02 Nisan 2003 Çarşamba 00:00
260 Okunma
Yaşayan Osmanlı: Çoban Mustafa Paşa Külliyesi
Şayet, İzmit ve civarında oturuyorsanız ve Osmanlı eserlerinden, tıpkı Sultan Ahmet Camii gibi bir şaheseri, bir arada görmek isterseniz, Gebze' deki Çoban Mustafa Paşa Külliyesi bunun için en güzel bir tercih olsa gerek. Etrafını çeviren taş avlusuna, herhangi bir girişinden girdikten sonra kendinizi 15. ile 16. Yüzyıl Osmanlı döneminde hissedebilirsiniz. O derece tarihi, o derece özgün ve o derece ulvi huzur ve dinginlik verici bir ortam ki; avlu içersinde yer alan ulu ağaçlar, kuzey tarafta boylu boyuna uzanan abdest alma çeşmeleri ve batı tarafında yer alan kemerli yapılar huzur katar ruhlara. Hele, batı kapısının girişinden sonra yer alan mermer oturaklar ve etrafındaki bezemeler, oturana ayrı bir huşu vermekte. Cami önünde yer alan son cemaat yeri de geçmişi içimize çekmek için oldukça uygun bir mekan. Bu bölümde öyle geometrik desen ve süslemeler kullanılmış ki, insanın saatlerce bakası geliyor.

Çoban Mustafa Paşa

Cami, han, tabhane, paşa odaları, hanikah, imaret, medrese, ~|~kütüphane, hamam ve türbeden meydana gelen Çoban Mustafa Paşa Külliyesi, Gebze' nin kuzeybatısına hakim olan bir tepe üzerinde yer alır. Büyük ve görkemli bu mimari manzume, Mimar Sinan'nın eserlerinden birisidir.

Tarihi yapı topluluğunun, 1523 yılında yaptırıldığı ve yaptırıcısının da Çoban Mustafa Paşa olduğu bilinmektedir. Bu bilgiler, caminin taş kapısı üzerinde bulunan kitabede yazılıdır. Çoban Mustafa Paşa, aslen Bosnalı olup, babası Abdülkerim'dir. Genç bir çoban iken Sultan Yavuz Selim ile Mısır Seferi' ne katılır, sonraları Pirî Mehmet Paşa'nın koruyuculuğuna alınır. Zaman içersinde çeşitli mevkilerde yükselir. Sırası ile Kapıcıbaşı ve Rumeli Beylerbeyi olur. Sonraları Yavuz Selim'in kızı ile evlenip Sultan'ın damadı olur. Daha sonraki zamanlarda Divan?ı Hümayun 3. Veziri olur. Ardından 2. Vezirliğe terfi eder. Kanuni Sultan Süleyman zamanında da Vezirlik görevini yürütür. Kanuni'nin orduları ile 1521 yılında Belgrad Seferi'ne, Serdar olarak Rodos Seferi'ne katılır. En sonunda Sultan Süleyman tarafından Mısır Valiliği'ne atanır.

Hem tarihî hem de

stratejik önem taşıyor

Gebze, Osmanlı döneminde önemli bir ulaşım merkezi sayılmaktaydı. İzmit'i İstanbul'a bağlayan ve İstanbul?Bağdat yolu üzerinde hem tarihî hem de stratejik açıdan önem taşıyan Çoban Mustafa Paşa Külliyesi, diğer külliyelerden bazı farklılıklar arz etmektedir. 'Menzil Külliyesi' adı verilen bu tür külliyelerin en belirgin özelliği geleneksel külliyelerde var olan yapı birimlerine ilaveten yolcuların ve hayvanlarının barınmalarını, dinlenmelerini ve bakımlarını sağlayacak yapıların bulunmasıdır. Bu ilave yapılar, imaret, kervansaray ve de misafirhanedir.

Tek parsel üzerinde yerleştirilmiş olan yapının ana birimleri ise şunlan: Cami, Türbe, Güneş Saati, Şadırvan, Kervansaray, Tekke, Semahane, Misafirhane, Medrese, İmaret, Tabhane ve Kütüphane. Parsel dışında kalan ve zamanla kişisel mülk haline gelmiş binalar da Çoban Mustafa Paşa Külliyesi'ne ait bölümlerdir.

Ecdad yadigârı külliye

bakımsızlıktan yıkılır

hale gelmişti

Külliye, eski haline döndürülme çalışmaları başlatılıncaya kadar kendi haline terk edilmiş ve neredeyse yıkılmaya yüz tutmuştu. Neyse ki geç de olsa külliyenin restorasyon çalışması programa konulmuş bir nebze olsun ayakta kalması sağlanmıştır.

Çoban Mustafa Paşa Külliyesi'nin dört tarafından yol geçmektedir. Külliyeyi oluşturan yapı birimlerinin işlevlerine göre düzenlenmesi sonucu, bir taraf serbest, üç tarafı ise 'U' şeklindeki yapılarla çevrilerek merkezî bir alan oluşturulmuştur. Kuzeyde tabhanenin bir kısmı, helalar, kervansaray, tekke ve muhdes ahşap ev yerleştirilmiştir. Doğuya bakan yolun köşesinde misafirhane ve medrese yer alır. Batıdaki yol üzerinde tabhane, cami avlusuna ana giriş kapısı, kütüphane, imaret binası ve mutfaklar bulunuyor. Güneyde yer alan yol üzerinde ise, imaret avlu duvarı ve girişi, türbe avlu duvarı, cami avlu girişi, medrese dış avlu duvarı ve girişi yerleştirilmiştir.

Külliyenin genel

yapı birimleri

Cami, kuzey?güney ekseni üzerinde merkezî yerde bulunmaktadır. Kuzeyinde şadırvan, güneyinde türbe bulunmaktadır. Cami avlusuna üç ayrı yönden üç ayrı kapı ile girilmektedir. Birincisi kuzeyde yer alan tek kubbeli, tek kapılı giriş ki, bu giriş hem kervansaraya girişi sağlamaktadır hem de yedi basamaklı merdiveni ile daha yüksekte bulunan cami avlusuna girişi sağlamaktadır. İkinci girişi batıdaki yol üzerinden, bir mahalden geçilerek cami avlusuna girişi sağlamaktadır. Üçüncü giriş ise güneyde Gölcükönü Meydanı'na açılmaktadır. Sultan Abdülhamit tuğralı, taş tamir kitabeli, taş söveli ve taştan kemerlidir. Bu kapıdan girildiğinde boyutları yaklaşık 4.00x0.60 metre olan bir yol yer alır. Bu yolun sağında medrese ve misafirhane binaları, solunda türbe avlu duvarı yer almaktadır. Her iki yanında yapılar olmasına rağmen bu geçit?yol asla yürüyenlere sıkıcı bir hava vermemektedir. Türbe avlu duvarı lokmalı klasik demir parmaklıklı, 12 adet pencere ile şeffaf bir hale sokulmuştur. Bu uzun geçide güzel bir görünüm kazandırmak için medrese ve misafirhane binalarına; geçide bakan pencere aynaları, beyaz ve renkli taşlar, özel bir harç ile kakma tekniğinde bezenmiştir.

Camii

Çoban Mustafa Paşa Külliyesi'nin merkezini oluşturmaktadır ve tek kubbelidir. Sağ tarafta tek şerefeli minare yer alır. Beden duvarları küfeki kesme taştan olup profilli saçak kornişleri ile son bulmaktadır. Ön tarafta beş açıklıklı son cemaat yeri, kurşun örtü ile kaplı klasik tuğladan örülü kubbeleri hafif kemerlere oturmakta ve bütün bu ağırlık altı adet mermer sütun tarafından taşınmaktadır. Tamamen mermerden yapılmış ana giriş kapı portalinin üzerinde yer alan kitabede Arapça harflerle caminin Çoban Mustafa Paşa tarafından 1523 yılında yapıldığı yazılmaktadır. Ahşap geçmeli kapısı üzerinde ise 1522 yılı yazısı yer almaktadır.

Türbe

Çoban Mustafa Paşa öldükten sonra buraya defnedilmiştir. Caminin kıble tarafında yer almaktadır. Sekizgen bir plana göre yapılmış ve tek kubbelidir. Giriş tarafı kare kesitli dört mermer direk üzerine oturtulmuş. İç duvarlar renkli çinilerle kaplıdır. Ahşap kapısı geçmeli olarak yapılmıştır. Camları renkli ve vitraylıdır.

Güneş Saati

Mermerden yapılmış olup, türbe avlusu içinde yer almaktadır.

Şadırvan

Cami avlusunun ortasında yer alır. Merkezî mermer bir havuzun etrafına dizilmiş, kare kesitli 6 ahşap direk ile bunların üzerine oturtulmuş, ahşap kırmızı topuz çatı ve direkler arasında yer alan oturma sekilerinden ibarettir.

Kervansaray

Külliyenin kuzeyinde yer alır. İki bölüm halinde yer alan kervansarayın giriş kısmı bu bölümlerin tam ortasındadır. Kuzeydeki yoldan bir kapı ile tek kubbeli bir antreye geçilir. Sağ ve sol tarafta karşılıklı iki kapı yandaki iki ahıra açılır. Merdivenin üst tarafında yer alan kapı ise cami avlusuna çıkar. Giriş bölümünde iki yanda yer alan birer ocaklı oturma sekileri ise seyis ve görevlilerin dinlenmeleri için oluşturulmuştur.

Tekke ve Semahane

Tekke küçük bir avlunun üç kenarına yerleştirilmiş ocaklı 12 oda ile bu avludan ayrı bir kapı ile geçilen daha küçük bir avlu ve semahane yapısından oluşmaktadır. Tekke odalarının önünde sundurma çatılı revak bulunmaktadır. Semahane avlusundan ayrı bir kapı ile tekke bölümüne ait helalara geçilmektedir.

Misafirhane

Yolcuların konaklaması amacı ile işlev görür. Cami avlusunun doğu kenarını oluşturan yapı gruplarının ortasında yer almaktadır. Kuzeyinde tekke, güneyinde ise medrese vardır. Medrese ile misafirhane bağımsız iki ayrı yapı olarak düzenlenmiştir. Ancak uzaktan bakıldığı zaman tek bir yapıymış gibi görünür. İç avlunun her iki yanında yer alan ocaklı iki odanın görevliler için yapıldığı sanılmaktadır.

Medrese

Külliyenin güney?doğu köşesinde yer alır. Kuzeyinde, medresenin helaları ve misafirhane vardır. Batısında cami avlusunda geçişi sağlayan geçit vardır. Doğu ve güney tarafında ise yol vardır. Üstü kiremit örtülü olup, kirpi saçakları, oldukça yüksek duvarları vardır.

İmaret

Yoksulları ve kimsesizleri doyurma amacını güder. Türbe avlusunun batı kısmında uzunlamasına yer almaktadır. İki yanda kubbeli ikişer oda arasında yer alan mutfaklar yola doğru genişletilmiş ve üzerleri sekiz kubbe ile örülmüştür. Havalandırma, ateş bacaları, kubbeler üzerinde yer alan bir bacalar zinciri halinde yükselir. Bu da külliyeye tatlı bir görünüm sağlamaktadır.

Tabhane

Cami avlusunun kuzey?batı köşesinde yer alır ve biçim 'L' harfine benzer. Altı oda, iki eyvan ve helalar grubundan oluşur. Odalarda birer ocak bulunur. Cephe duvarları klasik tuğla, kaba tarafları küfeki taşlarla örülmüştür.

Ahşap ev

Külliyenin doğu köşesinde sonradan cami kandilcisi için yapılmış olduğu sanılan bu muhdes ev, tamamen külliyenin alanı içinde yer almaktadır. Ama sonraları her nasılsa şahsi mülk haline gelmiş...

Kütüphane

Külliyenin batı yönünde yer alan yapıların ortasında, cami avlusunun ana kapısı üzerinde mükemmel bir yapıdır.
Yorumlar
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner100