Namazın faydaları ve vaktinde kılınan namazla ilgili hadislerden bazı örnekler şöyledir:
“Sizden biriniz camide namaz kıldığı zaman, namazın bir kısmını da evinde kılsın. Şüphesiz Allah, evinde kıldığı namaz sebebiyle o kimsenin evinde bereket yaratır.” (Nevevî, Riyazü’s-Salihîn, Müslim’den).
İmam Sâdık (a.s.) şöyle buyurdu:
“Namaz kılan kimseye üç fayda ulaşır: Namaza durduğunda göklerin doruğundan başının tepesine kadar kendisine iyilik dökülür. Ayağının altından göklerin doruğuna kadar melekler onu çepeçevre sarar. Ve bir melek şöyle der: Ey namaz kılan kimse! Eğer kiminle münâcat ettiğini bilecek olursan asla münâcatını kesmezsin.” (Sevabu’l-A’mal, 57/3).
İmam Bâkır (a.s.) buyurdu ki:
“Namaz kılan kimse kıbleye yönelince Kendisinden başka ilah olmayan Rahman da ona yönelir.” (Bihar, 82/219/37.
“Nihayet onların peşinden öyle bir nesil geldi ki, bunlar namazı bıraktılar; nefislerinin arzularına uydular. Bu yüzden ileride sapıklıklarının cezasını çekecekler.” (Meryem: 19/59).
Bera b. Azib (r.a.) bu ayet-i kerimede geçen, “gayya”nın mânâsını şöyle anlattı: “O cehennemde bir vadidir.”
İbn Abbas (r.a.) o vadi için şöyle dedi: “Oraya ancak namazlarını vaktinde kılmayanlar gireceklerdir.” (Gavsü’l- Azam Abdulkadir Geylani, Gunyetü’t-Tâlibîn, s.914).
Peygamber Efendimiz (s.a.a.) şöyle buyurdu: 
“Namaz vakitlerinin evvelinde Allah’ın rızası vardır, ortasında Allah’ın rahmeti vardır, sonunda da Allah’ın affı vardır.” (Gavsü’l-Azam Abdulkadir Geylani, Gunyetü’t-Tâlibîn, s.913).
Peygamber Efendimiz (s.a.a.) buyuruyor ki:
“Kim güzelce abdest alarak beş vakit namazını vakitlerinde, kıyâmını, huşûunu, rükûunu, secdesini tamamlayarak kılarsa (namazları), bembeyaz ve tam bir aydınlık içinde çıkıp şöyle der: ‘Beni koruduğun gibi Allah da seni korusun!’ Kim de vaktine gözetmeden, abdestini güzelce almadan, huşûunu, rükûunu ve secdesini tam yapmadan kılarsa (namazları), kapkara bir halde çıkıp şöyle der: ‘Beni yitirdiğin gibi Allah da seni yitirsin!’ Allah’ın dilediği yere kadar gider, sonra yırtık bir elbise gibi dürülür ve (namazı kılanın) yüzüne çarpılır.” (Taberânî, el-Mu’cemu’l-Evsat).
Resûlullah Efendimiz (s.a.a.) şöyle buyurmuştur:
“Bir kimse namazına gevşek davranır ise; Allah-u Teâlâ o kimseye on beş çeşit ceza verir. Altı tanesi ölümden evveldir. Üç tanesi ölüm anındadır. Üç tanesi kabirdedir. Üç tanesi kabirden çıkarken başına gelir.
Ölümden evvel başına gelecek altı şey şunlardır: Adı salih zatların arasından silinir. Ondan hayatının uğuru ve bereketi kalkar. Rızkında bereket olmaz. Namazını tamamlayıncaya kadar, yaptığı hayır işlerden hiç biri kabul edilmez. Duası makbul olmaz. Salih zatların oldukları duada bir nasibi olmaz.
Onun ölüm anında başına gelecek üç şey şunlardır: Susuz ölür. Yedi denizi boğazından aşağı akıtsalar yine suya kanmaz. Aniden gelen gafil ölümü ile ölür. Kendisini bir ağırlık basar. Dünyanın demiri, odunu, taşları onun omuzlarına yüklenmiş gibi olur.
Kabirde başına şunlar gelir: Kabri onu sıkar. Kabri karanlık olur. Kabrinde sorgu suale cevap vermesi ayıplı olur.
Kabirden çıkarken başına şunlar gelir: Allah-u Teâlâ’nın huzuruna çıktığında kendisini gazaplı bulur. Çok çetin hesaba çekilir. Allah-u Teâlâ’nın huzurundan ayrılınca doğruca cehenneme gider. Meğerki Allah-u Teâlâ onu affede…” (Gavsü’l-Azam Abdulkadir Geylani, Gunyetü’t-Tâlibîn, s.914).
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner100