Sıbt İbn’il-Cevzi’ye göre Yezid üç şeyi çok severdi: Kadın, şiir ve müzik. N. Kemal de şu olayı nakleder: “Kadınlara karşı son derece düşkündü. Güzel bir kadın olduğunu duyduğu Irak’ın ileri gelenlerinden birinin karısı ile evlenebilmek için Muaviye’yi bir hayli sıkıştırmış, çeşitli hile ve düzenbazlıklara itmişti.”

Ama Cenab-ı Resul (a.s)’ın ve onun Ehl-i Beyt’inin Allah’ım binlerce salat ve selam üzerine olsun. Onların yaşadığı gibi dini yaşamayanlar ve her türlü iğrençliği, pisliği kendinden menkul Müslümanlığıyla çelişir bulmayanları kurtarmak lazımdı.

Neyle?

İşte bu iddiayla; amel/ibadet, ahlakî ölçüler başkadır, iman başkadır ayrılığıyla ya da, Müslüman iddiasıyla yaşayanları kurtarmak lazım neyle kurtarabilirsiniz, her türlü ahlaksızlığın toplamı olan Yezid’i neyle kurtarabilirsiniz: “Efendim amel imandan bir cüz değildir mümindir. Her türlü melaneti işlese de.”

* * *

Şimdi çok önemli bir konu başlığı iman ve amel-i salih belki en ihmal edilen bir konu ama öncelikle şunu söylemek istiyorum. Siyasallaşan bir İslam var, esas ana sorunumuz odur. Cenab-ı Resul (a.s)’ın Allah’tan alarak yaşayıp, örnek olarak ortaya koyup kendisi gibi gene vahyin terbiyesiyle şekillenen Ehl-i Beyt’in diğer mensuplarının da yine Cenab-ı Resul (a.s)’ı yaşayarak kendi hayatlarına tatbik ettikleri din, yavaş yavaş ruhunu, özünü kaybetmeye başlıyor. Bu belli bir yerden sonra artık -ben bu cümlede ısrarcıyım- yani Muaviye yeni bir din oluşturdu. Ve buna bağlı olarak yeni kavramlar da İslam’ın yeniden yorumlanması şeklinde bazı şeyler gündeme geldi. Kur’an-ı Kerim’in yarısı bilmem nerenin ilahiyatına inmiş diyorum. Diğer yarısı da bizim ilahiyatçılara. 

Bizim ilahiyatçıların da bu doğrultuda yeni bir din tarifleri ortaya çıktı. Oysa fakat sonraki dönemde yeni bir din tarifiyle mesela İslam, hicretten 70 sene, bir rivayette 110 sene sonra kullanılmaya başlanılan bir Ehl-i Sünnet Vel Cemaat tabiri vardır. Tamamen siyasidir, dinle bir ilgisi yoktur. Hatta ilahiyatçı arkadaşlar sınıf arkadaşlarımızdan bir grup var. Meşru iletişim ağında. Yazdı işte Cenab-ı Allah Ehl-i Sünnet Vel Cemaatten bizi ayırmasın diye bir arkadaş. Ben de dedim ki, bu kavram hicret 70’te üretilmeye türetilmeye başlandı. Ondan önce ölenlerin durumu nedir hocam Araf’ta mıydılar falan. O da cevap verdi. Bu bilimsel bir konudur falan çünkü başka diyecek bir şeyi yok çünkü tutarsız bir mantık. Ne demek yani hicret 70’ten ya da 110’dan önce olmayan Ehl-i Sünnet Vel Cemaat tabiri, ee ölen Müslüman’ın durumu ne!

Muhterem hocamın ifadesiyle hadisi şeriflerde Ehl-i Sünnet Vel Cemaat diye bir tabir yoktur, bir kavram yoktur ama hem ayeti kerimelerde hem hadisi şeriflerde Ehl-i Beyt kavramı vardı. Biz bunu Lübnanlı dostlarla sohbet ederken söyledik, adam çarpıldı yani ilk sefer böyle bir cümle duydu bizzat böyle gözlerimle şahit oldum. Bunlar nasip şeylerdir, bir insana Cenab-ı Hak bu tip şeyleri nasip eder. Bir cümle, söz ola kese savaşı, söz ola kestire başı, söz ola avlu aşı devamı var…

Şimdi bu siyasal bir kavram, bir başka kavram çok kullanılan bir başka siyasal kavram; Dört hak mezhep… Ne demek hak; ayet ve hadiste buyrulan demektir hak. Yani bir şeyin hak olması zıttı batıl olması nedir; ya ayet olması lazım ya hadis olması lazım. Dört hak mezhep diye Allah’ın Kur’an’ında bir beyan var mı? Hadisi şeriflerde var mı? Nereden çıkardınız bunu, dahası Ehl-i Sünnet Vel Cemaat tabiri hicret 70 ya da 110’da türetildi. Dört hak mezhep hicri 4. asırda telaffuz edilmeye başlandı. Çok korkunç bir şeydir. Hadi hicri 3 olsun 300 olsun. İslam’ın siyasallaşması budur. Sanırım Fransızdı heralde, Olivier Roy diye bir herif siyasal İslam diye bir kitap yazdı, bizimkiler balıklama daldı ona. Elin gâvurunun benim İslam’ımın siyasallaşmasıyla uzaktan yakından ne ilgisi var ki ya. Hani şairin dediği gibi dinime tan eden kâfir, müselman olsa bari. Başka, İslam’ın siyasallaştığı en önemli şeylerden bir tanesi de ameli imandan cüz müdür değil midir? (devam edeceğiz)…

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
Avatar
Ziyaddin KIZMAZ 2 ay önce

Hocam Allah razı olsun güneş balçıkla sivanmaz Hak nurunu tamamlayacaktır siz ve haydar hocam gibi değerli alimlerin gayreti bizi vahtetde birleştirir inşaAllah saygılar

banner100