Prof. Dr. Haydar Baş’ın Milli Ekonomi Modeli ile ilgili 9 uluslar arası kongre yapıldı ve bu kongrelere Rusya, Almanya, Fransa, İtalya, ABD, İngiltere, İspanya, Finlandiya, Estonya, Hollanda, Macaristan, Azerbaycan, Avusturya, Kazakistan, Kırgızistan ve daha birçok ülkeden 500’ü aşkın bilim adamı katılarak tebliğ sundular.

Hepsi Model’e ve Model’in Sahibi’ne hayran oldular, bunu da konuşmalarında açık açık ifade ettiler. Rusya’nın dünyanın zirvesine oturması, BRICS ülkelerinin güçlenmesi, Avrasya Birliği’nin yeniden yapılanması, 2008 küresel krizde 120’yi aşkın ülkenin krizden kurtulmak için tüketimi teşvik paketleri devreye koyması ve ekonomi merkezli gelişen birçok gelişme, Milli Ekonomi Modeli ve bu MEM kongrelerine katılan bilim adamları sayesinde olmuştur.

Kongrelerde sunum yapan bu bilim adamları adeta Prof. Dr. Baş’ın tez öğrencisi olmuşlar, ekonomiye ve dünyaya yepyeni bir gözlükle bakmaya başlamışlar ve de Model’in ayrıntılarını, diğer ifadeyle kodlarını Sayın Baş’la istişare ederek ülkelerine transfer etmişlerdir.

Burada, bu kongrelere şahit olan biri olarak şu gerçeğin altını çizmek isterim: Prof. Dr. Haydar Baş öyle bir profesördür ki, onun tez öğrencileri de dünyanın en sayılı profesörleridir.

Şimdi dilerseniz bu profesörlerin, gündemde olması hasebiyle özellikle Milli Ekonomi Modeli’nin “para”ya bakışıyla ilgili görüşlerinin bir kısmını sizlere aktarmaya çalışalım.

Prof. Dr. Martin K.Maier (Almanya):

“Günümüzde mevcut ekonomi sistemlerinde ekonomilerin gelişmesi için harcanması gereken parasal kaynaklar, halkın küçük bir kısmını oluşturan mutlu azınlığa gitmektedir. Milli Ekonomi Modeli (MEM) bu noktada, bu küresel istismarın önüne geçecek ciddi tezler ve projeler içermektedir. Küresel sermayenin sınır ötesi serbestliği, milli ekonomileri tehdit ederek bağımsızlıklarını tehlikeye atmaktadır. Ülkelerin bu küresel tuzaktan kurtulabilmeleri için Milli Ekonomi Modeli’ni çok önemli bir şans olarak görüyorum.”

Prof. Dr. F.R. Grabau (Magdeburg Üniversitesi, Almanya):

“Prof. Dr. Haydar Baş, çarpıcı eseri “Milli Ekonomi Modeli” ile devletlerin dış boyunduruğa girmeden kendi gücüyle nasıl ayakta durabileceğini açık bir şekilde ortaya koymuştur. Milli Ekonomi Modeli tezi kimseyi hayal kırıklığına uğratmayacaktır.”

Prof. Dr. Sekip Sokolovic

(Bosna Hersek):

“Milli Ekonomi Modeli, sağlık hizmetini sadece elde edilen vergiye bağlamamaktadır. Gelir vergisini arttırmak çözüm değil. MEM’de devlet vergi arttırmaya yönelmiyor. Sağlık hizmetlerini senyoraj geliriyle gerçekleştirmeyi öngörmektedir. Model bu yaklaşımı bir zorunluluktan çok bir fırsat olarak değerlendiriyor. Bu durum devletin daha fazla gelirinin artmasına neden olacak.”

Prof. Dr. Vladimir Gorbanovsky (Rusya):

“ABD gücünü kapitalizm, kapitalizm de gücünü parasından alıyor ve haksız kazanç elde ediyordu. Haksız kazancı ortadan kaldıracak, sömürü aracı olmayacak bir para tanımına tüm dünyanın ihtiyacı vardı. BRICS ülkeleri olarak bizim şansımız, 2005 yılında Milli Ekonomi Modeli ile tanışmış olmamızdır. İlk defa 2005 yılında Milli Ekonomi Modeli Kongresi’nde Prof. Dr. Haydar Baş parayı, emek ve üretimin karşılığı olarak tanımlıyordu. Ayrıca dünya ilk defa Haydar Baş’ın milli paralarla ticaret yapma fikriyle tanıştı. Bu çok önemliydi zira milli paralar devreye girdiğinde ABD’nin kağıttan imparatorluğu yıkılacaktı.”

Prof. Dr. Irina Hundt (Dresden Üniversitesi, Almanya)

“Bir bilim insanı olarak Milli Ekonomi Modeli’nin, Prof. Dr. Haydar Baş’ın görüşlerinin çok orijinal olduğunu düşünüyorum. Mevcut ekonomi modellerinde para, üretiminden ziyade daha çok spekülatif alanda değerlendirilmektedir. Milli Ekonomi Modeli’nde paraya getirilen orijinal yaklaşım sayesinde paramız spekülatif alandaki kararlılığı sıfır limitine yaklaştırılmakta ve bu sayede çalışarak para kazanmanın önündeki bütün engeller kaldırılmaktadır.”

Prof. Dr. Dünyam Ali Veliyev (Azerbaycan)

“Milli Ekonomi Modeli’ni anlayabilmek için geçmiş bilgileri bir kenara atmak lazım. Kafamızdaki eski parametrelerle bu model anlamamız mümkün değildir. Para basmanın enflasyon doğuracağı bilgileriyle bizler şartlandırılmış bir haldeyken Prof. Dr. Haydar Baş, para basmanın enflasyon oluşturmayacağını söylemektedir. Eski bilgilerimizin tutsağı olmaktan kurtulup Haydar Baş’ın modelini inceleyince bunun doğru olduğunu görüyoruz.”

Prof. Dr. Irina Polianskaia (Rusya):

“Kapitalizm, az sayıdaki kapital sahibini memnun ediyor. Çoğunluk ise paraya ve kaynaklara uzak bir şekilde açlık ve yoksulluk içinde yaşamaya devam ediyor. Prof. Dr. Haydar Baş problemlerin çözümünde makro ve mikro yöntemleri ortaya koyuyor. Uluslararası ekonomik ilişkileri, ülkelerin kaynaklarının çokuluslu şirketlere aktarılmasına neden olan borçlandırma ya da spekülatif para hareketlerine endekslemiyor. Sayın Baş, ekonomik ilişkileri ihracat-ithalat dengesine oturtarak reel bir zemine sokuyor. Milli Ekonomi Modeli’nde para, herkes için ve ulaşımı kolay. Model, paranın belirli ellerde toplanmasını engelliyor.

Prof. Dr. Rovshen Quliyev (İngiltere)

“Milli Ekonomi Modeli mevcut durumu eleştirmekle kalmıyor, vaziyeti düzeltecek mekanizmalar da öneriyor. Paraya yüklediği yeni misyon, tüketiciden yola çıkarak oluşturulan bir arz-talep dengesi, ekonominin spekülatif alanlardan kurtulup üretim-tüketim bazlı bir hale gelmesi, sosyal devlet projeleriyle devletin milletin elinden tutması, devletin halkına hizmet edecek derecede güçlü olabilmesi ve daha bir çok orijinal yaklaşım Model’de detaylı bir şekilde yer alıyor.”

Doç. Dr. Eric Shaydullin (Harvard Üniversitesi, ABD)

“Milli Ekonomi Modeli’nin para bölümüne özel bir yer ayırması boş değil. Model, paraya, tahrik unsuru olmak, emeğin ve üretimin karşılığı olmak gibi yeni işlevler kazandırıyor. Gelişmekte olan ülkeler emeklerinin ve üretimlerinin karşılığı olarak milli paralarını devreye koymayarak kendi paralarından uzaklaşıyorlar ve borçlanarak gelişmiş ülkelerin oyuncağı haline geliyorlar. Senyoraj hakkını kullanmayan gelişmekte olan ülkeler gelişmiş ülkeleri besliyor, onlara senyoraj yoluyla vergi veriyor.”

Prof. Dr. Hermann Knoflacher (Viyana Üniversitesi, Avusturya)

“Kapitalist modellere baktığımızda hep paraya yönelmişlerdir, insana değil… Ve para, hep önde; hep yapısal dengenin yok olduğunu görüyoruz. Hep kurumlar yaratıldı ve kurumlarla sistemler ayakta tutulmaya çalışıldı. Benim analizime göre -ki ben de Sayın Prof. Dr. Haydar Baş’la aynı fikirdeyim- insan, paraya ve paranın serbestliğine aslında engel değildir. Bu modeldeki formüller, parayı da çok sağlıklı mecraya oturtacaktır.”

Onlar Prof. Dr. Baş’tan ve Model’inden istifade ettiler, ülkelerine taşıdılar ve ülkelerinin ekonomilerini daha güçlü bir hale getirdiler, darısı bizim bilim adamlarının ve siyasilerin başına…

Hazinenin üzerinde oturan dilenci konumundan kurtulup da gerçek hazinenin kıymetini bildiğimizde işte o zaman parçalanmanın ve işgal edilmenin cenderesinden de kurtulacağız ve de “Tam bağımsız ve güçlü Türkiye”ye büyük bir adım atmış olacağız.

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
Avatar
Yücel 10 ay önce

Umarım bu Millet Haydar Baş Hoca mızın kıymetini bilir,ben kendisini 90 lardan beri takip ediyorum ne yazdıysa bugün haklı çıkıyor.

banner100