Tam 94 yıl geçmiş Lozan Antlaşması’nın üzerinden. Ama bu zaman içinde sular bir türlü durulmadı. Kimi vatandaşlar Lozan’ı zafer, kimileri ise hezimet olarak göstermektedirler.
Lozan’ı hezimet olarak gösteren insanlara fazla şaşırmamak gerekir. Çünkü bu insanların dedeleri Kurtuluş Savaşı’na karşı oldukları biliniyor. Bu toplum bir taraftan kurtuluş Savaşı mücadelesini veriyor bir taraftan da bu mandacı yabancı ajanlarla ve onların kışkırtıcıları ile uğraşıyordu. Onun için bu insanların içlerindeki kin ve ulusal yapıya karşı o kadar kızgınlar ki, Kurtuluş Savaşı’nı bile inkâr edebiliyorlar.
Lozan’ı hezimet gösterenler ya tarih bilgileri yok veya saptırıyorlar. Mondros Ateşkes Antlaşması’nı bir gözden geçirin Allah aşkına. Adamlar ordularımızı dağıtmışlar, silahlarımızı almışlar, ekonomimize el koymuşlar. Ya peşinden gelen Sevr Antlaşması’na ne demeli? Ülkemiz işgal edilmiş. Kalelerimize girilmiş. Namus kavramı ayaklar altına alınmış. Ulus diye bir kavram yok ortalıkta.
Sen bu şartlardaki bir ulusun zaferini hezimet olarak göstermeye kalkarsan inan Sevr’de almak isteyip de alamayanların ekmeklerine bal sürmüş oluyorsun.
İstanbul işgal edilmiş, İzmir’e Yunan orduları girmiş. Doğu, Güneydoğu topraklarımız yabancıların işgali ve gözetimi altında.
Balkan Savaşlarında, Birinci Dünya Savaşı’nda genç nüfusunu kaybetmişsin. Kalanlar da yorgun ve umutsuz. Bu koşullarda yapılan bir Antlaşmaya ve kazanılan zafere hezimet diyorsan gerçekten sen tarihi bilmiyorsun.
Kurtuluş Savaşı'nda kazanılan zafer sonrası Lozan Antlaşması, 24 Temmuz 1923 tarihinde İsviçre'nin Lozan şehrinde, Türkiye Büyük Millet Meclisi temsilcileriyle Birleşik Krallık, Fransa, İtalya, Japonya, Yunanistan, Romanya, Bulgaristan, Portekiz, Belçika ve Yugoslavya temsilcileri tarafından, Leman gölü kıyısındaki Beau-Rivage Palace'ta imzalanmıştır. 
Peki, Lozan antlaşması nedir, Lozan süreci nasıl yaşanmıştır ve Lozan'ın koşulları nelerdir? Bu soruları irdelemeden  bu anlaşmayı anlayamayız.. İşte Lozan Antlaşması ile ilgili tüm bilgileri yukarıda anlatmaya çalıştım.
TBMM Hükümeti'nin Yunan kuvvetlerine karşı elde ettiği zaferin peşinden Mudanya Ateşkes Antlaşması imzalanmıştır. Bunun üzerine Sevr'in tarafı olan İtilaf Devletleri 28 Ekim 1922'de TBMM Hükümeti'ni Lozan'da toplanacak olan barış konferansına davet ettiler. Lozan'da barış şartlarının görüşülmesi için Mustafa Kemal Atatürk, İsmet Paşa'yı görevlendirmiştir. Mudanya görüşmelerine de katılan İsmet Paşa Lozan'a baş temsilci olarak gitmişti. Bu süreçte İsmet Paşa Dışişleri Bakanı oldu ve çalışmalar hızlandırıldı. İtilaf Devletleri Lozan'a TBMM Hükümeti üzerinde baskı kurmak için İstanbul Hükümeti'ni çağırsalar da bu duruma tepki gösteren TBMM Hükümeti, 1 Kasım 1922'de saltanatı kaldırmıştır.
Mustafa Kemal Atatürk Nutuk'ta Lozan zaferini Şöyle anlatmıştı: “Benzeri görülmemiş bir siyasi zafer eseridir!”
TBMM Hükümeti Lozan Konferansı'na Misak-ı Milliyi gerçekleştirmeyi, Türkiye'de bir Ermeni devletinin kurulmasını engellemeyi, kapitülasyonları kaldırmayı, Türkiye ile Yunanistan arasındaki sorunları (Batı Trakya, Ege adaları, nüfus değişimi, savaş tazminatı) çözmeyi ve Türkiye ile Avrupa devletleri arasındaki sorunları (ekonomik, siyasal, hukuksal) çözmeyi amaçlamış, Ermeni yurdu ve kapitülasyonlar hakkında anlaşma sağlanamazsa görüşmeleri kesme kararı almıştır. Ve Konferans kesilmiş. Ama ikinci kez toplanan Lozan Konferansı’nda bizim isteklerimizin çoğu kabul edilmiştir.
Bağımsız devlet kurmak, özgür bir toplum yaratmak için canlarını, kanlarını veren o kahramanları şükranla anıyorum. 
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner100