19 Haziran 2006 Pazartesi 00:00
1302 Okunma
ABD'den 'Vadi' misillemesi
ABD'de çok izlenen Başkomutan adlı dizide Türkiye, Başbakan ve onun askerle olan ilişkisi küçük düşürücü bir üslupla eleştiriliyor. İşte dizideki tuhaf diyaloglar... ~|~

 

 


Ülkemizde Digiturk ekranlarından 2 ay gecikmeli olarak verilen Commander in Chief (Başkomutan) dizisinin ABD'nin ABC kanalında geçtiğimiz gün yayınlanan 17'nci bölümü adeta Amerika'nın "Kurtlar Vadisi Irak" filmine bir yanıtı oldu. Amerika'yı ilk kez, Mackenzie Allen adlı bir kadın başkanın yönettiği dizide doğum gününü kutlayan Başkan Allen, İstanbul'da yaşanan bir rehine kriziyle karşı karşıya kalıyor.

Kürt teröristlerin baskını
İstanbul'a hastane kurmak için gelen 22 Amerikalı, Kürt teröristler tarafından bir otelde esir alınıyor. Başkan'a Türk ordusunun 300 kişinin bulunduğu otele baskın yapacağı bilgisi iletiliyor. Allen'ın, "Türk Başbakanı'na söyleyin, ordusunu çeksin" şeklindeki emrine Ulusal Güvenlik Bakanı, "Türk Başbakanı Lebetas ordusunu kontrol edemez" yanıtını veriyor.

Beyaz Saray'da yapılan acil durum toplantısında danışmanları Başkan'a "Türkiye'de seçimler yaklaşıyor. Kürtler Başbakan'ı güç duruma düşürmek için bu eylemi yapmış olabilir" diyor. Beyaz Saray'a çağrılan ve Tuba Özel adlı bir Türk'ü de içeren CIA uzmanları, olayların arkasında "İran'ı izlemek için Türkiye'ye yerleştirilmesi planlanan dinleme üssünün inşasını engellemek isteyen Türk Başbakanı'nın bulunduğunu" ileri sürüyor.

ABD Başkanı ilk önce bu görüşe "Oldu olacak Ay'a da çıkmadık deyin" sözleriyle karşı çıkıyor. Ancak Lebetas ile yaptığı telefon görüşmesinin ardından ikna oluyor. Allen, bu noktadan sonra İtalya'dan gelen Delta Force ekibinin "Güney Şimşeği" adlı kurtarma operasyonuna start vermesini istiyor.

Ve ABD yine kahraman
Amerikan ordusu, boğazın dibindeki otelin altında bir gizli tünelin varlığını tespit ederek 8 Amerikan askerini gizlice boğazın sularına indiriyor. Ve sadece 3 kayıp verilerek Kürt teröristlerin öldürülmesi sonrasında ABD Başkanı, "mucizeyi başardığı" gerekçesiyle kahraman oluyor. Dizide son dönemde Türkiye ve Türk-Amerikan ilişkilerini etkileyen konulara da değiniliyor.

Örneğin Kürt militanların hapisteki 67 kişinin serbest kalmasını istemesinin ardından bu kişilerin yazar, gazeteci ve bilimadamı olduğunu öğrenen Başkan, "Devlete hakaret etmeye hapis cezası verilen bir ülkeden başka ne beklenir ki" diyor. CIA uzmanı, Başkan'a brifing verirken, "Türk başbakanı çılgındır ancak doğru kullanıldığında faydalı olabilir" ifadesini kullanıyor. Bu da Cüneyt Zapsu'nun "Erdoğan'ı kullanın" sözlerini hatırlatıyor.

Teröristlerle pazarlık yapmamı mı istersin?
Dizide otel baskını için Türk Başbakanı'nı arayan Allen ile Türk lider arasında şöyle bir konuşma geçiyor:

Başkan: Çok baskı altında olduğunuzu biliyorum.

Türk Başbakanı: Sayın Başkan bu sizin probleminiz değil.

Başkan: Kuştepe'de sağlık yardımına ihtiyacı olan Türkler de bizim problemimiz değildi.

Türk Başbakanı: İkisi farklı. Teröristler bir otelimi basmış durumda.

Başkan: İçeride o hastaneyi yapmak için ülkenizde bulunan 22 Amerikalı var. Sizden sadece biraz daha zaman istiyorum. En azından neyle karşı karşıya olduğumuzu bilelim.

Türk Başbakanı: Bekleyecek zamanım yok.

Başkan: En azından kendi ordumuzun otel çevresine konuşlanıp Amerikalılar'ı kurtarmasına izin verin.

Türk Başbakanı: Amerikan askerlerinin gelmesi gerilimi çok daha artıracaktır.

Başkan: Peki. Sizden Kürt mahkumları serbest bırakmanızı istesem?

Türk Başbakanı: Teröristlerle pazarlık mı yapmamı istiyorsunuz. Bunu yaparım, mahkumları bırakırım ama dünyaya "Bunu benden Amerikan Başkanı istedi" diye açıklarım.

Başkan: Teklifinizi düşüneceğim.

(Danışmanlarına dönerek: Zaten Ay'daki ABD bayrağının nasıl rüzgarsız dalgalandığı kafamı kurcalamıştı.)

Üçüncü dizi krizi
ABD ile Türkiye arasında ilk kriz Türkler'i terörist olarak gösteren FoxTV'nin "24" dizisi yüzünden çıkmış, Abdullah Gül rahatsızlığımızı belirtmek için ABD'li meslektaşı Rice'ı aramıştı. Daha sonra NBC'deki WestWing adlı dizide Türkiye'nin şeriatla yönetilen bir ülke olarak tavsir edilmesi üzerine benzer tepkiler yine ABD yönetimine iletildi. Commander in Chief ile yaşanması beklenen kriz ise Amerikalı dizi yapımcılarının Türkiye konusunda ısrarının sürdüğü anlamına geliyor. Konusunu İran, Afganistan gibi güncel olaylardan seçen dizinin Orhan Pamuk krizine ve Cüneyt Zapsu'nun ABD'deki tartışmalı konuşmasına atıf yapması yapımcıların Türk-Amerikan ilişkilerini dikkatle izlediklerinin yeni bir göstergesi oldu.

(Kaynak: Vatan)
 

Yorumlar
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner100