Önceki gün Prof. Dr. Haydar Baş Bey yine önemli bir makale kaleme alarak çok kritik uyarılarda bulundu.

O önemli yazıdan bir pasaj alıyorum ki hem hafızalarımız tazelensin, hem de yazımıza bir yol haritası olsun:

“Bendenize ‘askerin adamı, derin devletin adamı, Rusçu’ dediler ama 20 yıldır yalınkılıç İslam çizgisinden sapmalara karşı FETÖ ile tek başına mücadele eden benim için ‘FETÖ’yü koruyor ya da okulları FETÖ okulu’ denileceği inanınız aklıma gelmezdi. Sözün bittiği yerdeyiz.”

Hakikaten artık sözün bittiği yerdeyiz.

Birtakım odakların yönlendirmesiyle sosyal medyada ve sokakta yürütülen bu ‘hedef gösterme, yanıltma, karartma ve iftira kampanyası’ kelimenin tam anlamıyla şerefsizlik.

Evet, çok ilginçtir, birtakım odakların uşakları, sosyal medyada Prof. Dr. Haydar Baş Bey’in isminin geçtiği herhangi bir şeyi görür görmez salyalarını akıtarak FETÖ’ye yapmadıklarını Haydar Hoca’ya reva görüyorlar; hakaret ediyorlar ve iftira atıyorlar. Aynı manzara belli şehirlerin bazı sokaklarında da var. Sorsanız hepsi FETÖ düşmanı!

Pes!

Hâlbuki Haydar Baş Bey’in, yazısında belirttiği gibi; “1998 senesinde Papa’ya mektup yazarak Dinlerarası Diyalog’u resmen başlatan FETÖ’ye karşı verdiğimiz imanî mücadele çok şükür, yazılı ve görsel medyanın arşivlerinde binlerce belge ile ortada.”

Bu hakikat güneş gibi ortadayken bu zıvanadan çıkmış düşmanlığın sebebi ne öyleyse?

Aklımız yettiğince açıklamaya çalışalım. Tabii ki Haydar Baş Bey’in yazısındaki ipuçlarını takip ederek:

“FETÖ’nün Müslüman milletimizi önce Hıristiyan rıhtımına bağlayacağını, sonra da milli bütünlüğümüze kast edeceğini ben ve kadrom 20 yıldır anlatıyoruz.”

İşte bu tespit tarihî bir tespittir ve doğru anlaşılırsa; hem dünümüzü, hem bugünümüzü, hem de bu çamur atma kampanyasının arka planını anlamamız için bir pusula mesabesindedir.

Okumayanlara, Haydar Baş Bey’in bu yazısını mutlaka okumalarını tavsiye ederek devam edelim.

20 Ağustos’ta bu köşede şöyle yazmıştım:

“Şunu anlamazsak, 15 Temmuz öncesi sergilenen gaflet, yanılgı devam ediyor demektir: FETÖ’yü finans, sayı, etki güç olarak büyütüp bu milletin başına bela eden âmil, bir Vatikan projesi olan Dinlerarası Diyalog misyonudur. Bu misyon, bu misyonun sahipleri ve misyonun amaçları anlaşılıp gerekli tedbirler alınmazsa kusura bakmayın ama darbe süreci devam ediyor demektir. Yani Prof. Dr. Haydar Baş Bey’in ifadesiyle, devlet ‘asıl faili’ gözden kaçırmamalıdır.”

Bir zamanlar Dinlerarası Diyalog’un tahakkuku için canhıraş mücadele edenlerin şimdi FETÖ itirafçısı olup ekran ekran gezip alkışlandığı, ‘pişman oldum, yanılmışım, aldanmışım’ deyip yola devam edenlerin mazur görüldüğü, tespit edilemeyen kripto FETÖ’cülerin cirit attığı bir konjonktürde, kadrosuyla birlikte 20 yıldır ağır bedeller ödeyerek dinî ve millî bütünlüğümüzü hedef almış bu misyonla mücadele eden Haydar Hoca’ya birileri FETÖcü damgası vurmaya kalkıyorsa ve buna geçit veriliyorsa maalesef misyon tahakkuk etti demektir.

Ve unutmayalım, Dinlerarası Diyalog’un nihai hedefi neyse Büyük Ortadoğu Projesi’nin (BOP) hedefi de odur. O zaman FETÖ ile mücadeleyi hayat memat meselesi olarak görenlerin BOP’un (ayrıca FETÖ’nün) hâmisi ABD ve İsrail’le aynı vasatta buluşmaları nasıl izah edilebilir? Haydar Baş Hoca’ya yapılan hücumların bir sebebi de bu çelişkide gizlidir.

Şöyle ki:

Dünya iktisat tarihine geçen Milli Ekonomi Modeli’nin (MEM), insanlığın düştüğü ekonomik, sosyal ve siyasal çaresizliğe getirdiği devrim niteliğindeki çözümler, bu nasipsiz ve hased ehli odaklar yüzünden milletimizle buluşamadı ama Rusya’yı dünya lideri yaptı. Bu durumdan kimlerin rahatsız olduğunu yazmaya gerek var mı? Şimdi bu ‘rahatsız odaklar’ın, Rusya’nın, kendisini dünya devi yapan Milli Ekonomi Modeli’nin sahibinin liderliğindeki Türkiye’yle kuracağı olası bir ittifaktan ödleri kopuyor. O yüzden Haydar Hoca’yı gizleme operasyonu şekil değiştirerek devam ediyor.

Konu uzun ve detaylı.

Son söz yine Haydar Baş Bey’in yazısından olsun:

“Ödleri kopuyor, bu Haydar Hoca’nın etrafında milletin kenetlenmesinden... Rusya gibi Haydar Hoca’nın dediklerini uygulamaya başlayacak Türk milletinin maşalıktan kurtulmasından... Türkiye’nin yeniden ayakları üzerinde durmasından korkuyorlar. Ancak korkunun ecele faydası yoktur. Er ya da geç, millet Haydar Hoca diyecek, millet kazanacak…”

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
Avatar
Mehman Hacılı 2016-08-26 14:23:18

İnşa Allah diyelim . Ancak türk milletinin Haydar Hoca hakikatini ne zaman , idrak edecek diye , merakla bekliyorum. Bu bekleme içerisinde de , milletin ne kadar gözü kör ve düşünme kapastesinin çalışmadığı hayretle izlemekdeyim.

banner122

banner121