28 Nisan 2006 Cuma 00:00
352 Okunma
AB, bu milletin parçalanmasıdır
BTP Genel Başkanı Prof. Dr. Baş, milli şuurun uyanmaması halinde milli bayramlarımızın kıymetinin kalmayacağına işaret ederek, "Can vererek, kan dökerek elde ettiğimiz haklarımızı hiçbir sebep yokken ve ne elde edeceğimiz de belli olmazken AB aşamasında kaybetme noktasına geldik" dedi. ~|~

BTP Genel Başkanı Prof. Dr. Haydar Baş, Ulusal Egemenlik Bayramı'nın 86. yıldönümünü idrak ettiklerini belirterek, bir milletin egemen olabilmesi için onun birtakım hareket kabiliyetinin olması ve bunun önünde engel bulunmaması gerektiğini dile getirdi.


Meltem TV'de yayınlanan Haftanın Sohbeti programında Dr. Abdullah Terzi'nin sorularını cevaplayan Prof. Dr. Baş, bundan dolayı Anayasamızın 6. maddesinde egemenliğin kayıtsız şartsız millete ait olduğunun vurgulandığını ifade etti. BTP Lideri, şunları dile getirdi: "Ama ne hikmetse, AB sevdası yüzünden biz, kanımızı dökerek, canımızı vererek, milyonları şehit vererek elde ettiğimiz bu hakkı masa başında oynaya güle vermeye hazırlanıyoruz. Yani şimdi sen, AB'yi üst bir irade olarak kabul ettiğin zaman, istesen de istemesen de egemenliğini devretmiş oluyorsun. Yani bunun hiçbir izahı yoktur. Bunun manası, bize bu milleti ve devleti bırakanlar, gününün şartlarında verdikleri mücadeleyi yanlış yaptılar, böyle yapmamaları lazımdı, onlarla birlikte mücadele eden, onlara karşı İstiklal Savaşı olarak ortaya çıkan bütün bu dönemleri bu ülkeyi bize emanet edenlerin yapmaması ve yaşamaması lazımdı, düşüncesinin kabulüdür."

Egemenliğimiz elden gidiyor
Bugün AB'yi üst bir irade olarak kabul etme düşüncesinin Türk halkına empoze edilmeye çalışıldığını hatırlatan BTP Genel Başkanı Prof. Dr. Haydar Baş, şu anda Anayasa'nın 90. maddesine Avrupa hukukunu ilaveyle egemenliğimizi AB ülkelerine teslim etmiş durumda olduğumuzu vurguladı. Prof. Dr. Baş, şu tespitlerde bulundu: "Yani insan soruyor, sorması gerekiyor: Peki o zaman sen, 23 Nisan 1920'de temeli atılan ve açılan meclisin neyini kutluyorsun? Bu, evet, çocuk bayramı, onun için ben programlarda da seyrettim hemen hemen bütün kanallar işin eğlence boyutuna değindiler, hiçkimse işin bu yönüne temas etmediler. Aslında bu incelikler üzerinde durulması, bu haklara Türk Milleti kavuştuğu için de, onun için eğleniyoruz, onun için çocuklarımıza merhum M. Kemal Atatürk'ün ifade buyurduğu gibi bu bayramı hediye ediyoruz. Sen herşeyini kaybediyorsun, hiçbir hareket kabiliyetin kalmıyor, çıkardığın yasalarla beraber ülke toprakları satılıyor, yeraltı kaynakları taksim ediliyor, bölgeler arası korkunç dengesizlikler ortala çıkıyor, ekonomin çöküyor; ondan sonra da bir oyun bir eğlence mesabesine bu kutsal bayramı indirgeyerek hayatına geçirmeye çalışıyorsun; bu yanlış. En azından çok ciddi noksanlıklarla dolu bir anma törenidir."

Masa başı oyunlarına dikkat
Lozan'a iştirak eden ABD Meclis üyelerinin Türkiye'nin bazı sınırlarını kabul etmediklerine dikkatlerini çeken BTP Lideri, ABD'nin hala daha Güneydoğu sınırlarımızı kabul etmediğini hatırlatarak, bu bağlamda şu açıklamalarda bulundu: "Merhum İnönü, Mustafa Kemal Atatürk'e bir telgraf çekerek durumu haber veriyor, işte bizim yeraltı kaynaklarımızın tasarrufunu ABD istiyor, o takdirde ancak biz sizin Güneydoğu sınırlarınızı kabul ederiz, diyor, ne buyurursunuz? 'İstiklalimizi, bağımsızlığımızı canımızı vererek, kanımızı dökerek elde ettik, masa başında bunu kaybetmeyiz' diye cevap veriyor Atatürk. Yani şimdi biz, can vererek, kan dökerek elde ettiğimiz haklarımızı hiçbir sebep yokken ve ne elde edeceğimiz de belli olmazken AB aşamasında kaybetme noktasına geldik.

Eğer milli bilinç uyanmazsa, bu bayramların hiçbir kıymeti kalmaz. Her fırsatta dile getiriyoruz, bu vesileyle burada da ifade edelim: AB esasen, Türk milletinin ve de devletinin bölünmesidir, parçalanmasıdır. Topyekün Batı'nın istediği, Şark Meselesi Projesi ile Türk milletinin bu coğrafyadan çıkartılması, bunu doğrudan doğruya deme cesaretini gösteremedikleri için de, gerek Amerika'nın gerekse topyekün Batı'nın, AB isteği üzerinden ülkeyi parçalama hesaplarıdır. Memleketi bölme hesaplarıdır. Şu ana kadar siyasetin bu konularda çok ciddi biçimde gaflet içinde bulunduğunu, ve maalesef diğer partilerin de bu gaflete ortak olduğunu bendeniz görüyorum. Bu konuda da Türkiye Cumhuriyeti devletine, vatanına sahip olarak, onu korumak ve de kollamakla da görevli olarak varım. Daha fazla gecikmeden ayıktırma vazifesinin yapılmasının ben şahsen gereğine inanıyorum. Aksi takdirde, atını alan Üsküdar'ı geçer ve bizim de yapacağımız hiçbir şey kalmaz."
Yorumlar
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner100