04 Eylül 2011 Pazar 00:00
569 Okunma
Ankara havanda su dövüyor


Türkiye, İsrail'in 31 Mayıs 2010'da Gazze'ye yardım götüren Mavi Marmara gemisine baskın düzenleyerek 9 Türk'ü katletmesinin üzerinden 15 ay geçtikten sonra bazı kararları açıkladı. Pratikte anlamı olmayan kararların göz boyamaya yönelik ve 'psikolojik nitelikte' olduğu belirtiliyor ~|~

YENİ MESAJ - İSTANBUL

Birleşimiş Milletler'in geçmiş yıllarda olduğu gibi basına sızan Mavi Marmara raporunda İsrail yanlısı tutum sergilemesi üzerine Dışişleri Bakanı Ahmet Davutoğlu önceki gün bir açıklama yaptı. Davutoğlu, açıklamasında "Türkiye ile İsrail arasındaki askeri anlaşmaların tümü askıya alınacaktır" ve "İsrail ile diplomatik ilişkiler 2. katip düzeyine indirilecektir" dedi. Dışişleri Bakanı Ahmet Davutoğlu, BM'nin Mavi Marmara Raporu'nu değerlendirirken, Türkiye'nin talepleri yerine getirilmeden İsrail ile ilişkilerin normalleşmeyeceğine vurgu yaptı.

Türkiye'nin 5 kararı
Bakan Davutoğlu, İsrail'in Türkiye'den özür dilemesi, tazminatları ödemesi ve Gazze'deki ablukasını kaldırması yönündeki Türkiye'nin taleplerini yerine getirileceği tarihe kadar 5 madde altında uygulanacak yaptırımları açıkladı. Davutoğlu bu yaptırımları şu şekilde sıraladı:
"1- Türk İsrail diplomatik ilişkileri ikinci katip düzeyine indirilecektir. Bunun üzerindeki tüm görevliler, başta büyükelçi, en geç Çarşamba günü ülkelerine geri döneceklerdir.
2- Türkiye ile İsrail arasındaki tüm askeri anlaşmalar askıya alınmıştır.
3- Doğu Akdeniz'de en uzun kıyısı bulunan sahildar devlet olarak Türkiye, Doğu Akdeniz'de seyrü sefer serbestisi için gerekli gördüğü her türlü önlemi alacaktır.
4- Türkiye İsrail'in Gazze'ye uygaladığı ablukayı tanımamaktadır. İsrail'in 31 Mayıs 2010 tarihi itibariyle Gazze'ye yönelik uyguladığı ambargonun Uluslararası Adalet Divanı'nda incelenmesini sağlayacaktır. Bu doğrultuda BM Genel Kurulu'nu harekete geçirmek için girişime başlıyoruz.
5- İsrail saldırısının Türk ve yabancı tüm mağdurlarının mahkemelerdeki hak arama girişimlerine gereken destek verilecektir."

Yaptırım kararlarının analizi
1. Türkiye, Tel Aviv Büyükelçisini geçtiğimiz yıl geri çağırmıştı. Dolayısıyla İsrail Büyükelçisi'ne kapının gösterilmesi sadece diplomatik ilişkilerin seviyesini eşitliyor.
2. Bakan Davutoğlu, hangi askeri anlaşmaların askıya alındığını açıklamadı. Oysa İsrail 2006'da Lübnan'ı, 2008 yılında Gazze'yi işgal ederek saldırganlığını ortaya koymuştu. Bu anlaşmalar o zaman iptal edilmeliydi. Bakan Davutoğlu, Mavi Marmara baskınından sonra askeri anlaşmaların neden askıya alınmadığını hatta iptal edilmediğini açıklamadı. Üstelik askeri anlaşmaların askıya alınması yeterli değildir, İsrail'in Türkiye'ye ve İslam ülkelerine yönelik 63 yıldır süren hasmane tutumu değişmeyeceğinden bu anlaşmalar iptal edilmelidir. 
3. Bakan Davutoğlu, Türkiye'nin Doğu Akdeniz'de seyrü sefer serbestisi için gerekli gördüğü hangi önlemleri alacağını açıklamadı ve iki ülke savaş gemilerinin karşı karşıya gelmesi durumunda Türkiye'nin ne yapabileceği konusunda ayrıntı vermedi.
4. Türkiye, Mavi Marmara baskını sonrasında İsrail'in yerine getirmesi gereken şartlar arasında "Gazze'ye yönelik ablukanın kaldırılması" şartını da ortaya koymuştu. Ancak bu şarttan daha sonra vazgeçilmişti. Uluslararası Adalet Divanı'nın BM'den farklı bir tavır sergilemeyeceği belirtiliyor.
5. Klasik hak arama girişiminden öte bir anlam ifade etmiyor. Türkiye, dava masrafları konusunda mağdurlara yardımda bulunabilir. Bu tavrın İsrail açısından çok bir anlam taşımıyor.
Türkiye ile İsrail arasındaki ticari ilişkiler ise yaptırım kararlarından etkilenmeyecek. İkili ticari ilişkiler İsrail'in lehine gelişiyor. 

Yorumlar
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner100