Küresel ticarette serbestliği savunan ve kuralları koyan ABD, şimdi o kuralları ihlâl ediyor. ABD Başkanı Trump, “önce Amerika” sloganıyla serbest ticaret kurallarına aykırı bir dizi korumacılık önlemleri aldı. Bu önlemlerden biri Çin ürünlerine yüzde 25’lik ek vergi koymaktır. Çin de misilleme yapınca küresel ticarette savaş başlamış oldu. 
ABD Başkanı Trump, bu uygulamasını eleştirenlere şöyle cevap vermiştir: “Ticaret savaşları iyidir.” Savaşın iyisi olur mu? Olmaz, ama ABD Başkanı Trump’a göre, hangi savaş olursa olsun, ABD’nin çıkarlarına uygunsa, o iyidir. ABD, işte bu anlayıştan hareket etmektedir. Ancak ticaret savaşında ABD’nin kazanacağı kesin değildir. Çünkü ekonomide güç dengesi ABD’nin aleyhine değişmiştir.
Uluslararası Para Fonu (IMF) Başkanı Christine Lagarde, ABD’nin dünya ticaretindeki serbest akıştan en çok yararlanabilecek ülkelerden biri olduğunu belirtti ve şöyle dedi: “ABD ile Çin arasındaki çekişme yüzünden küresel ekonominin ufkunda karanlık bulutlar birikmeye başladı.” Gerçekten de ABD Başkanı Trump’ın başlattığı ticaret savaşı, dünya ticaretinde büyük etki yapmıştır. 
Bundan dolayı bazıları dünya ticaretine yeni ayarlar vermenin gerekliliğinden söz ediyor ve şöyle diyorlar: “ABD Başkanı Trump, ticaret savaşında Pandora’nın Kutusu’nu açtı. Artık bundan böyle eskiye dönüş mümkün olmayacaktır. Küresel ticaret ve haliyle küresel ekonomi yeniden şekillenecektir.”
ABD Başkanı Trump, ABD için ticaret savaşını başlatmanın kaçınılmaz olduğu görüşündedir. Diyor ki : “Çok aptalca olan ticaret anlaşmaları ve politikaları nedeniyle ABD’nin yıllık 800 milyar dolar bütçe açığı oluyor, buna son vermek gerekiyor.” Görülen o ki, ABD Başkanı Trump, bütün umudunu ticaret savaşına bağlamış bulunmaktadır. 
Esasen ticaret savaşları çok eskiden beri yaşanmaktadır. Daha doğrusu ticaret savaşları bir paylaşım savaşıdır. Bu, Batılıların anlayışlarının eseridir. Üzerinde güneş batmayan imparatorluk olarak adlandırılan İngiliz İmparatorluğu, ekonomik büyümesini sömürgeyle, yani ticaret savaşlarıyla sağlamıştır. İngiliz İmparatorluğunun yerine geçen ABD’nin aynı politikayı sürdürmesi gayet tabiidir. 
Ne var ki, dünya değişmiş, yeni bir döneme girmiştir. Bir başka deyişle, İkinci Dünya Savaşı’ndan sonra kurulan dünya düzeni ömrünü tamamlamıştır. Bunu ilk görmesi ve kabullenmesi gereken ülke ABD’dir. Maalesef ABD, hâlâ aynı düzeni ayakta tutmak için hamleler yapmaktadır. Ancak bu hamleler hiçbir işe yaramamakta, tam tersine hem ABD, hem de dünya için zararlı sonuçlar vermektedir.
Özetle ifade edersek, küresel ticaret yeni bir sürece girmiş durumda. Başta devletler olmak üzere, küresel düzeyde iş yapan şirketler yeni sürece uygun politikalar geliştirmek zorundadırlar. ABD gibi bir ülke, serbest ticaretin kurallarını hiçe sayarak korumacılık önlemlerine başvuruyorsa, diğer ülkeler de aynı yolu izlemelidirler. 
Ticaret savaşları, ekonomi modellerinin sorgulanmasını da gündeme getirmiştir. Söz konusu ekonomi modellerini, Milli Ekonomi Modeli ile yıllar önce sorgulayan ve temelsizliğini ortaya koyan Prof. Dr. Haydar Baş olmuştur. Bu gerçeği görmeyen ve inkâr edenler, gerçeğe değil, yalnızca kendilerine zarar vermektedirler.

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.