Bu haber kez okundu.

AKP demek, vergi ve zam demek

Bağımsız Türkiye Partisi Genel Başkan Yardımcısı Ahmet Hamdi Kepekçi, AKP iktidarı döneminde, vatandaştan alınan dolaylı vergi oranının,  toplam vergilerin yüzde 71'ine yükseldiğini belirtti. Kepekçi yaptığı yazılı basın açıklamasında şunları kaydetti: "Günlük iaşesini teminde zorlanan vatandaşımızdan, gücünün çok üzerinde vergi alınmaktadır. Dolaylı vergi, güçlü güçsüz herkesten alınan vergidir. Ekmekten, sütten, gazeteden hâsılı tüketim ve harcama kalemlerinden alınan vergidir. Bu vergi alınırken kişinin mali gücüne bakılmadan vergi alınmaktadır. Bu uygulama ise Anayasa'nın 73. Maddesinin ihlali anlamına gelmektedir.
Benzine yapılan zam artık alışkanlık haline gelmiştir. AKP hükümeti her fırsatta benzine zam yapmaktadır. Yılbaşından beri akaryakıta % 56 zam yapılmıştır. Akaryakıta zam demek dalga dalga birçok kaleme yapılan ve yapılacak zam demektir. Bütün bunlar yetmiyormuş gibi, yeni vergi kalemleri de AKP hükümeti tarafından icat edilmektedir.
Vergi, zam, ceza üçlüsü
Şimdi de arabasını kapısının önüne park edenlere, yeni bir vergi getirilmektedir.
Milletimizin hali içler acısıdır. Hükümet vergi, zam, ceza üçlüsü ile ekonominin çarklarını döndürmeye çalışmaktadır. Buna rağmen aldığı borcun faizini bile ödemekten acizdir. Üretim durmuştur, çiftçi ölmektedir, esnaf kan ağlamaktadır; hükümetin IMF güdümlü ekonomi politikası altında ezilmektedir. Yapılan bu zamlar, uygulanan ekonomi politikasının iflasını göstermektedir. Bütçenin açıkları alınan borçlarla, borçlar ise vatandaşın elinde eteğinde ne varsa onunla kapatılmaya çalışılmaktadır. "İnsanı yaşat ki devlet yaşasın" prensibi hiçe sayılmaktadır.
AKP hükümeti ekonomiyi iyi yönetememektedir. Milletimizin AKP'ye güveni tamamen ortadan kalkmıştır. Üstelik hükümet, yanlış icraatlari ile sosyal eşitsizliği daha da arttırmış; vatandaşın AKP'ye olan inancı ortadan kalkmıştır.
Çözüm Milli
Ekonomi Modeli
Artık herkes tarafından görülmüştür ki, ekonomide tek çözüm Bağımsız Türkiye Partisi iktidarında olacaktır. BTP,  Milli Ekonomi Modeli ile vergide yepyeni bir anlayışla adalet ve verimlilik ilkesini temel alan bir vergi politikası ortaya koymaktadır. Modelimizde tüketim gurupları olan memur, işçi, emekli, çiftçi, küçük esnaf kesimlerinden, günümüz için 100 milyarlık bir gelir çıpası koyarak, bu rakamın üzerindeki toplum grubuna üretici, altındakiler içinse tüketici konumu verilmektedir. Tüketici grubun ekonomideki asli görevi tüketim vazifesini sorunsuz bir şekilde yapmaktır. Vergi alınmayacak tüketim gurubu, bu işleviyle üreticinin mal ve hizmetlerine kolayca talip olabilecektir. Vergi alınmadığından satın alma gücü artan tüketici, daha önce alabildiği mal ve hizmet miktarını arttıracağından, üretim grubunun serveti de katlanacaktır. Yani daha önce 1 gömlek alan 5 gömlek, 1 ayakkabı alan 3 ayakkabı alarak tüketici tüketecek, üretici de kazandığını stoklamak yerine, üretimini arttıracaktır.
Böyle bir ortamda geliri artan üretim grubundansa, devlet yüksek olmayan bir vergi rakamı talep edecektir. Modelimizde devlet bütçe açıklarını karşılamak için değil, vatandaşına götürdüğü hizmet bedeli kadar alacaktır. Diğer yandan devlet "alan el değil, veren el" olacaktır."

~|~
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner100