25 Haziran 2005 Cumartesi 00:00
157 Okunma
Yollar
"Allah'ım, bize bizimle günahlarımız arasında engel meydana getiren bir korku, Cennete ulaştıracak bir itaat, dünya musibetlerini kolaylaştıracak bir inanç ver." Sizinle paylaştığım bu dua, Resuli Erkeme (sav) ait.
Yolların insan hayatındaki önemini anmadan geçebilir miyiz? Yollar vardır taşlıdır, çamurludur, kimi ağaçlıdır, kimi çöl içindedir, bahçe içindedir. Peki ya maneviyatın yolları?.. Çileyle döşenmiş, sabır isteyen, özveri gerektiren fakat verdiğiniz kadarını hatta daha fazlasını size armağan eden yollar... Bir kamil insanı kendinize rahber olarak seçtiyseniz daha önce farkına varamadığınız güzellikleri ve olağanüstülükleri (Peki, olağanüstülük nedir?) fark eder, gönlünüze nakşeder, gerçek yolun ne olduğunu ve bütün kamil yolların Allah'a vuslat için varolduğunu keşfedersiniz.
Bir yolun yolcusu olmak ne demek bilir misiniz? Bir yola baş koymak, o yoldan çıkmamak için elinizden ne geliyorsa yapmak, birlikte yürüdüğünüz, insanları sevmek, onları da canınızdan bilmek, Habibi Kibriya'nın (sav) sevgisine ulaşabilmek için önce onu çok seven birini sevmek ve sevdiğinde yitirmek kendini, kül olmak, erimek... Dağ başlarındaki karlar eridiğinde coşarsa, işte öyle kendini unutarak çoşmak, aşk okyanusunda bir katre olmak... Evet unutmak, nefsini unutmaktır.
Bir yolun yolcusu olmak önce hangi yolda yürüdüğünüzün farkında olmayı gerektirir. Yollar hafife alınmaz, birlikte yürüdüğünüz, güzel işler için işbirliği yapacağınız, beraber ter dökeceğiniz, yorulacağınız insanlar da hafife alınmaz. Allah (cc) insanlara zulmetmez, insanlar kendi kendilerine zulmederler.
İnsanın Allah (cc) için katlandığı her sıkıntının bir mükafatı mutlaka vardır, ama görmek için sabır ve diri bir kalp gerekir. Kalpleri diriltense Allah'ın zikrinden gayrısı olabilir mi? Okurken yazarken ve düşünürken, düşünceleri tartarken, elerken ve seçerken neye bağlıyız, neyden etkileniyoruz ve neye kafa yoruyoruz? Bunları idrak etmek için yardıma ihtiyaç duyuyoruz ve başkalarına ne kadar yardım edersek biz de o kadar yardım alıyoruz. Fakat insanlara yardım etmeden önce kendimize yardım etmemiz gerekiyor, nasıl? "Bilmiyorsanız zikir ehline sorunuz", çünkü "Allah'ı zikir en büyük ibadettir". İnsana en çok zevk veren şeyin ki, muhabbetullah'tır zikrin içinden geçtiğini keşfedebiliyoruz. Resuli Ekrem bile günde yetmiş bin hicab aştığı halde O'nu hakkıyla tanıyamadığını söylüyor, biz zikrullah ile hangilerini aşabileceğimizi tahmin edebilir miyiz?
~|~
Yorumlar
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner100