Bu haber kez okundu.

Vesile, Allah'ın kanunudur
Öz bir ifade ile gönül yolculuğu, nefsin Hak varlığında yokluğa mahkum edilmesiyle gerçekleşir. Nefsin yokluğa mahkum edilmesinin bir başka anlamı, ruhun (ilâhî cevherin) Allah'a yönelmesi, yahut başka bir ifade ile beden kalıbında bir nevi gurbet hayatı yaşayan insan sırrının, aslî vatana, gerçek hürriyete koşması, bu fânî âlemden firar etmesidir. Kur'an'ın ifadesiyle Allah'a firar etmenin anlamı budur. Evet bu gönülle olan Hak yolculuğunun nasıl gerçekleşeceğine dönelim:

Gönül ile Hak yolculuğunun gerçekleşmesinde ilâhî ve ezelî bir kanun görüyoruz: Vesile ve rabıta kanunu... Vesile, Cenab?ı Hakk'ın imtihan sırrı gereği eşyada ve hayatta, maddede ve mânâda koyduğu ezelî bir kanundur. Tevhidin tabiî bir sonucu olan tevekkül bile tedbire tevessül ile gerçekleştiğine göre vesilenin ilâhî düzenlemedeki yeri açıktır. Bu mânâda vesile ya da sebepler, ilm?i hikmet ve tevhidin ayrılmaz gereği yahut tezahürüdür. Rabıta ise vesileye sarılmanın hayatî önemini ifade eder. Sebebe ittiba yahut ve~|~sileye sarılmak demek olan rabıta, elbetteki maksadı gerçekleştirmekte tutulması gereken istikameti tayin eder. O halde gönül yolu ile Hakk'a yolculuğu gerçekleştirmek isteyen kul, bu mükellefiyetini ifa edecek yolu ancak vesile ve rabıta gerçeğinde bulabilir. Bu sebeple Mevlâna'nın tezini de anlamamıza yardımcı olacak "vesile ve rabıta" gerçeğini biraz açarak inceleyelim:

VESÎLE ve RÂBITA

Herkesce bilinen bir gerçektir ki, Cenab?ı Hakk, her şeyi bir sebeple halketmiştir. Bütün olaylarda mevcut olan sebep?sonuç ilişkisi bir hikmet ifadesidir. Bu sebeple ârifler, bu âlem için Daru'l?Hikmet; ahiret için ise Daru'l?Kudret ifadesini kullanmışlardır. Dünyayı aydınlatan güneş, bitkiyi bitiren yağmur, insanı ihtiyarlatan zamandır.

Herşey bir vesîleye bağlı olarak meydana geldiğine göre; şüphesiz Allah (cc), kullarının dünya ve ahiret hayatının akıbetini belirleyecek olan hidayet ve irşad hadisesini de vesîlelere bağlamıştır. Bu vesîleler; resuller, nebiler ve onların varisleri olan velîler, kâmiller ve Allah dostlarıdır. Nitekim bir âyet?i kerimede: "Ey inananlar! Allah'tan korkun ve O'na (yaklaşmaya) vesîle arayın!" buyurulmaktadır. Bu bir emir'dir; bu emri yerine getirmek (yani Allah'a yaklaşmak için vesîle aramak) ibadettir.

Prof. Dr. Haydar Baş'ın kaleminden Hz. MEVLANA
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner100