Beş vakit namazını eda eden arkadaşlarımız hayatlarını Allah dostlarının hayatına benzer şekilde yaşamak istediklerini bize bildirip bu konuda Peygamber Efendimizin (s.a.a.) ve evliyaullahın namazdaki hallerini sordular. Biz de bazı kaynaklardan büyüklerin namazdaki hallerini anlatan belgeleri arkadaşlarımız için derledik. İnşallah herkese bu haller nasip olur.
Sünnet, Kur’an’ın kapısı değil, Kur’an’ın kendisidir.  
Allah buyuruyor ki: “Namaz kılın.” 
Sahabe soruyor: “Namaz nasıl kılınacak?”
Peygamber Efendimiz, “Benden gördüğünüz gibi” buyuruyor. (Müsned, c.5, s.70, 20479). 
İbn Abbâs’dan (radiyallahu anh) rivayetle; 
“Cinler, Allah Resûlünün (sallallahu aleyhi ve sellem) namaz kıldığını, ashâbının da O’nun namazına uyduklarını ve O’nun secdesiyle secde ettiklerini gördükleri zaman, ashâbının can u gönülden O’na bağlandıklarına ve itaatlerine şaştılar da kavimlerine varıp şöyle dediler: Allah’ın kulu Muhammed, O’na yalvarmak ve namaz kılmak için kalkınca, çevresindekiler neredeyse üst üste yığılıyorlarmış gibi birbirlerine giriyorlardı.” (Buhârî, Tefsîr, Cin: 1, VI, 73; Ezân 105, I, 187-8).
Âişe’den (radiyallahu anha) rivayetle; 
Peygamber (sallallahu aleyhi ve sellem), üzerinde çizgiler bulunan (yün veya ibrişimden dokunmuş) hamîsa (adı verilen) bir kumaş içinde namaz kıldı. Çizgilerine gözü ilişti. Namazı bitirince, şöyle dedi:
“Bu hamîsayı Ebû Cehm’e götürün; Bana Ebû Cehm’in encâbiyesini (nakışsız sade giysisini) getirin! Çünkü bu az önce Beni namazımdan alıkoydu (huzur içinde namaz kılamadım).” (Buhârî, Salât 14, I, 98-9; Ezân 93/2, I, 183).  
Abdullah b. Sercis’den (radiyallahu anh) rivayetle; 
Peygamber (sallallahu aleyhi ve sellem) üzerinde alaca yün kaftanı olduğu halde bir gün namaz kıldı. Ashabından bir adama buyurdu ki:
“Bana alaca yün kaftanını ver! Benim kaftanımı al!” 
“Senin kaftanın benimkinden daha yeni, ey Allah Resûlü!” deyince, “Evet, amma onda kırmızı bir iplik var; ona bakıp namazımda fitneye kapılmaktan korkuyorum” buyurdu. (Taberânî, el-Mu’cemu’l-Kebîr’de). 
“(Resûlüm!) Sana vahyedilen Kitab’ı oku ve namazı kıl. Muhakkak ki, namaz, hayâsızlıktan ve kötülükten alıkoyar. Allah’ı anmak elbette (ibadetlerin) en büyüğüdür. Allah yaptıklarınızı bilir.” (Ankebut: 29/45).   
“Sen de Rabbin için namaz kıl ve kurban kesiver!” (Kevser: 108/2). 
“Sabır ve namaz ile Allah’tan yardım isteyin. Şüphesiz o (sabır ve namaz), Allah’a saygıdan kalbi ürperenler dışında herkese zor ve ağır gelen bir görevdir.” (Bakara: 2/45).
Âyette geçen sabırdan maksadın oruç olduğu söylenmiştir. Oruç ve namaz, imanı takviye eder, nefsin kibrini kırar, tembelliği ve uyuşukluğu giderir, zor işler karşısında insanı güçlü kılar.
Taberânî’nin rivayetine göre, Resûlullah (s.a.a.) zor bir işle karşılaşınca hemen namaz kılardı. 
“Allah’a saygıdan kalbi ürperenler” diye tercüme edilen “hâşiîn” zümresine namaz kılmak, oruç tutmak, sabırlı olmak, her yerde ve her zaman gerçekleri söylemekten çekinmemek zor gelmez, zira onlar Allah sevgisi ile kalpleri dolmuş kimselerdir. 
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner100