Kendi tabanından ve misyonundan bu kadar uzaklaşmasına rağmen, hala hiçbir şey olmamış gibi hareket ediyor ?MHP yönetimi?. Hala partinin kaydığı yanlış istikametin çakıllı yollarında parti de, ilkeler de, kadrolar da, taban da darmadağın olmuş durumda. Parti içinden ve dışından yangınlar yükseliyor, ne acıdır gören yok.

Bu dağınıklık içindeki MHP?de bir bakan; Faruk Bal, hiçbir şey olmamış gibi beyanat veriyor: ?MHP Genel Merkezi ile bir bütündür. Genel Merkez ve Genel Başbakanları ne derse tabanı da onu destekler!?

Bakan Bal, partiyi ve seçmenini demokratik bir kurumun iki parçası gibi değil, totaliter bir rejimin emir?komuta zinciri içinde hareket eden iki unsuru gibi görüyor anlaşılan. Bir tarafta krallar var öbür tarafta kullar, bu mantığa göre. Kral ne derse, ne yaparsa, nasıl vahim hatalar işlerse işlesin, ?seçmen kullar? sürüler halinde ?alınan kararları tasdik edecektir? Bakanın çizdiği ?itaat sosyolojisine? göre.

Bakan Bal?a samimi olarak sesleniyorum: Ortada MHP tabanı mı ~|~kaldı Sayın Bakan? Siz hangi tabandan bahsediyorsunuz? Sürekli arkanızda duran, vilayetten vilayete gittiğinizde size koyun, deve kesen bir avuç taşıma kalabalığa taban diyorsanız ona bir sözümüz yok.

Ama bu bir avuç kişinin dışında, tabanınız filan kalmadı. MHP ?harabat? haline döndü. Taban da, kadrolar da küstürüldü: Yarın arkanıza döndüğünüzde sizinle yürüyen kimseyi göremeyeceksiniz. Size oy veren, size gönül veren, size destek veren insanları uğrattığınız hayal kırıklığının vebali çok büyüktür.

O taban ?Türk milletinin ve Türk milliyetçiliğinin bayraktarı? olduğunu söyleyen MHP?ye IMF?nin, Dünya Bankası?nın, ABD?nin, uluslararası şirketlerin kapıkulu olsun diye mi oy verdi ki, hala peşinizden geleceklerini zannediyorsunuz?

Bırakınız tabanı, MHP?nin kendi içinden, Kahramanmaraş Milletvekili Edip Özbaş ve 30 arkadaşının Devlet Bahçeli?ye yazdığı ?uyarı mektubunun? mürekkebi daha kurumadı. Bakınız ne diyor mektubunda Özbaş;

?İki yıllık iktidar döneminde takip edilen siyaset, partimizi kimliğinden uzaklaştırmış, büyük geçmişi ile karşı karşıya getirmiş, bize oy veren insanlarımız dahil bütün vatandaşlarımızı hüsrana uğratmıştır.

Globalleşme ve küreselleşme, devletin küçültülmesi, özelleştirme gibi kavramların arkasına sığınılarak, yeni sömürgecilik anlayışına kapı aralayan ekonomik ve politik uygulamaların mahkum bir hükümetin tutsak ortağı olunmuştur.

Bu olumsuz gelişmeler yaşanırken Türk milliyetçiliği adına geliştirilmiş, MHP?nin birikimli olduğu siyasi, sosyal ve ekonomik konulardaki hiç bir projesi gündeme alınmamıştır.

(...) Millet artık her kesimi ile sokaklarda ve mevcut durumun sorumlularına ortak olarak MHP?yi suçlamaktadır.

(...) MHP?nin ve ülkücü hareketin yetiştirdiği ülkücü milliyetçi kadrolar maalesef değerlendirilmemiş ve hatta özellikle dışlanmış, devlet yönetiminden uzak tutulmuşlardır.?

MHP?ye böylesine haklı ve keskin bir uyarı mektubu yazma gereği duyan ve partiden kopma noktasına gelen 30?40 milletvekilinin kapıkulu olmadığı, Genel Merkez ne derse tasdik etmeye hazır olmadığını anlıyoruz bu satırlardan.

Zaten MHP yönetimi bu milletvekillerinin uyarılarını ve bunun arkasından gelecek ciddi kopmaların farkında olduğu için ?kapatılan FP?den MHP?ye milletvekili transfer edileceği, partinin TBMM?de en büyük konuma geleceği? masalı pompalanıyor.

Biz, Alparslan Türkeş?li MHP?nin 3 milletvekili ile meclisi nasıl hallaç pamuğu gibi savurduğunu hatırlayanlardanız. Bu yönetim anlayışı ile MHP 250 değil, 350 milletvekiline ulaşsa ne yazar? Kaldı ki böyle bir transfer halinde bile ?biz koalisyon protokolüne bağlıyız, başbakanlığı almayız? deme acizliğini gösterecek kadar solun başbakanına tâbi olmaya böylesine meftun bir ?milliyetçi mantık? ne denli başarılı olabilir.

Edip Özbaş?ın uyarı mektubunda, partisini iktidarın başı olarak görmeye layık bulmayanlara da şu sert uyarı var: ?MHP?nin iktidar olmaya ve ülkeyi yönetmeye hazır olmadığını söylemek ise MHP?ye yapılabilecek en büyük hakarettir!?

Biz protokole bağlıyız diyenlere MHP?nin yarıya yakın milletvekilinin ortak tepkisidir bu.

Faruk Bal ve onun gibi düşünenler artık uykudan uyanmalıdır. MHP?yi destekleyip, bu desteğin bedelini devletin bütün güçleri üzerlerine salınarak adeta intikam alma peşine düşen bir garip mantıkla karşı karşıya kalmakla ödeyen ?o eski seçmenler? artık.

Kendilerini destekleyen ?kitle, kurum ve insanlara? böylesine vefasız bir yönetim anlayışı benimseyen, onlara sahip çıkmayan başka bir parti örneği var mı dünyada?

Bu topraklar için kanının son damlasını vermeye hazır bir ?milliyetçi düsturu? benimsemiş kadrolarını iktidarla nasiplendikten sonra ?bu toprakları dolar karşılığı yabancılara satmaya? izin veren bir gaflete imza atmalarının örneği var mıdır dünyada?

Önümde Sıkala Ajans?ın yaptırdığı bir kamuoyu araştırması var. Bu araştırmaya göre MHP?nin oyu yüzde 4. Nazif Okumuş bu kurumun araştırmalarının nasıl ?yüzde yüz? isabetli olduğunu çok iyi bilir. Zira 18 Nisan seçimlerinden önce MHP?nin alacağı oyu aynen tahmin eden Sıkala Ajans?ın bu araştırmasını Büyük Kurultay Gazetesi?nde manşetten verdirmişti, dönemin MHP Genel Sekreteri Nazif Okumuş.

Siz hangi tabandan bahsediyorsunuz Sayın Bal?
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner122

banner121