21 Ekim 2009 Çarşamba 00:00
957 Okunma
AB'nin Türkiyesi  paramparça

AB'nin 93 sayfalık 2009 Türkiye İlerleme Raporunun 32 sayfalık Siyasi Kriterler bölümünde, Brüksel'in Türkiye'den yerine getirmesini istediği taleplerin sayısının her yıl arttığı gözleniyor. AB'nin istediği Türkiye, bugünküne hiç mi hiç benzemiyor.
~|~

 


Recep BAHAR ? ÖZEL ANALİZ

Yeni Mesaj, 93 sayfalık Avrupa Birliği 2009 Yılı Türkiye İlerleme Raporu'nu masaya yatırdı. Raporda çok farklı bir Türkiye tablosu çiziliyor. AKP Hükümetinin çıkardığı onlarca AB yasasına rağmen, AB'nin taleplerinde bir azalma olmuyor aksine raporun sayfa sayısı yapılanlara rağmen şişiyor. Nitekim AB'nin 2008 Türkiye Raporu 90 sayfa idi yani bu yılkinden 3 sayfa daha az!!!
2009 yılı İlerleme Raporu'nda Türkiye'nin AB'ye katılım müzakerelerinin devam ettiği, bu çerçevede toplam 33 müzakere başlığından 1 tanesine ilişkin tarama raporunun AB Bakanlar Konseyi'ne iletilmeyi beklediği, halihazırda 9 tarama raporunun Bakanlar Konseyi'nde tartışılmakta olduğu, toplam 11 başlığın müzakerelere açıldığı, 1 adet başlığın da geçici olarak kapatıldığı belirtiliyor.
Sivil toplumu kuruluşlarının idari kapasitelerinin geliştirilmesi, sosyal diyalog, kültür, sosyal kapsama, çocuklar ve bölgesel konularla ilgili projelere mali kaynak aktarıldığı belirtiliyor. Katılım Öncesi Mali Yardım (IPA) kapsamında 2009 yılında Türkiye'ye toplam 567 milyon Euro'luk IPA kriz önlemi mali paketi çerçevesinde ve çok taraflı programlar kanalıyla Türkiye'ye 52,5 milyon Euro'luk kaynak aktarıldığı vurgulanıyor.

Siyasi kriterler
Ergenekon suç örgütüne yönelik soruşturmaların devam ettiğine işaret edilen 2009 Türkiye İlerleme Raporu'nda bu konuda şu hususlar öne sürülüyor: "Suçlamalar hükümeti devirmeye ve silahlı ayaklanma başlatmaya teşebbüsü de içermektedir. Ekim 2008'de başlayan yargı süreci devam etmektedir. Mart 2009'da mahkemeye sunulan ikinci iddianame üç emekli general ve bir jandarma komutanının da yer aldığı 56 zanlıyı kapsamaktadır. 52 zanlıyla ilgili olan üçüncü iddianame Temmuz ayında mahkemeye sunulmuştur. Bu dava Türkiye'nin ilk defa olarak bir darbe girişimine karşı başlattığı ilk geniş kapsamlı soruşturmadır. Demokratik Toplum Partisi'ne (DTP) yönelik olarak Kasım 2007'de başlayan kapatma davası hala sonuçlandırılmamıştır."

Anayasa değişmeli
İlerleme Raporu'nda Türkiye'de Anayasa değişikliğine büyük önem atfedilmesi dikkat çekiyor. Bu konuda altı çizilen hususlar şunlar:
? Anayasa reformuyla ilgili siyasi ve sosyal tartışmalar devam etmiştir. Temel hak ve özgürlüklerin güvence altına alınması ve AB standartlarıyla uyum için 1982 Anayasası'nı gözden geçirilmesi gereğiyle ilgili toplumsal bilinç oluşmuştur.
? Siyasi partiler arasında anayasa reformu konusunda bir uzlaşıya varılmamıştır. Bir grup akademisyen tarafından 2008'de hazırlanan taslakla ilgili sürecin devamı gelmemiştir.

Askeri mahkemeler AB'ye uymalı!
? Haziran 2009'da önünü açan yasayı onaylamıştır. Bu yasayla askeri mahkemelerin barış zamanında sivilleri yargılayabilme yetkisi alınmıştır. Türkiye bu alanda AB ile uyumlu hale gelmiştir. Ancak CHP bu yasayı iptal edilmesi için Anayasa mahkemesine başvurmuştur.
?  Askeri mahkemelerin işleyişi AB standartlarına uymalıdır.
? Yüksek rütbeli ordu mensupları ulusal ve dış politika alan partiler gibi kendi yetkilerini aşan konularda fikirlerini açıklamaya devam etmiştir. Genel Kurmay Başkanı Ergenekon davasıyla ilgili olarak açıklama yaparak yargıyı baskı altına almıştır.
? Türk Silahlı Kuvvetleri'nin (TSK) rol ve görevlerini tanımlayan ve askere geniş bir hareket alanı tanıyan
hükümler içeren TSK İç Hizmet Kanunu ve Milli Güvenlik Kurulu Kanunu'nun değiştirilmeleri konusunda bir gelişme kaydedilmemiştir.
? 1997 EMASYA (Emniyet Yardımlaşma) Protokolü değişmemiştir ve hala yürürlüktedir.
? TBMM'nin askeri bütçe ve harcamalar üzerindeki denetiminin güçlendirilmesi konusunda sağlanamamıştır.
? Birçok satın alma projesinin karşılandığı Savunma Sanayi Destek Fonu bütçe dışında fonlanmaktadır.
? Parlamentonun savunma ve güvenlik politikası üretme yetkisi bulunmamaktadır.
? Sayıştay askeriyeye ait varlıkların denetimini fiili olarak yapamamaktadır.
? Güvenlik kurumlarına iç denetim sağlayacak olan 2003 tarihli Kamu Maliyesi tümüyle uygulamaya konulmamıştır.

Yargı bağımsız değil
? Yargının tarafsızlığı hakkında kaygılar sürmektedir. Yüksek Hakimler ve Savcılar Kurulu'nun yapısıyla ilgili bir gelişme olmamıştır.
? Savcılar yargıçların telefonlarının dinlenebilmesi için mahkeme kararı talep edebilmektedir.
? Şemdinli davası sonuçlandırılmamıştır.
? Üst düzey yargı görevlilerinin yaptığı siyasi yorumlar davalarla ilgili tarafsızlıklarına ilişkin şüpheye
neden olmuştur.
? Kamuoyunda izlenen davalar soruşturmaların kalitesi hakkında soru işaretleri uyandırmıştır.
? Ergenekon davası, Malatya'da 3 Protestan'ın öldürülmesi, Hrant Dink davası polis, jandarma ve yargı arasındaki işbirliğinin güçlendirilmesi gereğini ortaya koymuştur. Özellikle Hrant Dink'in öldürülmesi
öncesinde güvenlik kuvvetlerinin gelen ihbarlar karşısında önlem alma konusunda ihmalkar davranması bu gerekliliği desteklemektedir. Bu davayla ilgili olarak Samsun, Trabzon ve İstanbul'da devam eden davalar Dink'in ailesinin talebine karşın birleştirilmemiştir.
? Ergenekon davası için gözaltına alınan kişilerin haklarıyla ilgili ihmaller bulunmaktadır.

Yolsuzlukla mücadele sınırlı
? Yolsuzlukla mücadelede kaydedilen gelişme sınırlıdır.
? Deniz Feneri davasıyla ilgili olarak Türkiye'de cezai takibat başlamıştır. Ancak davayla ilgili iddianame mahkemeye sunulmamıştır.
? Milletvekillerinin mal beyanlarının doğruluğu denetlenmemektedir.
? Seçim kampanyalarının finansmanını denetleyecek bir devlet kurumu yoktur.
? Yolsuzluk genel bir sorun olmaya devam etmektedir.

İnsan hakları eşittir AİHM kararları!
? Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi'nin üç ek protokolü onaylanmamıştır.
?  Raporlama süresinde Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi (AİHM) Türkiye'nin Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi'ni ihlal ettiğini belirleyen 381 karar almıştır. AİHM bu davaların 1/3'ünde adli yargılanma, özgürlük ve güvenlik haklarının ihlal edilmiş olduğunu belirlemiştir.
?  AİHM kararlarının büyük bir çoğunluğu uygulamaya geçirilmesinde ilerleme kaydedilmiştir.
?  Güney Kıbrıs?Türkiye davasında Kuzey Kıbrıs'ta yaşayan Rumların mülkiyet haklarıyla ilgili sınırlamalar ve kayıp kişilere ilişkin AİHM kararı uygulanmayı beklemektedir.
? Şehirlerde tutukluların istekleri üzerine hemen avukat sağlanırken, kırsal bölgelerde özellikle Güneydoğu Anadolu'da tutuklulara avukat sağlanamamaktadır.
? 15?18 yaş arasındaki çocuklar terörle mücadele yasası kapsamında gösterilere katılmaktan ötürü göz altına alındıklarında avukat sağlanması talepleri yerine getirilmemektedir.
? Eski hapishaneler kapatılmalı ve yeni hapishaneler inşa edilmelidir.

AB'nin ifade özgürlüğünden anladığı
? Türk Ceza Yasası'nın 301. maddesinin ifade özgürlüğünü kısıtlamak için sistemli bir şekildekullanılmasından vazgeçilmiştir. Bu maddede değişiklik yapılması sonrasında açılan dava sayısı azalmıştır. Bununla birlikte Türk yasaları ifade özgürlüğünü tam olarak güvence altına almaktan uzaktır.
? TCK'nın 125, 131, 214, 216, 217, 218, 220, 312, 314. 318. ve 226. maddeleri ile Türk Harflerinin Kabul
 ve Tatbiki Hakkında Kanun ve Atatürk'ü Koruma Kanunu yargı tarafından farklı yorumlanmakta ve ifade özgürlüğüyle ilgili davalar açılmaktadır.
? 200 aydının başlattığı "Ermenilerden özür kampanyası" sonucunda 30bin imza toplanmış ve ülke genelinde bir tartışma süreci başlamıştır.
? Kamuoyunda hassas olarak değerlendirilen Kürt sorunu, azınlık hakları, ordunun rolü, Atatürk'ün mirası gibi konularda geniş kapsamlı tartışmalar yapılmaya başlamıştır.
? Genel Kurmay Başkanlığı Güneydoğu Anadolu'da meydana gelen olaylarla ilgili bilgilere ulaşılmasını engellemiştir.
?İnternet siteleri sık sık yasaklanmaktadır. Youtube sitesine erişim Mayıs 2008'den beri engellenmektedir Facebook, Google ve diğer sitelere açılan davalar sonuçlandırılmamıştır.

Misyonerlerin önü açıldı
? Yabancı din adamlarının (misyonerler) çalışma izini alabilmelerine dair kısıtlamalar azalmaktadır!
? Ankara, Antalya ve İstanbul idari mahkemeleri Alevi öğrencilerin din derslerinden muaf tutulabileceği konusunda karar almıştır.
? Anayasanın 24. maddesi ve milli eğitim yasasına göre ilk ve ortaokullarda din eğitimi zorunlu olmaya devam etmektedir.
? AIHM din derslerinin dinler hakkında genel bilgi vermeyip sadece Müslümanlıkla ilgili bilgiler verildiğini
tespit ettikten sonra Türkiye'den bu derslerin içeriğini değiştirmesi ve Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi
1 no.lu protokolünün 2. maddesine uyum sağlaması gerektiğine karar vermiştir. Bu karar uygulamaya konulmamış ve bu derslerin bir degişiklik yapılmamıştır.
? Gayrı Müslim din adamlarının eğitimine dair kısıtlamalar sürmektedir.
? Heybeliada Rum Ortodoks Ruhban Okulu açılmamıştır.
? Ermeni Patriğinin bir üniversitede Ermeni dili kürsüsü kurulmasına ilişkin önerisi değerlendirilmeyi beklemektedir.

Kimliklerden din hanesi kaldırılmalı
? Rum Ortodoks Patriği "Ekümenlik" unvanını kullanamamaktadır.
? Kimlik kartlarında kişinin hangi dine mensup olduğu yazılmakta ve bu ayrımcılığa yol açmaktadır.
? Gayrı Müslim din adamlarına ve ibadet yerlerine karşı saldırılar olmaktadır. Adana'da Incil satan bir kitapevi Şubat 2009'da ikinci kez saldırıya uğramıştır.
? Misyonerler, ülke bütünlüğüne bir tehdit olarak algılanmaya devam etmektedir.
? Türk Silahlı Kuvvetleri sağlık yönetmeliği eşcinselliği ruhsal bir hastalık olarak nitelendirmektedir ve eşcinsellerin askerlik yapamayacağını belirtmektedir. Eşcinsel olduklarını bildirerek askerlik görevinden muaf tutulmak isteyen kişilerden bunu fotoğraf ya da aşağılayıcı sağlık muayeneleriyle ispat etmeleri istenmektedir.

Azınlık konusu önemli...
Azınlık hakları konusunda ülke genelinde bir tartışma başlamıştır. STK'lar ve akademisyenler özellikle
azınlıkların eğitim hakları konusunda raporlar yayınlamıştır.
? Okul kitaplarından azınlıklarla ilgili ayrımcı ifadelerin çıkarılmasına başlanmıştır.
?  Türkiye'nin BM Medeni ve Siyasi Haklar Sözleşmesi'ne (ICCPR) azınlıkların hakları konusunda koyduğu çekince ve ?  BM Ekonomik, Sosyal ve Kültürel Haklar Sözleşmesi'ne (ICESCR) eğitim hakkı konusunda koyduğu çekince endişe vericidir.
?  Türkiye Avrupa Konseyi Ulusal Azınlıkların Korunması Çerçeve Sözleşmesi'ni ve Avrupa Bölgesel ve Azınlık Dilleri Şartı'nı imzalamamıştır.
?  Rum azınlıkların eğitim ve mülkiyet hakları sorunları Gökçeada ve Bozcaada'da dahil olmak üzere devam etmektedir. Rum okullarında iki müdür olması konusu devam etmektedir.
? Türkiye Avrupa Güvenlik ve İşbirliği Teşkilatı Ulusal Azınlıklar Yüksek Komiseri ile diyalog kurarak azınlıkları kamu hayatı ve azınlık dillerinde yayın konularını ele almalıdır. Bu çalışma Türkiye'nin azınlık hakları konusunda AB'ye uyum sağlamasını kolaylaştıracaktır.
Aralık 2008'de İsrail'in Gazze'ye saldırılarda bulunması üzerine Yahudi azınlığa yönelik nefret dolu söylemler baş göstermiştir. Cumhurbaşkanı ve Başbakan antisemitizmi kınayan açıklamalarda bulunmuştur.

Kürtçe açılımı
?  Kürtçe yayın yapan TRT?6 televizyon kanalı yayına başlamıştır.
? Mardin Artuklu Üniversitesi "Yaşayan Diller Enstitüsü" kurarak Kürtçe eğitim vermek üzere YÖK'e başvuruda bulunmuştur.
? TRT radyosu Ermenice yayın yapmaya başlamıştır.
?  Yerel seçim kampanyaları sırasında politikacılar yasak olmasına rağmen Kürtçe konuşabilmişlerdir.
?  Kürtçe konuşan ya da Kürtçe tebrik gönderen Kürt politikacılara karşı açılan davalar beraat kararıyla sonuçlanmış; savcılar tarafından bu kararlar sıklıkla temyize gönderilmiştir.
? Kürtçe kullanmaktan ötürü DTP'ye yönelik suçlamalar devam etmektedir.
? Televizyonlarda Kürtçe eğitim yapan programlara izin verilmemektedir.
? Özel televizyon kanalların Kürtçe eğlence ya da siyasi tartışma programlarına izin verimemektedir.
? Anadili Türkçe olmayan çocuklar anadillerini Türk eğitim sistemi çerçevesinde öğrenememektedirler.
? Afyon Kocatepe Üniversitesi'nde Kürtçe eğitim görmek isteyen öğrencilere yönelik açılan davada AİHM Türkiye'yi haksız bulmuştur.
? Türkçe konuşmayanların kamu hizmetlerine erişimi önündeki engellerin aşılmasına yönelik önlem alınmamıştır.

Kıbrıs olmazsa olmaz
? AB Bakanlar Konseyi'nin Aralık 2006'da verdiği karardan bu yana Türkiye Ek Protokol'ün tamamıyla uygulamaya geçmesine yönelik hiçbir ilerleme kaydetmemiştir. Aralık 2008'deki Konsey kararı uyarınca Türkiye'nin Ek Protokol'ü tam olarak uygulamaya geçirmesi acil bir hal almıştır.
? Türkiye, Güney Kıbrıs ile ikili ilişkilerini normalleştirmede bir ilerleme kaydetmemiştir. Türkiye, G.
Kıbrıs'ın birçok uluslararası örgüte üyeliğini ve ayrıca Konvansiyonel Silahlar ve Çift Kullanımlı
Malzeme ve Teknolojinin İhracat Denetim Kurallarına ilişkin Wassenaar Anlaşması'na katılımını veto etmeye devam etmektedir.
? G. Kıbrıs adına yolda olan sivil petrol arama gemileri birçok defa Türkiye deniz kuvvetleri tarafından engellenmiştir.
? Yunan karasularının genişletilmesi olasılığına karşılık oluşan savaş sebebi (casus belli) TBMM'nin
1995'te kabul ettiği karar önergesinde halen mevcuttur. Bu karar, AB Konseyi'nin Aralık 2008 kararları uyarınca Türkiye'nin BM kuralları dahilinde iyi komşuluk ilişkilerinde kararlılık göstermesi ve bu ilişkileri tehlikeye sokacak tehditlerden kaçınması şartına ters düşmektedir.
? Yunanistan, Türkiye tarafından devam eden hava sahası ihlalleri konusunda birçok resmi şikayette bulunmuştur.

Yorumlar
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner100