İsrail, Filistinlilere karşı soykırım uygulamaya devam ediyor. Dünyanın gözü önünde bir millet yok ediliyor. Toprakları adım adım işgal edildi, şimdi üzerinde yaşayanlara etnik temizlik yapılıyor.
BM kınamadan öteye gitmiyor. 
Dahası, İsrail, BM’yi takmıyor. 
İşbaşına gelen bütün ABD başkanları, “önceliklerinin İsrail’i korumak olduğunu” deklare ederek, göreve başlarlar. Trump, bununla kalmamış, Kudüs’ü İsrail’in  “başkenti” ilan edip, elçiliğini Kudüs’e taşıdı.
Elçilikte ABD ve İsrail birlikte kutlama yaparlarken, İsrail askerleri, sadece protesto eden silahsız, 55 insanı katletti, bin 500 insanı ise yaraladı.  Direnişin tekerlekli sandalyeli simge ismi Gazi Salah’ı dahi şehit etti.
Şehit edilen Filistinlilerin cenaze törenlerinde açılan yüzlerinde, güldükleri görülüyor. Filistinlilerin ölüleri bile gülüyor. Çünkü ölü değil, onlar şehitler. Ölen Filistinliler ölü değiller ama yaşayan Müslümanlar, gerçek birer ölüler.
“Başlarına bir felaket gelmesinden korktukları için, Yahudi ve Hıristiyanların etrafında dönen” ölüler.  
Türkiye mi?
Türkiye birçok konuda olduğu gibi özellikle Filistin konusunda da, tam bir “siyaset münafıklığı” izlemekte… “Türkiye” demeye dilim varmıyor, tabi ki siz, iktidar anlayacaksınız. Ülkemizde ne yazık ki, Filistin konusunda, karnesi en bozuk siyaset, “İslamcı” ve “sağ” siyasetler oldu.
ABD ve İsrail’i sağ elle tutmayı “sağcılık” bildiler. NATO’nun “sağ” kolu oldular hep. “Solcu” gençler ise gidip Filistin’de savaşıp, şehit oldular. Sol, “Amerika katil” derken, sağ, 6. Filo’yı kıble edindi.
AKP hele bu konuda, en ikiyüzlü siyaseti sürdürmektedir. Bir düşünün lütfen, İsrail’in NATO nimetlerinde yararlanması için, imza verdi. Üye bir ülkenin reddetmesi durumunda, buna imkân yok iken, AKP, çaktı imzayı.
Neden?
Çünkü Kürecik Radar Üssü’nden istifade etsin, NATO korumasına girsin diye. İsrail’in Demir Kubbe Savunma Sistemi, Kürecik ile entegre içerisinde çalışıyor. 
Konunun uzmanı emekli Tümgeneral Beyazıt Karataş, şunları söylüyor: 
“Kürecik Radar Üssü, 2010 yılında NATO kararı ile kuruldu. Bu radar istemi 2012’nin Ocak ayında ABD’den getirilip buraya yerleştirildi.  Bu radar, Türkiye, İsrail ve Katar’da var ve İran’a karşı kuruldu. 2018’de ise BAE’ne kurulması planlandı. Kürecik’teki bu radar İran’ı tam gördüğü için, erken ihbar özelliğiyle önce İsrail’i bilgilendiriyor.”
İsteyenler, Ersin Eroğlu haberinde, NATO MISSILE SHIELD grafiğini inceleyebilirler.
Kürecik’teki radar Türkiye’yi korumuyor ama İsrail’i koruyor. Türkiye NATO üyesi ama Türkiye bundan istifade edemiyor. Şimdi bu istemi buraya diken AKP, İsrail’i mi koruyor Türkiye’yi mi? AKP, İsrail konunda mı daha özverili Türkiye konusunda mı, takdirlerinize bırakıyorum.
İsrail’i Kürecik’te koru, Yenikapı’da telin et!
Bunların hocaları da böyleydi. Ömrü İsrail aleyhinde konuşmakla geçti ama İsrail ile yaptığı, 21 gizli anlaşma halen devam ediyor. Üzeyir Garih, onun bu dünyada en yakın dostuydu. Hava sahası eğitim için elverişli olmayan İsrail pilotları, Erbakan imzasıyla Konya semalarında eğitildiler.
Bir buçuk milyar Müslüman var, herkes İsrail’den şikâyetçi ama İsrail küçüleceğine, hep büyüdü, bu işte bir yanlışlık yok mu? AKP, geldiğinden beri İsrail, süper İsrail oldu. Müslüman ülkeler tarumar olurken,  İsrail, Ortadoğu’nun süper gücü oldu.
Saddam mı, İsrail için yok edilmedi?
Kaddafi mi hunhaca öldürülmedi mi?
Ve Esad mı İsrail için, devrilmek istenmedi?
“Esad İsrail’in baş düşmanı” diyen Netanyahu’dur. Esad’ı devirmek için Suriye’yi yakıp yıkan Batı yanında yer almak, İsrail’e hizmettir.
Suriye yönetimini devirmenin, İsrail’e hizmet ettiğini görmeyenden lider olmaz. Yok görüyor, buna rağmen İsrail tarafını seçiyorsa, söylenecek söz bulamıyorum. İsrail’in düşmanlarına düşman olmak, 15 yıldır AKP dış politikası oldu.
İsrail için Irak parçalandı, Suriye parçalanıyor, İran hedefte, Türkiye, İran’dan sonraki hedef. Genişletilmiş Büyük Ortadoğu Projesi, Büyük İsrail’i kurmak için var. Hal böyle iken “bu projede Türkiye’nin görevi var, eşbaşkanlık bize verildi” diyen, Uganda Başbakanı değildi herhalde.
Türkiye, asla somut adımlar atmaz çünkü başında AKP var. Camilerde sala okumak, gıyabi cenaze namazı kılmak dışında. Kendi vatandaşını İsrail katlettikten sonra, İsrail’e açılan davayı dahi engelleyen bir yönetim, neyi telin ediyor. 
Kudüs, 1918’de Türklerden çıktı, İngilizlerin eline geçti. Tam 100 yıl sonra, İsrail’in “başkenti” yapıldı. Tarihler rastlantı mı sizce?
Prof. Dr. Haydar Baş, 6 ay önce iktidara Kudüs konusunda bir tavsiyede bulundu. “Mescid-i Aksa İslam dünyasının başkenti ilan edilsin” dedi. İktidar ne yaptı, Kudüs’ü böldü. “Doğu Küdüs, Batı Kudüs” deyip durdu. Yetmedi, Papa’yı çağırdı.
Kudüs, içinde barındırdığı kıymetten dolayı İslam’ın kutsalı iken, Papa’ya gitmek, küresel bir projedir. Dinlerarası Diyalog projesi. Yani, iktidarın Kudüs’ü müdafaası(!) bile BOP’a hizmet ediyor. 
Elbette amacım Kudüs üzerinde iktidarı vurmak değil. Ancak Kudüs ile kandıran bir zihniyetin samimiyetsiz ve mide bulandırıcı, ikiyüzlü siyasetini, deşifre etmek gerek. 
Hiç lafa gerek yok, eğer zerre samimiyet varsa, Kürecik radar üssünün elektriğini kesin. Ama Yenikapı’da bağırmak daha iyi geliyor, iktidara. Çünkü seçim var!
Canavarla parçala, otur mazlumla ağla!

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.