmak üzere 179 eserden harap halde bir tanesini bile bulmak mümkün değildir. Oysa ki bugün bu bölgelerde halen hakları antlaşmalarla teminat altına alınmış (!) Müslüman Türkler yaşamaktadırlar. Selanik, asırlarca Türk?İslam kültür eserleryle donatılan bir şehirdi. Yunan egemenliğine geçmeden önce 400 camii bulunan Selanik'te bugün amacına uygun bir tek Türk?İslam yapısı bulunmamaktadır. Şehir merkezinde ayakta kalabilmiş 3 camiden biri olan Alaca İmaret Camii tamamen bakımsız bir haldedir ve İzci Birliği'nin kulübü olarak kullanılmaktadır. Yeni cami, depo olarak kullanılmaktadır.

Meyhayene dönüştürülen camiler

Diğeri ise meyhane olarak kullanılan Hamzabey Camii'dir. Yine ayakta kalabilmiş eserlerden Yeni Hamam'ın içi bir meyhane, bahçesi yazlık sinema olarak kullanılmaktadır. Bey Hamamı 10 yıldır enkaz yığını haldedir. Kısaca, Selanik'teki yüzlerce sanat eseri de Yunan kültür sanat anlayışının kurbanı olmuşlardır.

Evliya Çelebi seyahatnamesinde Atina ve çevresinde 74'ü cami 99 İslam eseri mevcut gösterilmekte iken bugün ayakta güç duran 2 cami, 2 türbe, 1 medrese ve 1 hamam bulunmaktadır. Bundan 525 yıl önce inşa edilen ve yıllara meydan okuyan Fethiye Camii kendi haline terk edilmiş durumdadır. 1935 yılında yıkılmasından vazgeçilen caminin içi Yunanlılarca ambar olarak kullanılırken, bahçesi de tavernaya çevrilmiştir. Yine Ferecik'te 58, Tırhala'da 85 Yenice'de 204, Yanya'da 119, Serez'de 334 eserden bir tanesi bile amaçları doğrultusunda kullanılmamakta ve Yunanlılarca onarım izni almadığı için yok olmaya terk edilmiştir. Yunanistan'ın eline geçmezden evvel 76 cami ve mescit, 9 medrese, 35 okul, 11 tekke, 5 imaret, 27 han, 28 hamam ve diğer sanat eserleriyle 89 abideye sahip olan Girit'te bugün, birkaç yapı ayakta kalabilmiştir. Bunlar da çok değişik amaçlarla kullanılmaktadır. 400 yıla yakın, Türk İslam kültürünün etkisinde kalan Onikiada ve Rodos'taki yüzlerce sanat eserinden bugün 18 harap vaziyette cami, enkazı andıran 15 mescit, 6 çeşme ve 3 hamam bulunmakta ve, var ile yok arasında amaçları dışında kullanılmaktadır. Enderun Camii konser salonuna, Humalı mescidi düşkünler evine, Kadı Mescidi ise Kiliseye çevrilmiş durumdadır. Virane haline gelmiş 12 türbeden 2'si 1974'te yıktırılmıştır. Çimenlik şehitliği de bugün park olarak kullanılmaktadır. İstanköy Adası'nda 11 cami, 1 türbe, 3 çeşme ve 1 kabristan harabe halinde bulunurken; Kıbrıs'ımızda, 1975'e kadar yüzlerce cami ve mescit bazukalarla viraneye çevrilmiş, bugün Güney Kıbrıs kesiminde bir çok cami, en iğrenç sahnelerin oynandığı gösteri merkezleri, depo ve meyhane olarak kullanılırken bir çok türbe ve diğer sanat eserleri Rumlar tarafından yıkılmıştır.

Sonuç olarak Yunanistan'da tespit edilebilmiş 2336 cami ve mescit, 182 medrese, 315 mektep 307 tekke ve zaviye, 65 imaret, 171 han, 134 hamam, 30 türbe, 231 diğer eserler olmak üzere toplam: 3771 eserden ancak birkaç yüzü ayakta kalmıştır. Bu eserler de ya dine hürmetsizce amaç dışı kullanılmakta ya da yıkılmaya terkedilmiş durumdadır. Bu durum ise Yunanistan'ın alışılagelmiş Türk düşmanlığından başka birşey değildir...

Dipnotlar:

1) "Müslüman Türk Kimliği" için bkz. Prof. Dr. Haydar Baş, Din Tahripçilerine Kur'an?ı Kerim'in Cevabı. İst. 2000 s. 251-255

2) Yunan Kültür Emperyalizmi ve Türk İslam Eserleri. (yay. haz. Batı Trakyalılar Derneği.) Ankara. 1986

3) Aynı eserden alıntıyla, Dr. Salahi R. Sonyel, The Turco-Greek Conflict s. 66.
Yorumlar
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner100