Zeytinlik Mahallesi, Trabzon?da 25 yılımın geçtiği bir yer. Her karışında ayrı bir hatıram, ayrı bir duygu yüklü güzellikler var benim için.

Zeytinlik camii de mahallenin tam ortasında, tarihi bir mirasın günümüze yansımasının izlerini bırakırdı sessiz ve sakin görüntüsüyle. Camiden yükselen ezan sesleri, yanıbaşındaki Cudibey ilkokulunun üzerinde dalgalanarak süzülür, bütün evleri, çatıları, kiremitleri, pencereleri okşardı uhrevi bir terennümle.

Ezanı duyan Rüveyda Hanım Teyze oyalı çemberini pencerenin pervazından toplayıp içeri girer namaza dönerdi. Evimizin hemen karşısında oturan Rüveyda Hanım Teyze her ezanı pencerede bekler, her ezan sonrası pencereyi aynı hareketlerle kapatıp namaza dönerdi.

Zeytinlik Camii, mahallenin ortasında adeta bir gül gibi kokular saçtı yıllarca. Rahmetli Cemil hocanın arkasında kıldığımız teravih namazları bir başka dünyaya götürürdü bizi. Caminin tavanındaki ahşaba oyulmuş ay yıldız figürleri, adeta okunan Kur?an?ı anlıyormuş gibi tebessüm ederdi ~|~bizlere.

Şimdi ?bizim mahallenin? camii artık yok! Trabzon?un orta yerinden geçmesi planlanan Tanjant yolu projesi dolayısıyla bir kaç gün önce yıkıldı. Dozerlerin gürültüleri, inşaat işçilerinin balyozları arasında yerle bir edildi.

Büyüyen şehrin, artan nüfusun, yoğunlaşan trafiğin rahatlaması için ta yıllar önce planlanmıştı bu yıkım. Caminin bitişiğindeki ilk mektep yıkıldığı gibi, cami de yıkılmıştı. Buna bir itirazımız da yoktu zaten.

Bizim itirazımız, Zeytinlik camiinin hemen yanıbaşındaki arsada yeni bir cami inşası mümkünden bunu engelleyen zihniyete idi. Bu zihniyetin sahibi de hiç kimsenin tahmin edemeyeceği bir makamda oturuyordu.

Caminin yanındaki Cudibey Mektebi de yıkılmıştı. Ancak mektebin, Tanjant yolu dışında kalan 740 metrekarelik bir arsası vardı. Bu arsa, yol geçtikten sonra boş kalacaktı. Ve küçük bir cami için son derece müsaitti. Buranın arsası Milli Eğitime aitti. Bir başka okul olan 24 Şubat?ın arsası ise Belediyenindi. Belediye ve Milli Eğitimin elindeki arsaları değiş?tokuş (becayiş) işlemi, sorunu hallediyordu.

Böylece tarihi caminin, ?bir işhanının zemin katında bir mescide? taşınması da önlenmiş olacaktı.

Zeytinlik Camii Dernek Başkanı Hacı Kemal Bekar ve cami yetkililerinden oluşan bir heyet, bu sorunu çözmek için Vali Adil Yazar?la görüşür.

Bekar, olayı şöyle aktarıyor:

?Vali Bey bizi dinledi. Olaydan bayağı rahatsız oldu. İl Milli Eğitim Müdürü Muzaffer Tunç?u çağırarak ?nedir bu cami işi? diye sordu, ?Neden Belediyeyle Milli Eğitimin arsalarını değiştirip bu işi halletmiyorsunuz??

Milli Eğitim Müdürü?nün cevabı şaşırtıcıydı, ?Bizde sorun yok efendim. Biz bu teklifi kabul ettik, ancak Belediye Başkanı sıcak bakmadı.?

Olayın Başkan Asım Aykan?da kilitlendiğine inanmak istemeyen cami heyeti, bu defa Belediye Başkanına çıkar. Başkana durumu anlatırlar.

Onlara, ?ne demek, bu iş bizim işimiz, biz sizin caminize sahip çıkmayacağız da neyimize sahip çıkacağız? demesi gereken Asım Aykan tam bir ?kıvırma politikası? izler.

Önce ?2500 metrekareden aşağı olan yerlere cami izni vermiyorlar? der.

Kemal Bekar, ?Bizim 1980?den beri cami inşaatı için müracaatımız var, yeni kanun bizi kapsamıyor, zaten müftü de sorun yok diyor? diye cevap verince, Başkan Aykan lafı değiştirir. Bu kez Danıştay?ın buraya cami izni vermeyeceğini söyler. Daha ileri gider ve ?Buraya cami için arsa verirsem yarın beni Bahçecik Cezaevine gönderirler!? gibi acayip bir ?son söz? söyler.

Ben bu olayları Valiyle, Milli Eğitim Müdürüyle, Belediye Başkanıyla bizzat görüşen ?heyetten? dinleyerek aktardım sizlere.

Aktardım ki, sayın Başkan?ın ?kiliseye bedava su? verirken gösterdiği cesaretin onda birini, bir cami yapımı için gerçekleştirilecek becayiş işlemi için neden göstermediğini anlayabilen varsa beri gelsin diye.

Sayın Başkan?ın yapması gereken, Belediye?ye ait 24 Şubat ilköğretim okulunun arsası ile, Milli Eğitim?e ait Cudibey ilkokulunun arsasının becayişine ?evet? diyerek, işi yokuşa süren tarafın kendisi olmadığını ispatlamaktı. Ama o neticede bunu yapmadı, ?Bahçecik Cezaevini? işaret eden absürd bir yorumda bulundu.

?Ezan diyen, cami diyen, Kur?an diyen? bir siyasi ekolün başkanı, bir camide ezanın susmasına, Kur?an?ın kesilmesine razı olmaması gerekirdi. En önde onun mücadele vermesi gerekirdi. Şu an peşinden gittiği Recep Tayyip?in ?minareleri kılıç? yapan ucuz kahramanlığına karşı, bir caminin minaresinin gerçekten yıkılmaması için uğraşmak, o caminin bir işhanının zemin katına hapsedilmesine seyirci kalmamak çok daha onurlu olmaz mıydı?

Kaldı ki, bu becayişte hiç bir hukukdışılık, yanlışlık, ?Bahçecik?lik bir olay yok.

O halde neden bu anlamsız tavır.

Yoksa bizi arayan ?bir yetkilinin? dediği gibi, olaylar durulduktan sonra, o boş arsa cami yerine işhanı yapılmak üzere bir işadamına mı satılacak?

Becayiş bu amaçla mı gerçekleşecek?

Belediye Başkanı bunu mu bekliylor?

Eğer böyle bir plan varsa, kesin söyleyelim, ?O cami sizi çarpar? efendiler.

Anladınız mı, Sayın Başkan?
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner100