Bu haber kez okundu.

Vatan size minnet borçlu
Çanakkale savaşlarının tartışmasız en önemli sonucu, Türklerin çoğunlukta bulunduğu coğrafyayı korumuş olmasıdır. Bugünkü Türkiye'nin ve milletin varoluş sebebi buradadır. Eğer 1915 yılında Müttefikler Çanakkale'deki direnişi kırıp İstanbul'u işgal etselerdi, Osmanlı Devleti vaktinden önce sona erecek, Anadolu'da bir milli kurtuluş savaşı için şartlar gelişmemiş olacak ve belki de en önemlisi Mustafa Kemal hiç sahneye çıkmayacaktı. Yine unutmamak gerekir ki, 1915'te Çanakkale cephesinin çökmesi durumunda Rusya yolu açılacağından, çok büyük ihtimalle çarlık rejimi ayakta kalacak ve aldığı İngiliz yardımıyla daha da güçlenerek Türkiye'nin doğusunu ve Karadeniz bölgesini tamamen ele geçirecekti.

Milli Mücadeleye

giden yol

Bugün hala bir millet olmanın heyecanını hissediyorsak, Türk olmanın gururunu, ayrıcalığını yaşıyorsak, önce Çanakkale'de savaşlara borçluyuz. Çanakkale'yi mevcudiyetimiz için bir mihenk taşı kabul etmeliyiz. Geçmişine sahip çıkmayan, onu korumayan, onunla hesaplaşmayan milletler ayakta kalamaz, çünkü geleceği kuramazlar.

Türkler, Anadolu'da vatan uğruna verdikleri mücadelede yüz binlerce şehit verdi. Kurtuluş Savaşı sonuna kadar geçen bu uzun süre içinde Anadolu yarımadasında yapılan sayısız savaşlarla bu toprakların şehit kanıyla sulanmayan tek bir parçası kalmadı. Bugün hangi aileye sorsanız mutlaka bir şehidi vardır bu topraklar altında. Onlar adına dikilen şehitlikler tüm Anadolu sathına yayılmış. Birinci Dünya Savaşı ve Çanakkale savaşı sonrası Doğuda Köprüköy'de, Sarıkamış'ta, Karaköse'de batıda ise Çanakkale'de şehitlikler yapıld

Başkomutan Hamilton görevden alınıyor

2 Eyül 1915 yılında İngiliz General İan Hamilton, Gelibolu'da hezimete uğradığı için görevinden uzaklaştırıldı. Büyük emellerle Gelibolu'ya gelen Müttefik birlikler, 20 Aralık'ta anafartalar ve Arıburnu'nu, 10 Ocak 1916 sabahı da Seddülbahir'i terk edip gittiler. Çanakkale Savaşı Mehmetçiğin azim ve iradeyle büyük bir zafere dönüşmüştür. İman?Kuvvete, Türk askeri?Yedi düvele, Et ve Kemik?Çelik ve Zırha, cesaret ve fedakarlık?ateşe galip gelmiştir.

Çanakkale Savaşında Türk Ordusu 287 gün süren bu muhteşem vatan savunmasına 425 bin askerle katılmış, 253 bin şehit vermiştir. Çanakkale'yi geçmeye çalışan müttefik kuvvetleri 525 bin askerle geldikleri savaş alanında 200 bin İngiliz, 48 bin Fransız, 30 bin Anzak, 6 bin Hintli olmak üzere 284 bin askerini kaybetmiştir. Çanakkale Savaşları, dünya harp tarihinde sebep ve sonuçları itibariyle tarihin seyrini değiştiren ender olaylardan birisi. Büyük Türk milletinin ülkesi, bağımsızlığı ve onuru için neler yapabileceğini bütün dünyaya ilan ettiği bir gurur ve ibret sahnesi olarak ülkemizin şerefli tarihinde yer aldı.

Çanakkale toprakları kutsaldır. Bu toprakların her karışı şehitlerimizin kanları ile yoğrulmuştur. Çanakkale ve Gelibolu Yarımadasında aziz şehitlerimizin anısına Şehitlikler yapılmış ve abideler dikilmiştir:

Akbaş Şehitliği. Savaş esnasında Akbaş limanı hem ikmal hem de hastane görevi görüyordu. Şirket?i Hayriye'ye ait yolcu vapurlarında yaralı askerlerimiz tedavi ediliyordu. İşte 2 Temmuz 1915 günü yine bu limandan Halep Vapuru ile ağır yaralı askerlerimizin İstanbul'a nakli için hazırlık yapılırken, İngiliz uçakları tarafından tespit edilir ve top ateşine tutulur. Halep Vapurumuz param parça olur. 200'ü aşkın yaralı Mehmetçiğimizi oracıkta şehit ederler. Mehmetçiklerimiz, şehitliğin bulunduğu civara defnedilir. Şimdi görülen Akbaş şehitliği'nin yapımına 1992 yılında karar verildi. 3 senelik bir çalışma sonunda 1995 yılında tamamlanarak ziyarete açıldı.

Çanakkale'de şehitlik ve abideler...

Aziz Şehitlerimiz için dikilen abidelerin en önemlisi Çanakkale Şehitler Abidesidir. Yabancıların morto koyu dedikleri ölüm koyunu geçtikten sonra karşımıza çıkan 253 bin kefensiz şehidimiz adına dikilen görkemli abide. Bu abide, Türk'ün tükenmezliğinin simgesi, birlik ve bütünlüğümüzün ispatıdır. Çanakkale Şehitler abidesi, Türk Milletinin en zor döneminde yedi düveli dize getirebileceği ve yüz binlerce şehit pahasına vatan topraklarını ebediyen koruyacağını gösteren hepimizin gönlünde geleceğe güveni yansıtan büyük bir abidedir. 1954 yılında yapımına başlanan abide 21 Ağustos 1960 günü ziyarete açılmış. Abidenin altındaki Savaş eserleri müzesi, ne acıdır ki 253 bin Mehmetçiği feci şekilde şehit eden İngiliz Devletinin kralları, kraliçeleri Ezabtah! tarafından 1971 yılında açılmış. Abidenin yanında bir şehitlik yer alıyor. Burası 1992 yılında zamanın Kültür Bakanlığı tarafından 600 şehidimizin ismiyle ebedileştirilmiş. Üsküp'den Manastıra, Hakkari'den Şam'a, Halep'ten Kosova'ya kadar şehit isimlerinin kazındığı bu mekan yoğun bir ziyaretçi akınına uğruyor. 15 yaşında bile savaşa katılmış ve şehit olmuş Mehmetçiklerin anaları onları unutmamış. Kakmadağ'ın Çanakkale savaşlarında ayrı bir önemi var. Savaşda 500 bin Mehmetçiğin yemeklerinin pişirildiği Eceabat girişindeki kakmadağ mağraları bugün toprak altında kalmış. Oşin zıhrılısına attığı 276 kiloluk top mermisi ile tarih yazan havaranlı Seyit onbaşıya gazi maaşını bile çok görmüş, odun taşmımaya mecbur etmişiz..Birer kutsal abide olması gereken toplar ve tabyalar perişan .. 21 Haziran 1915 de Kereviz derede şehit olanların anısına yapılan Havuzlu şehitliğinin çevresi açık hava meyhanesi olmuş,biz torunlarından saygı ve vefa bekliyor.

~|~
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner100