“Yolunda yürüyen bir yolcunun, yalnız ufku görmesi kafi değildir. Muhakkak ufkun ötesini de görmesi ve bilmesi lazımdır” der Mustafa Kemal, 1930 senesindeki bir konuşmasında…
Yolcu bir devlet adamı ise ufkun ötesini görmesi iki kere önem kazanmakta. Zira ardında onun sözü ile hayatı şekillenecek milyonlar var…
Yaşadığımız darbe girişiminden Allah milletimizi ve devletimizi muhafaza eyledi. Ancak hain emelleri uygulama noktasına gelene kadar bu mihraklara izin veren, müsaade edenler, ikazları dinlese idi belki bu acı tablo yıllar evvelinden yurt sathına dağılmadan yok edilebilirdi.
“Ben demiştim, yıllar evvelinden ikaz etmiştim” demek herkese nasip olmaz. Büyük bir basiret ve imani nurla görüş ister.
Ne mutlu bizlere ki, takip ettiğimiz Prof. Dr. Haydar Baş’ın ağzından bu sözleri büyük bir gururla duyuyoruz.
1990’lı yılların sonundan itibaren bugün FETÖ olarak adlandırılan hain örgütün ne olduğunu, dinlerarası diyalog çalışmaları ile esasen milletin birliğine ve devletin devamına kast ettiğini anlattılar.
O tarihte Gülen hareketine dosyalar dolusu belgeler ile gidilerek, milletin imanı ile oynandığı, neticelerinin devlete mal olacağı ikazları yapıldı.
İndallahda hepimiz buna şahitlik ederiz. 
Yine şahitlik ederiz ki, Gülen 1998’de Vatikan’a Papa’ya “papa cenapları” hitabı ile bir mektup yazmış, bu mektupta İslam’ın yanlış anlaşılan bir din olduğunu ve diyalog yapılması gerektiğini vurgulamıştır.
O tarihte, Hz. Peygamberi konuşmayan, Kur’an yerine cevşen okunan, “nur evlerinde” gece namazına kaldırılan gençler yüzünden İslam üzere olduğu ısrarla savunulan bu hareket hakkında Sayın Baş’ın ikazlarına inanılmamıştı.
“Dinlerarası diyalog projesi, Müslümanı Hıristiyanlaştırma projesidir” demiş; 
“Dini bütünlüğümüz milli bütünlüğümüzdür” panzehiri ile vatanın her köşesini gezerek milletimizi ayıktırmaya çalışmıştır.
Zaman O’nu 20 yıl gibi bir süre sonra haklı çıkardı.
Şimdi, devlet kademelerinden, ordudan, milli eğitimden, sağlıktan, yargıdan bu tehlikeli örgüt devlet eliyle temizleniyor.
Hayati önemdeki mesele Sayın Baş’ın 20 yıldan bu yana altını çizdiği, hiç çekinmeden devamlı ikaz ettiği bir konu.
Öyle ki, Fetullah hareketinin, inancımız üzerindeki tahribatlarını ortaya koyması neticesi Sayın Baş ile bağlantılı her kurumun üstüne gidilmiş;  30 bin sayfaya ulaşan dosyalar dolusu davalar kendisi ve bu kurumlar hakkında açılmıştır.
Ancak O yılmamış, bugün yaşadığımız tehlikeli ortama karşı her yerde konuşmuştur.
FETÖ hakkında çıkan tespitleri sadece bir başlıktır. 
Bunun öncesinde ve sonrasında farklı konularda da Sayın Baş ne dediyse çıkmıştır, gören göze…
Enteresan olan Sayın Baş’ın dediklerini milletimiz ve siyasiler yıllar sonra anlayabilmekte…
AB hakkında dediklerini hatırlayınız:   
OCAK 1987-ALMANYA’DA, PROF DR HAYDAR BAŞ, “BİZ ORTAK PAZARA (AB’YE) GİRMEK İÇİN HER ŞEYİ YAPIYORUZ. AMA BİZİ ALMIYORLAR, ALMAYACAKLAR” demişti.
Yıl 2016 ve halen üye yapılmadık.
2000 YILINDA HÜKÜMET AB ÜYELİĞİ İÇİN ÇALIŞIRKEN, Sayın Baş, “AB ORTAK PARA BİRİMİNE GEÇTİĞİ TAKDİRDE DAĞILMAYA MAHKUMDUR VE 15 YIL İÇİNDE DAĞILACAKTIR” dedi.
Bugün AB’nin içinde bulunduğu dağılma krizi, İngiltere’nin ayrılma kararı ile kesinleşmiştir.
1991 YILINDA, ABD’NİN KÖRFEZ HAREKÂTI SIRASINDA, ÖZAL’IN “BİR KOYUP ÜÇ ALACAĞIZ” DEDİĞİ BİR DÖNEMDE PROF.DR HAYDAR BAŞ, “ÖNCE IRAK’I ÜÇE BÖLECEKLER, SONRA ASIL HEDEF TÜRKİYE’DİR; TÜRKİYE’Yİ BÖLECEKLER” diye milletine seslenmişti.
Bugün yaşanan gelişmeler bunun ispatıdır.
ŞUBAT 1995’DE PROF DR HAYDAR BAŞ, “GÜNEYDOĞU TAMPON BÖLGE HALİNE GETİRİLECEK, EĞİTİM KAMPLARI OLUŞTURULUP, FİİLİ DEVLET KURULACAKTIR” dedi.  
Fiili durum artık alenen konuşuluyor.
DSP-MHP-ANAP HÜKÜMETİ DÖNEMİNDE İMZALANAN (1999-2002) SELF DETERMİNASYON YASALARI DİYE BiLİNEN İKİZ YASALAR İÇİN, “AMAÇ, ÜLKE BÖLÜNMEYE GİTTİĞİNDE YABANCILARIN (BM, NATO’NUN) MÜDAHALESİNE ZEMİN OLUŞTURMAKTIR” demişti. 
Gelinen noktada dillendirilen konu BM müdahalesidir.
MART 1998’DE SAYIN BAŞ, GÜNEYDOĞU ÜZERİNDE BÖLGESEL VE GLOBAL GÜÇLERİN HESABI OLDUĞUNU SÖYLEDİ.
Artık ülkeyi yönetenler bunu ifade ediyor.
MART 1998’DE, SAYIN BAŞ, “KILIF KÜRDİSTAN, HEDEF BÜYÜK İSRAİL” diye ikaz etti.
Günümüzde herkes bunu dillendirmeye başladı.
17 MART 2013’DE SAYIN BAŞ, “BU SÜREÇTE (ÇÖZÜM SÜRECİNDE) AKP TERÖRLE MASAYA OTURDU VE TÜRKİYE’NİN BARIŞINI VE ANAYASASINI KONUŞUYOR. BU TÜRKİYE’Yİ BÖLÜNMEYE GÖTÜRECEK SÜRECİN BAŞLANGICIDIR. BU SÜREÇ, TOPLUMDA BARIŞI DEĞİL, ÇATIŞMA ORTAMINI ÇIKARACAKTIR. BARIŞ DERKEN BİR DE BAKACAĞIZ Kİ HERKSES SİLAHI BELİNE KOYMUŞ MAHALLELERİ VE SOKAKLARI PAY ETMEYE BAŞLAMIŞ” demişti.
Darbe ile sarsılan Türkiye’de terör çatışmasını aynen yaşıyoruz.     
12 EYLÜL 2010 REFERANDUMUNDAN ÖNCE YAPTIĞI İKAZLARDA PROF. DR. HAYDAR BAŞ BEY, “REFERANDUMDAN EVET ÇIKMASI DURUMUNDA ÜLKEMİZ DEMOKRATİK KRALLIKLA YÖNETİLECEK” demişti.
Bunların ispatına hepimiz şahidiz.
SAYIN BAŞ, 7 HAZİRAN SEÇİMLERİNDEN HEMEN SONRA, “TÜRKİYE KARANLIK BİR DÖNEME GİRMİŞTİR” dedi. 
Bu karanlık dönemi her gün daha da derinleşerek yaşıyoruz.
Ekonomi konusunda dünyada tek isim kabul edilen Sayın Baş’ın ekonomi öngörüleri de aynen çıkmıştır:
90’LI YILLARIN BAŞINDA PROF. DR. HAYDAR BAŞ, UZAKDOĞU EKONOMİSİNİN JAPONYA’NIN ÖRNEK GÖSTERİLDİĞİ DÖNEMDE, “JAPONYA RESESYONA GİRECEK” demişti.
1992-93’DE DÜNYADA İLK DEFA BİR ÜLKE, JAPONYA, RESMEN RESESYONA GİRDİ.
2001 senesinde,  “TÜRKİYE’DE YAŞANAN TALEP DEĞİL MALİYET ENFLASYONUDUR” dediğinde, dünya iktisadı İLK DEFA MALİYET ENFLASYONU kavramıyla tanıştı.
KASIM 2005’TE İSTANBUL’DA YAPILAN MİLLİ EKONOMİ MODELİ KONGRESİ’NDE “KAPİTALİZM ÇÖKMÜŞTÜR” diye ilan etti. 
2008’DE YAŞANAN GLOBAL EKONOMİK KRİZ VE SONRASI YAŞANAN GELİŞMELER KAPİTALİST SİSTEMİN ÇÖKTÜĞÜNÜ göstermektedir.
MEM çağı başlamış, Rusya bu modeli meclisinde kanunlaştırarak uygulamaya koymuş ve yeni süper güç olmuştur. 
Kısaca, Türk milletinin Prof. Dr. Haydar Baş ile bir geleceği olabilir.
O’nu dinleyerek ve dediklerini uygulayarak bir ve beraber kalabilir, inancını muhafaza edebilir.
Dinlemediği müddetçe daha çok badireler yaşayacaktır.
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner100