Türkiye’nin tapu senedi Lozan. Kimse bunu inkâr edemez. İnkâr eden de boşu boşuna inkâr etmiş olur. Üzerinde yaşadığımız bu toprakların bize ait olduğunu tescilleyen Lozan’a, en fazla devlet erbabını sahip çıkması lazım.
Ama devlet erbabının Lozan konusunda kafası karışık.
Dün ak dediklerine bugün kara diyorlar.
Dün “harika” dediklerine bugün “tu kaka” diyorlar.
Cumhurbaşkanı Erdoğan da bu konuda bizi çok şaşırtan isimlerde biri.
Mesela, 2016 yılı eylül ayında Saray’da muhtarlara yaptığı konuşmada Lozan’a verip veriştiriyor:
“Birileri bize Lozan’ı zafer diye yutturmaya çalıştı. Karşımızdaki adaları Lozan’da verdik. O masaya oturanlar, o anlaşmanın hakkını veremediler.” 
Oysa aynı yılın temmuz ayında şöyle diyordu:
“Bu anlaşma yeni kurulan devletimizin tapusu niteliğindedir. Bu düşüncelerle, Lozan Barış Antlaşması’nın 93. yıldönümünde, Cumhuriyetimizin banisi Gazi Mustafa Kemal başta olmak üzere, anlaşmanın mimarı olan tüm devlet adamlarımızı rahmetle anıyorum.”
İki ay önce Lozan’ı imzalayanları alkışlayan, takdir eden, onlara rahmet dileyen hatta Lozan’ın zafer olduğunu ilan eden Erdoğan, daha sonra  “Lozan’ı bize zafer diye yutturdular” diyordu.
Yine geçtiğimiz yılın aralık ayında Yunanistan ziyaretinde Lozan anlaşmasına duyduğu memnuniyetsizliği “Lozan’ı güncellememiz lazım” çıkışından anlıyoruz.
Erdoğan’ın CHP lideri Kılıçdaroğlu’na hitaben “Adaları Lozan’da siz verdiniz siz!” diye çıkışmasının üzerinden bir ay bile geçmedi. 
Dolayısıyla Lozan konusunda Erdoğan’ın ne dediğini anlamaya çalışıyorum:
“Lozan yeni kurulan devletimizin tapusu niteliğindedir, bu anlaşmayı imzalayan Gazi Mustafa Kemal’i rahmetle anıyorum” açıklamasını baz alırsak, “Lozan’ı bize zafer diye yutturdular, adaları Lozan’da verdik” tepkisi ne oluyor?
Erdoğan’ın Lozan konusundaki kafa karışıklığını sebebinin Kadir Mısıroğlu’nun yazdığı “Lozan zafer mi hezimet mi” kitabı olduğunu tahmin etmek zor değil. Erdoğan’ın, böbrek yetmezliğinden dolayı hastanede yatan Mısıroğlunu ziyaretinden basına yansıyan fotoğraflara bu duygular içinde baktım. 
Mısıroğlu’nun yazdıklarının tarih bilimi ve Lozan’ın gerçek ruhu ile hiçbir alakası yok. Belgelerle değil duygularla ve nefretle yazılmış bir kitap. Yedi düvele karşı savaşmış kuvayı milliye kahramanlarına duyduğu nefreti kusan bir kitap. Dize getirdiği emperyalistlerin karşısına “adam gibi” oturup, o günün şartlarında en mükemmel anlaşmayı yapan “kahramanlara” küfürle, hakaretlerle dolu bir kitap.
Zaten, Mısıroğlu o tarihte yaşasaydı Türk tarafının değil Yunan tarafının yanında yer alacağını açıkça ilan eden pek çok konuşma yapmıştı. İşte bir demet:
“Yunan harbinin Türk tarihi içinde hiçbir ehemmiyeti hiçbir değer yoktur. Yunan’ı yendim diye bayram yapmak, bu milleti küçültmektir.”
“Yunan harbindeki şehitlerimiz nereden bilsin
başlarındaki adamın Yunan’ın yapamayacağını yapacağını.”
“Bizim gâvurumuz Yunan gâvurundan daha şiddetli. Beni tefe koyarlar ama keşke, Yunan galip gelseydi. Ne hilafet yıkılırdı ne şeriat yıkılırdı.”
Görüyorsunuz ki karşımızda Türkiye adına değil, Yunanistan adına konuşan, yazan bir kişi var. Oysa bütün dünya biliyor ki, biz kurtuluş savaşında Yunan’ı değil onu önümüze atan İngilizleri hezimete uğratmıştık aslında.
Bundan dolayıdır ki, Mısıroğlu, Atatürk’e hakaretten dolayı yurt dışına kaçtığında İngiltere’ye sığınmıştı!
Erdoğan, Ege adalarının kimin zamanında Yunan’a verildiğine dair tarihi vesikalar hazırlatıyormuş.
Bence bu vesikalar Mısıroğlu’nun kitaplarından olmamalı.
Bu konuda çok daha kapsamlı ve somut belgeler zaten devlet arşivlerinde var.
Demem o ki, Erdoğan’ın “o fotoğrafını” hiç şık bulmadım.
Anlaşılıyor ki Lozan konusunda kafa karışıklığı ile dolu günler devam edecek.

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
Avatar
Mehmet Ali Gunaydin Karabük 2018-02-24 13:41:34

RABBİM çabalarinizi bereketlendirsin tesirli eylesin