18 Ağustos 2006 Cuma 00:00
197 Okunma
Yazmak için el şart değil
İnsanın azmiyle dağları devirebileceğinin canlı kanıtı 34 yaşındaki Oğuz Mucurluoğlu... 20 senedir dişlerinin arasına sıkıştırdığı kalemiyle yazan ve hava, su gibi gördüğü edebiyata sevdayla bağlanan Mucurluoğlu, "Dinle Kardeşim" adlı ilk kitabını okurla buluşturdu. ~|~


 Oğuz'un öyküsü, 1972 yılında bir Başkent sabahında başladı. Doğumundan 40 gün sonra geçirdiği sarılık yüzünden el ve ayaklarını kullanamadığı belirlenen oğlunu 9 yaşına gelene kadar okula yazdıramayan annesi, onun sosyal bir birey olarak yetişmesi için sağlıklı çocuklarla bir arada okumasını istedi. Başlarda bu isteğine olumlu yanıt alamayan Meral İpek, üst kattaki sınıfına çıkması için oğlunu yıllarca sırtında taşıdı.

 Okul çağlarında annesi ile babası ayrıldı, bunun üzerine Oğuz için Yenimahalle Belediyesinden destek istediler. Oğuz Mucurluoğlu, belediyede temizlik işçisi olarak göreve başladı.  
 Sonunda liseden mezun olan Oğuz, üzerine Gazi Üniversitesi Çevre Bölümü, Anadolu Üniversitesi Halkla İlişkiler bölümlerini bitirdi. ''Ben bütün ömrümü bu işe adadım, Ama şimdi biliyorum Oğuz ben öldükten sonra ayaklarının üzerinde duracak. Artık içim rahat" diyen annesinin yaşamdaki en büyük dileği böylece yerine geldi.   
Annesine ithaf etti

 Okul yıllarının başında ismini bile yazamayan Oğuz Mucurluoğlu, zamanla dişlerinin arasına sıkıştırdığı kalemle yazmayı öğrendi.
 Katıldığı bir yaz kampındaki izlenimlerini kaleme alarak yazarlık serüvenine adım atan Oğuz, 1999 yılında Uğur Mumcu Araştırmacı Gazetecilik Vakfı'nda burslu olarak yazarlığa hazırlık dersleri almaya başladı. Seminerlerin ardından yolu Cezmi Ersöz ile kesişti. Ersöz'ün de desteğiyle çeşitli dergilerde yazıları yayımlanan Oğuz, sonunda ilk kitabı için harekete geçti.
 Dişlerinin arasına sıkıştırdığı kalemi ve zaman zaman da bu kalem yardımıyla kullandığı bilgisayar klavyesinde kitabını yazan Mucurluoğlu, ilk kitabını okuyucuyla buluşturdu.
 Mucurluoğlu, özrünün kendisini asla yıldırmadığını, hatta daha azimli olmasını sağladığını söyledi.
 Kitabını yaşam boyu kendisine destek olan annesine adadığını belirten Mucurluoğlu, "Bu kitabın üzerinde benim ismim yazıyor, ama aslında annemin isminin yazılması gerekli" dedi.
 Edebiyatın yaşamında hava, su gibi olduğunu ifade eden Mucurluoğlu, "Benim için müzik dinlemek ve kitap okumak gündelik zaman pastasının en güzel dilimi. Bu dilimi tüketirken yazılarımla yaşama dair sevgi meşrubatını da yanında yudumluyorsam müthiş haz alıyorum oluşan tattan..." sözleriyle yaşama bağlılığını dile getirdi.

 

Yorumlar
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner122

banner121