ABD baktı ki Ortadoğu?ya yapacağı müdahale için tam olarak geçerli bir sebep yok, 1991?de Saddam?a Kuveyt?in arka bahçesi olduğunu ve oraya girmesi durumunda buna göz yumacağı sinyallerini verdi ve bundan cesaret alan Saddam hemen Kuveyt?i işgal etti. Bu gerekçeyle ABD Irak?ı vurdu ve Körfez Savaşı başladı. Fakat dünya kamuoyunda gerekli desteği bulamayan ABD, kendi iç problemleri de buna eklenince ?halkın baskısı, ekonomik sorunlar, iç siyasetteki sıkıntılar ? savaş durdu. Gerçi o planladığı işgali yapabilmek için önemli bir adım atmıştı. Kuzey Irak?ta kendi kontrolünde oluşan bir peşmerge yapılanması kurmuştu ve gerek İsrailli ve gerekse ABD?li bir çok ajanın da görev aldığı İsrail?den sonra ikinci bir çıbanın temelleri atılmıştı.

2004 seçimleri için Demokrat Parti başkan aday adaylarından Lyndon LaRouche?un 11 Eylül saldırılarından 48 gün önce (24 Temmuz 2001) BM çatısı altında yaptığı konuşma pek dikkat çekmemişti. Oysa artık o konuşmaların Ortadoğu?da yaşananlar nezdinde artık bi~|~r karşılığı var... Bakın LaRouche konuşmasında ne diyordu; ?Çeşitli nedenlerden dolayı Ağustos, Avrasya?da bir savaş başlatmak için iyi bir ay ve bir savaşın eşiğindeyiz. Savaş artık savaş istemeyen(!) İsraillilerden ve Araplardan çıkmıyor. Savaş temel olarak İngiltere, Avustralya ve Amerika?daki bazı kişiler tarafından planlanıyor. Ortadoğu?da savaş patlamak üzere, İsrailli bir delinin Şaron?u öldürdüğünü ve suçu Araplara attığını varsayalım. Böylesine kızgın bir ortamda İsrail?de yönetime geçecek deli de halihazırda hedef şehirler olan Şam, Bağdat ve Tahran?a karşı toplu imha silahları kullanmakta tereddüt etmeyecektir. Eğer bu, İsrail?in Kudüs?te bir camiyi işgal ettiği bir ortamda gerçekleşirse Avrasya?nın tamamında yankı bulacak ve sonuçlarının nereye varacağı hesaplanamayan bir din savaşı çıkabilir.? LaRouche, bu ifadelerle Armagedon Sancakları?nın açıldığını ifade ediyordu. (Kod Adı: Kılıçbalığı?11 Eylül senaryosu. Mustafa Aydın,Aydoğan Vatandaş)

ABD için hem kendi içinden hem de dünyadan daha büyük bir destek gerekiyordu. Bunun için bütün dünyayı sarsacak bir olay yaşanması gerekiyordu. Bu sıralarda hala kesin bir kanıt bulunamayan bir çok şüpheyi içinde barındıran 11 Eylül saldırıları oldu. Bu olayın en ilginç tarafı, bize yıllardır filmlerde uçan bir sineği bile gözden kaçırmayacak teknolojiye sahip olduğu vurgulanan ABD?de, ne CIA ne de FBI fark edebilmişti. Ama şu bilinen bir gerçek ki, onların haberi olmadan böyle bir saldırının da olması mümkün değildi. Deliller sunuldu. Terörist isimleri söylendi. Bazıları yıllar önce ölü, bazıları da uçağa binmemiş kişiler çıktı. Pentagon?a uçak çarptı dendi. Halbuki otoritelerin de ifade ettiği gibi yolcu uçağı çarpmış olsaydı Pentagon?un tamamen yıkılması gerekiyordu. Halbuki açılan delik oldukça ufaktı.

ABD delillerle zaman kaybetmekten vazgeçip, olayı oldu bittiğe getirip, hiçbir geçerli delil de sunmadan, dağ başında dünyada olup bitenleri belki de sadece ?tabii ki varsa? televizyondan öğrenme imkanı olan, daha da ilginci ABD?nin ortaya çıkardığı Usame bin Ladin?e suçu attı. Yine garip ama gerçek olan, 11 Eylül saldırılarından önce FBI başkanının ?Ladin?in attığı her adımı biliyoruz? resmi beyanatına rağmen, Usame bin Ladin?i değil de, binlerce masum insanı yok etti.

Böylece ABD, sudan sebeplerle, gelecekte hedeflediğini yapabilmek için stratejik bir noktaya yani Afganistan?a üssünü yerleştirmişti. Burası hem Çin, hem elinde nükleer silah olan Pakistan, hem de ?bana kalırsa asıl olan? ileride müdahale yapacağı Ortadoğu için önemli bir üs olacaktı.
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner100