ABD’nin Mcmaster’i Türkiye’ye geldi, bizim İbrahim Kalın ile görüştü. Trump’ın ulusal güvenlik danışmanı oluyor. İbrahim Kalın, “ABD ile uzun süreli stratejik ortaklığı teyit edildi” diye açıklama yaptı. ABD tarafı ise “ortak atılacak adımlar konuşuldu” diye açıklama yaptı. 
'Atılacak ortak adımlar'ı bizimki, 'stratejik ortak' diye açıklıyor. O kadar meraklılar ki ABD ile "ortak" olmaya, gelde bu iradenin, ABD ile savaşacağını düşün!
Menbiç’ten ABD’nin çekilmesini isteyen hükümetimiz, İncirlik’ten ABD’nin çekilmesini istemedikçe, olay tiyatrodan öteye geçmez. Afrin'de kesinlikle, bir Haçlı-Hilal savaşı var. Böyle olduğunu iktidar da söylüyor, öyle ise haçlının başı Papa'ya gitmek niçin?
Hem de görüşmek için, yüklü miktarda parayı kiliselere bağış olarak ödemek niçin? 
Gülen'nin kiliselere bağış yaptığını, bizler 20 yıl önce söylediğimizde, "iftira" diyenler, şimdi "nasıl bildiniz!" diyorlar. Bilinmeyecek ne var bunda, Papa, haraç almadığıyla asla görüşmüyor.
Papa’nın elini sıkanların, ABD’den kim gelirse elini sıkmak için sıraya girenlerin, Netanyahu ile el sıkışanların, iş Suriye konusuna gelince, “ben katillerin elini sıkmam”  inadı, Türkiye’yi, ABD’ye ve Rusya’ya komşu yaptı.
Kaddafi'nin kaillerinin bile ellerini sıktılar oysa. 
Bu inat böyle devam ederse, Türkiye’nin, Irak ve Suriye diye komşuları yerine, ABD ve İsrail diye komşuları olacaktır. “Düşmanımın düşmanı dostumdur” gerçeğine göre, Türkiye Esad’a düşmansa, İsrail’e dost, Esad’a dostsa İsrail’e düşmandır.  
Böylesine nazik zamanlarda, iktidarı eleştirmiyor, yaptıkları yanlışları hatırlatarak, doğruyu göstermeye çalışıyoruz. İktidarın değil, yanlışların düşmanıyız. 
ABD silahları, Sovyet Rusyası’nı Afganistan bataklığında, batırdı. O kadar güçlü silahların sahibi koca Sovyetler çöktü, ne demek istediğim anlaşıldı mı? 
Afrin’de başlayıp, Kandil’den çıkalım ama bundan önce, ABD’yi Adana'dan kovalım. ABD’yi ülkede kovmayı hiç aklımıza getirmeyelim ama ABD’yi Suriye’de kovmaya gidelim, bu çelişki değil mi? 
Eğer bağırarak düşman ülkeden çıksaydı,  Atatürk savaşmaz, sabahtan akşama nutuk atardı. ABD’yi İncirlik’ten çıkarın. Sonra da, Menbiç’ten…
16 yıl önce teslim edilen ülkenin bugün  “beka sorunu” olduğunu, kendileri söylüyorlar. “Açılım” yaptıkları dönemlerde  “savaş” demek vatan hainliğiydi, bugün “barış” demek vatan hainliği oldu. Allah, akıl fikir versin!
Türkiye, yüzyıl önce Osmanlı iken başına gelenlerin aynısı, bugün Türkiye iken başına yeniden geliyor. Hatta daha kötüsü geliyor. Türkiye, kıyamet savaşı verecek. Çok büyük kan akacak, çok kara günler göreceğiz. Birbirimize ihtiyacımız var. İç cepheyi sağlam tutmak, Afrin’e operasyondan, düşmanı Menbiç’ten çıkarmaktan daha önemli.
O yüzden örnek almamız gereken, 2. Abdulhamit değil, Atatürk olmalı. Çünkü biri batırdı, diğeri kurtardı. Kurtarandan söz etmiyor, batırandan bahsediyoruz. 
Batırandan iktidar söz ediyor, kurtarandan ise Prof. Dr. Haydar Baş söz ediyor. İktidar her ortamda “Abdulhamit” derken, BTP kadroları her yerde, “Atatürk” diyorlar.  
Niçin? Çünkü kurtuluş adresi bir tane, o da Bağımsız Türkiye yoludur. Bütün bir millet, önce  “Atatürk”, sonra “Haydar Baş” dediğinde Türkiye’de kurtulacak, bölge kurtulacak.
Para dilenen Türkiye, eninde sonunda, para verenleri dinleyecek mi, dinlemeyecek mi? Bunca şehitten sonra bir daha “açılım”, diyecek mi, demeyecek mi? 
ABD’nin peş peşe adamlar niye gönderdiklerini sanıyorsunuz?
Kuzey Irak gibi Kuzey Suriye'yi de kabullenmemiz isteniyor ve ülke içinde "açılım" yeniden başlasın istiyorlar. 
Menbiç’te kendilerini vurmamızdan mı korkuyorlar? Eskiden olsa korkarlardı ama artık korkmuyorlar. 
Ciddiye bile almıyorlar. 
“Çuval”dasın kardeşim!
Askerin başına “çuval” mı geçirilmedi, FETÖ mü geçirilmedi, “Balyozlarla” dövülmedi mi? “Kumpas”lara mı sokulmadı? 
15 Temmuz ile içi mi karıştırılmadı?
Bunlar niçindi, şimdi anladık mı?
ABD, Türkiye ile savaşmaya gelecek. Önden silahlarını gönderdi, sonra kendi gelecek. O silahları PYD’ye mi verdi sanıyorsunuz? PYD o silahların sahibi değil, bekçisi… 200 bin kişilik silah, PYD’ye verilmez, mantıklı olun.
İkinci İsrail yanına bir de, ikinci ABD kuruluyor.
Ortadoğu’da ikinci ABD kuruluyor.
ABD ve İsrail, Ortadoğu’da komşu olacaklar. Barzani’yi niye sattılar, bir tek devleti ilan etmek kalmışken. PYD’yi de kullanıp atacaklar. İkinci İsrail projesine ek olarak, ikinci ABD projesi devreye girdi. 
Nerden çıktı ikinci ABD?
Her şeyi ilk bilen ve ilk gören insan, Prof. Dr. Haydar Baş, Arap Baharı çıktığında, “ABD, Ortadoğu’da kendine vatan arıyor” demişti. Bu konuyu belki yüzlerce defa dillendirdiler. 
“İklim değişikliği nedeniyle ABD, kendine ikinci bir vatan arıyor ve belli ki, ‘verimli hilal’ denilen, tarihi Mezopotamya’yı seçti” diye salon programlarında, miting meydanlarında her fırsatta dile getirdiler.
Arapları kandırarak İsrail’i kuranlar, Kürtleri kandırarak, ikinci İsrail’i ve ikinci Amerika’yı kuruyorlar. İslamsız ve Müslümansız bir Ortadoğu hedefleri var. ABD ve İsrail’in çatışması gerekir ama Evangelizm birleştiriyor.
Bu işleri, Papa’ya giderek değil, Haydar Baş’a kulak vererek çözersiniz. Abdülhamit’i değil, Atatürk’ü örnek alarak kotarırsınız. ABD'nin girdiği yerde "sağ-sol" kalmaz, "alevi-sünni" kalmaz, CHP ve AKP de kalmaz, haberiniz olsun. 
Bizler birbirimizi yiyelim, ABD hepimizi, iyi mi!..

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
Avatar
Yusuf karaca 2018-02-13 19:01:58

Baran Bey!
yusufkaraca34@hotmail.com

Avatar
Nil 2018-02-13 23:17:00

Tam yerinde mükemmel bir yazı.. Tebrik ederiz

Avatar
SIDDIK KILIÇ 2018-02-13 11:39:01

mi̇lleti̇n duygularina elçi̇ olmuşsunuz kalemi̇ni̇ze saygi duydum tebri̇kler

banner137