30 Ağustos 2002 Cuma 00:00
251 Okunma
Bağımsız Türkiye dönemi başladı
Bağımsız Türkiye Partisi'nin, "AB'ye Karşı Bağımsız Türkiye" kervanının yeni bir durağı Gakkoşları diyarı Elazığ oldu. Elazığ'ın aziz insanları, on binlerce Gakkoş, bu kervanla yola çıkan II. Kuvay?ı Milliyenin önderi, BTP Genel Başkanı Prof. Dr. Haydar Baş ve kadrosunu, havaalanında karşıladı, kilometrelerce uzunlukta araç konvoyu ile eşlik etti, İstasyon Meydanı'nda ağırladı, bağrına bastı, "Bu vatan bu millet seni bekliyor", "İşte lider işte başbakan" diye haykırdı.

Mevcut siyasilerin hükmü bitti
BTP Genel Başkanı Prof. Dr. Haydar Baş da, on binlerce Gakkoşa, Elazığ'ın aziz insanlarına hitaben yaptığı konuşmada, yeni bir dönemin, bağımsız Türkiye döneminin başladığını belirterek müjde üstüne müjde verdi. "Onlar ne kadar batırırlarsa batırsınlar, biz bu ülkeyi dimdik ayağa dikeceğiz. Ben gece?gündüz çalıştım. Milletimin hastasına, dertlisine şifa buldum. Bunları takdime ve 3 Kasım'da iktidarın şart olduğunu söylemeye geldim" diyen Prof. Dr. Haydar Baş, şunları söyledi:

"~|~Ülkemiz tıkanma noktasına geldi. Maliye dibe vurdu. İş?aş yerleri kapandı. Ülkemizi idare eden siyasiler ise, "Avrupa'ya gidelim. Onlar bize iş?aş bulsun" diyorlar. Bu itirafı yapan siyasilerimizin, milletin huzuruna çıkıp da rey, vekalet isteme hakkı var mıdır? Sizin işiniz bitti, hükmünüz kalmadı. Yeni bir dönem, Bağımsız Türkiye dönemi başladı. Boyalı basın bizi gizleye dursun ama yerin kulağı var. Bu millet ariftir. İnananların parası ile kurdukları televizyonlarla kimleri memnun ettiklerini görüyor. Öyle, bankaları soyup kenara çekilmek yok. Bu memlekette başbakanlar idam edildi. Ama 30 bin insanımızın katili beraat etti. Bunun hesabını kim verecek? Eğer bu mücadele haksız ve yersiz ise neden başlattınız? Madem bu mücadele haklı idi, peki netice niye böyle oldu? Bu netice ile sen, "Bu devlet iflas etmiştir. Hiçbir şey yapacak gücü yok. Bende iktidar yok" diyorsun. O zaman sana çekilip gitmek düşüyor.

AB'ye hamasî duygularla değil, Avrupa Parlamentosu kararları ile şahit olduğu şekliyle, Ege'yi Yunan'a vermek istediği, "İstanbul suriçinde bir Ortodoks din devleti kurulsun" dediği, Türk askerini Kıbrıs'ta işgalci görüp "çekil" dediği için karşı olduğunu söyleyen Prof. Dr. Haydar Baş, "Avrupa ile bizim kan uyuşmazlığımız var. Onun için bizim Avrupa ile medeniyet, siyaset, kültür birliği içinde olmamız mümkün değildir" dedi.

Madenlerde söz sahibi Türk şirketleri olacak
BTP Genel Başkanı Prof. Dr. Haydar Baş, Elazığ'ın bir hayvancılık bölgesi olmasına rağmen hayvan ithal eder duruma gelindiğini ifade ederek, tarım ve hayvancılıkla uğraşanlara faizsiz kredi vermek, mevcut borçlarının faizlerini sıfırlamak suretiyle bu sektörleri tekrar dirilteceklerini belirterek, şöyle devam etti: "Elazığ, aynı zamanda bir maden yatağıdır. Türkiye maden açısından, dünyanın en zengin coğrafyasıdır. Biz, devlet?millet işbirliğiyle şirketler kuracağız. Krom, altın, bor madenlerinin, petrolün işletmeciliğini vatandaşlarımıza vereceğiz. Milli olmayan hiçbir kuruma vermeyeceğiz. İşletme sermayesi parayı nereden mi bulacağım? Vatandaşımızın yastık altında 200 milyon doları var. 150 milyar dolarlık altını var. Kimseye güvenmediği için stok etmiş durumda. Avrupa'daki işçilerimizin, Avrupa bankalarında 400 milyar Euro'su var. Şirket kurup, onlara altın, bor, petrol işletmeciliği vermek suretiyle bu parayı harekete geçireceğiz. Artık bundan sonra Agop'un şirketi Türkiye'ye giremeyecek. Ahmet'in, Mehmet'in, Köksal'ın şirketleri bu ülkede söz sahibi olacak. Para sahibi olacak."

Tarım her şartta desteklenecek
İktidara geldiklerinde Elazığlı dahil tüm vatandaşlarımızın eli, ayağı, gözü, kulağı olacaklarını söyleyen Prof. Dr. Haydar Baş, hayata geçirecekleri projelerle, her hal ve şartta tarım kesiminin destekleneceğini; tarım?hayvancılık?ormancılık?sanayi ürünlerine pazar bulunacağını; sanayici?esnaf?nakliyeci?otobüsçü?taksici başta olmak üzere tüm üreticilere faizsiz kredi verileceğini; toprağı olmayan köylüye hazine arazileri verilerek toprak sahibi yapılacağını; emekli maaşlarından vergi kesilmeyeceğini; ev hanımlarına emeklilik hakkı getirileceğini; kimsesiz yaşlılara maaş bağlanacağını; üniversiteden atılanlara af getirileceğini, sınavsız üniversiteye geçileceğini, parasızlıktan evlenemeyenlere faizsiz yuva kurma kredisi verileceğini; evsizlerin ev sahibi yapılacağını; özürlüler ile şehit ailelerinin devletin garantisinde huzurlu bir yaşama kavuşturulacağın; doğan her çocuğa maaş bağlanacağını; doğum yapan aileye de doğum ikramiyesi verileceğini belirtti. Prof. Dr. Haydar Baş, bütün bunları realize edecek kaynaklardan ikisini, iç ve dış borçlanmaya dur denilerek elde edilecek 45 katrilyon ile banka hortumcularının hortumladığı 22 milyar dolar olarak açıkladı.

Mahkumlar bayram edecek
Prof. Dr. Haydar Baş, Elazığ'daki konuşmasında, projelerinin, sadece dışarıdakileri değil, bu milletin karıncasını, cezaevlerindekileri bile kapsadığını söyledi. Prof. Dr. Haydar Baş, cezaevlerindeki mahkumlara yönelik şunları beyan etti: "Bizim kültürümüzde cezaevine düşen insandan intikam alınmaz. Eğitilir, toplum yararına, kendi nefsi yararına, ailesi yararına kazanılır. Biz, mahkumları, okul talebesi gibi eğiteceğiz, yetiştireceğiz. Sanat, zanaat öğreteceğiz. Onlara iş imkanı tanıyacağız. Böylece çocuklarının, ailesinin nafakasına yardımcı olacaklar.

Vicdan azabından kurtulacaklar."
Yorumlar
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner100