13 Mayıs 2012 Pazar 11:42
1370 Okunma
\
Vakıflar Bölge Müdürlüğü, 29. Vakıf Haftası sebebiyle Merinos AKKM\'de \'Bursa\'dan Balkanlara Vakıf Medeniyeti\' Sempozyumu düzenledi. Vakıflar ile ilgili sinevizyon gösterisinin ardından başlayan programda söz alan Sempozyum Düzenleme Kurulu Başkanı Mefail Hızlı, vakıflar haftasının bu sene farklı bir anlam kazandığını belirtti. 16 bilim insanının sempozyumda katılımcılarla önemli bilgiler paylaşacağını belirten Hızlı, Vakıflar Haftası\'nda vakıf bilincini topluma aktarmayı hedeflediklerini söyledi.
Vakıflar Bölge Müdürü Mürsel Sarı, vakfın medeniyet, paylaşmak, sanat ve kültür anlamına geldiğini belirterek, \"Vakıf Muradiye Camii\'dir, Vakıf Koza Han\'dır. Vakıf öğrencinin çantasındaki kalemdir, üzerindeki elbisedir. Fakirin sofrasında bir tas çorbadır. Vakıf hastanedir. Evde bakım hizmetidir. Vakıf hayatın içinde hayattır. Vakıflar bizleri biz yapan tarihi değerlerimizdir. Bize mirastır. Gelecek nesillere aktarılacak kutsal emanettir. Her birimizin birçok arzu ve hevesi vardır. Sorumluluk alanımızdaki vakıf kültür varlığımız olan ecdat yadigar eserlerin gelecek nesillere aktarılması için çalışıyoruz. Azami gayret ediyoruz\" dedi. Vakıflar Genel Müdürü Dr. Adnan Ertem, İstanbul\'da hafta içi Balkan Vakıfları konulu bir program düzenlediklerini hatırlatarak, \"Bizim Balkanlardaki vakıf eserlerine yönelik çok fazla malumatımız yok. Genel müdürlük bile olsa oradaki vakıf eserlerinde bu yok. Bu konuyu seçerken çırpındım. Balkan Vakıfları çok önemli bir mesele. Ama basınımızda bu konuyu fazla işleyemedik. Bu konu niçin çok önemli? Vakıf, Osmanlı\'yı inşa eden ve ihya eden kurumdur. Vakfı çekip aldığımızda Osmanlı diye bir şey olmaz. Osmanlı kurulurken, herhangi bir şehir kurulurken vakıf fikri üzerine kuruluyor. Oradan önce külliyesini oluşturuyor. Daha sonda şehir etrafında büyüyor\" dedi.

\"Osmanlı bir yeri vakıfla vatan yapardı\"
Osmanlı\'da vakfın etrafında büyüyen şehir anlayışı olduğunu kaydeden Ertem, \"Balkanlara giderek gördüğünüzde bize ait Osmanlı\'ya herhangi bir eser görüyorsak ve gururlanıyorsak bunun sebebi vakıflardır. O sebeple önemli. Bir yeri vatan yapmak için Osmanlı vakıf müessesesini kurdu. Bu hassasiyeti veremedik. Bunun ızdırabını çekiyorum. Bu konunun üzerinde özellikle durulması gerekiyor\" şeklinde konuştu.
Balkanlardaki bütün vakıfların envanterini çıkardıklarını kaydeden Ertem, \"Yunanistan ve Bulgaristan vakıf envanterini çıkarıyoruz. Bu vakıf envanterinin ardından ihya hareketini yapacağız. Bunun için bizim bütçemiz ve gayretimiz var. Ancak iilgili ülkelerin de adım atması gerek. Arnavutluk, Yunanistan ve Bulgaristan\'ın müsaadeleri gerekiyor. Bu eserleri ihya ettikten sonra vakfiyede belirtilen asli fonksiyonları yaşatabilirsek o zaman vakfı yaşatabiliriz. Osmanlı bir yere gittiğinde fethetmiş olmuyor, vakıf müessesini de kuruyordu. Oranın vatan olarak kazanılmasında vakıf müessesesini kullandı. Bizlerin de bu bakış açısıyla olayı sahiplenmemiz gerek\" açıklamalarında bulundu. (İHA)
Yorumlar
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner100