Bu haber kez okundu.

Arınç'tan Anayasa Mahkemesi önerileri
TBMM Başkanı Bülent Arınç, son günlerde kamuoyunun gündeminde tartışılan Anayasa Mahkemesi'nin yapısının değiştirilmesi ve Anayasa değişikliği konusunda açıklamalarda bulundu. TBMM Başkanı Arınç, Anayasa Mahkemesi bakımından yeni bir düzenlemeye ihtiyaç duyulduğunu vurgulayarak, şöyle konuştu: "Anayasa Mahkemesi'nin fevkalade önemli görevleri vardır. Bu görevlerini 11 asıl 4 yedek üye ile götürmeye çalışıyor. Asıl üyeler, asıl üye olarak seçiliyor ve 65 yaşını doldurana kadar asıl üye kalıyorlar. Yedek üyeler, yedek üye olarak seçiliyor ve 65 yaşını doldurana kadar yedek üye olarak kalıyorlar. Bu, bugüne kadar doğrusu nasıl böyle geldi, bunun hayretleri içindeyim. Dolayısıyla eski Başkan Mustafa Bumin'in bize getirdiği öneri paketinde asıl veyedek üye ayrımının kaldırılması ve üye sayısının artırılması yer alıyordu."
İptal kararları
gerekçeli olsun
TBMM Başkanı Arınç, iptal kararlarına ilişkin şunları söyledi: "Diğer bir konu Anayasanın 152 ve 153. maddesi Anayasa Mahkemesi'nin kararlarının ne olduğunu bize gösteriyor. Tek bir hüküm fevkalade önemlidir. 'Anayasa Mahkemesi kararları kesindir ve gerekçesi yazılmadan iptal kararları açıklanamaz' deniliyor. İptal kararı verilecekse gerekçesi ile birlikte açıklanması gerekmektedir. Anayasa Mahkemesi bu asıl görevini bugüne kadar yerine getirememiştir. Hiçbir iptal kararı gerekçesi yazılarak açıklanmamıştır."
 Arınç, sözlerini şöyle tamamladı:
 "Böyle bir konumda bir yargı reformu içerisinde Anayasa Mahkemesi'nin üyelerinden başlayarak görevlerine kadar, asıl üye, yedek üye ayrımının kaldırılmasından iki daire olarak çalışmasına kadar yeni bir yöntem düşünülebilir. Bu doğrudur, gerçektir. Bunun nasıl olacağı üyelerinin ne kadarının Meclis tarafından, hangi yöntemle seçileceği konuları da elbette ilgili kurumun da bu konuyla ilgili pek çok kurumların da parlamento içinde siyasi partilerin de Anayasa Komisyonu'nda üzerinde çalışması gereken konulardır. Daha bu konular üzerinde bilimsel ve hukuk nosyonu içinde çalışma yapmadan, 'Bunu kim söylüyor? Filanca. O zaman biz buna karşı çıkalım' mantığı ile bu işi yok saymak bilimsel değildir, hukuksal değildir.
 Dolayısıyla önümüzdeki dönem içinde sadece Anayasa Mahkemesi ile de sınırlı olmamak kaydıyla yargıyı içine alacak bir reform yapılmalıdır. Bu gereklidir. Bunun içerisine hangi hükümlerin konulacağı, özellikle 1982 Anayasası'ndan bugüne kadar geçmiş uygulamalara bakarak, eksileri artıları dikkate almak suretiyle yeni bir anayasal değişikliğe ihtiyaç olduğunu düşünüyorum.
~|~
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner100