29 Eylül 2006 Cuma 00:00
1046 Okunma
AB'ye tokat gibi cevap


AB yetkililerinin Türk askerini hedef alan açıklamalarına Kara Kuvvetleri Komutanı Org. Başbuğ'dan tokat gibi cevap geldi. Başbuğ Paşa, Türk Silahlı Kuvvetlerinin başka ülkelerin ordularıyla karıştırılmaması gerektiğini belirtti.

~|~

 

 

TSK devletin korunmasında taraftır
Son günlerde AB yetkililerinin ard arda yaptığı açıklamalarla Türk Silahlı Kuvvetleri'ni hedef almaları karşısında sessizliğini bozan Kara Kuvvetleri Komutanı Orgeneral İlker Başbuğ, AB'ye net mesajlar verdi. Org. Başbuğ TSK'yı başka ülkelerin ordularıyla karşılaştırarak sonuç üretmeye çalışan çevrelerin yanılgı içinde olduklarını belirterek, "TSK, ulus devlet, üniter devlet ve laik devletin korunmasında her zaman taraf olmuştur ve olmaya devam edecektir" vurgusunda bulundu.

Caydırıcı güç hayatîdir
Başbuğ, güvenlik güçlerinin operasyonlarının terör örgütü etkisiz hale getirilinceye kadar süreceğini işaret ederek, şunları belirtti: "Yaşadığımız zor coğrafya, mevcut ve olabilecek asimetrik ve simetrik tehdit ve riskler, Türkiye'nin caydırıcı özelliklere sahip güçlü bir silahlı kuvvetlere sahip olmasını zorunlu kılmaktadır. Barışın korunması için caydırıcı güç hayatidir.
Üniter devlet, eşitlik ilkesinin korunmasının, bölgecilik, ırkçılık yapılmamasının ve azınlık yaratılmamasının garantisidir.

Başbuğ'un öne çıkan mesajları şöyle:
* Yaşadığımız zor coğrafya, mevcut ve olabilecek asimetrik ve simetrik tehdit ve riskler, Türkiye'nin caydırıcı özelliklere sahip güçlü bir silahlı kuvvetlere sahip olmasını zorunlu kılmaktadır. Barışın korunması için caydırıcı güç hayatidir.

Azınlık yaratılmamalı
* Üniter devlet, eşitlik ilkesinin korunmasının, bölgecilik, ırkçılık yapılmamasının ve azınlık yaratılmamasının garantisidir.
* Cumhuriyetin temel niteliklerinin ve anayasal düzenimizin temelini laiklik ilkesi oluşturmaktadır. Laiklik en geniş anlamıyla aklın ve bilimin egemenliğinin kabul edilmesidir. Laiklik, Türkiye Cumhuriyeti'ni oluşturan tüm değerlerin temel taşıdır.

Türkiye'ye yönelik projeler
Her zaman olduğu gibi, Türkiye üzerinde iç ve dış kaynaklı radikal değişim projelerinin bulunduğunu da görmekteyiz. Bu kesimler projelerinin önündeki en önemli engel olarak Türk Silahlı Kuvvetlerini görüyorlar. Türk Silahlı Kuvvetlerinin siyasete müdahale ettiğini ifade ederek, Silahlı Kuvvetlerin özellikle milli güvenlik açısından, anayasal düzenin üç temel niteliği olan ulus devlet, üniter devlet ve laik devlete yapılan saldırılara kayıtsız kalmasını istiyorlar.

O ülkeler başka, Türkiye başka
Bu kesimler büyük bir yanılgı içindedirler. Türk Silahlı Kuvvetlerini, başka ülkelerin ordularıyla karşılaştırarak farklı sonuçlar üretmeye çalışan bu kesimler, Türk toplumunun tarihini de gerçeklerini de bilmeyenler ya da kendilerine yabancılaşmış olanlardır. O ülkelerin bir kısmı topraklarında düşman çizmesi görmemiştir. Bir kısmının jeopolitik konumu dikkate alınacak sınırlar içermez, bir kısmı kendisini koruyacak duruma bile düşmemiştir. O ülkelerin bir kısmında askerler vatanı korumak zorunda kalmamıştır. O ülkelerin bir kısmında vatanın sınırları, halkın ve askerin kanıyla çizilmemiştir.

Bölücü örgütün niyeti açık
Bölücü terör örgütü zora, şiddete ve teröre başvurarak, ayrılıkçı hareket hukuk devletinin ve demokrasinin sağladığı özgürlükleri kullanarak amaçlarına ulaşmak istemektedir.
Bölücü terör ve ayrılıkçı hareketin temelinde etnik milliyetçilik bulunmaktadır. Hedefleri ise ulus devlet ve üniter devlet yapısının ortadan kaldırılmasıdır. Daha sonraki hedeflerinin de, ülkenin bölünmesine yönelik olacağı unutulmamalıdır. Bugün için öncelikli hedefleri ulus devlettir. Etnik kimliklerinin tanınması ve anayasal güvenceye alınması, etnik kimliklerini öne sürerek ayrı bir ulus olduklarını iddia etmeleri, ulusal kültürü zayıflatmaya yönelik çabaları, ulus devlete zarar vermeye yöneliktir. Daha sonraki hedeflerinin ise üniter devlet yapısının olacağı aşikârdır.

Terörle mücadele bizim işimiz
Bölücü terör hareketine ve ayrılıkçı hareketlere karşı yürütülecek mücadelenin bazı önemli noktalarına değinmek istiyorum:
* Her şeyden önce, bir ülkenin güvenliği o ülkenin kendi sorumluluğudur. Ancak, terör örgütü ve terörizmle mücadele için uluslararası ve bölgesel işbirliği ve destek hayatidir. Aksi takdirde mücadele, beklenenden daha uzun sürer daha fazla can ve mal kaybına neden olur.
* Mücadele görev ve sorumluluğu bulunan devletin ve toplumun bütün kurum ve kuruluşları terör örgütü ve ayrılıkçı hareketlerin hedefleri üzerinde ortak anlayışa sahip olmalıdır.
* Terörle mücadelede bölge halkının desteğinin kazanılması başarının ön koşuludur. Bunun için, terörist ile bölge halkının ayırt edilmesi ve mücadelenin hukuk düzeni içerisinde yürütülmesi zorunludur. Terörle mücadelede alınacak hukuki düzenlemeler de hayatidir.

Siyasi talepler kabul edilemez
* Türkiye Cumhuriyeti kültürel farklılıklara saygılıdır. Türkiye Cumhuriyeti kültürel alanda / bireysel kalmak ve ulus devlet yapısına zarar vermemek şartıyla kültürel zenginliklerin yaşaması için gerekli düzenlemeleri gerçekleştirmiştir, uygulamalar devam etmektedir. Bunun ötesinde, kimse Türkiye'den belirli bir etnik gruba kültürel alanın dışında ulus devlet ve üniter devlet yapısını tehlikeye sokacak, siyasal alanda / grupsal düzenlemeler yapmasını bekleyemez. Bu şekildeki kararlı tutum ve davranışlar, terör örgütünün, ayrılıkçı hareketlerin başarı umutlarını söndürür. Kararsızlıklar, belirsizlikler ise bölücü terör örgütünün ve ayrılıkçı hareketlerin umutlarının yaşamasına neden olur.
1984 yılından bugüne kadar yaşanan terör olayları ve ayrılıkçı hareketler, Türk Türkiye'nin toplumunda herhangi bir kutuplaşma ve ayrışmaya neden olmamıştır. Ancak kültürel alandaki düzenlemeler daha fazla demokrasi başlığı altında, siyasal alana doğru götürülmeye çalışılırsa ve bu konular gündemine sokulursa, ülke kutuplaşmaya ve ayrılaşmaya sürüklenebilir. Bu durum ise ülke güvenliğiyle yakından ilgilidir.

Terörle mücadele sürecek
Terör örgütüyle mücadelede esas, terör eylemlerini asgari seviyeye indirerek, terör örgütünü etkisiz hale getirmektir. Bu nedenle güvenlik güçleri, terör örgütünün bulunduğu bütün bölgelerde terör örgütü etkisiz hale getirilinceye kadar operasyonlara devam edecektir. Bunun dışında öne sürülebilecek ve düşünülebileceklerin anlamı teröre taviz vermektir.

Yorumlar
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner100