08 Mayıs 2009 Cuma 00:00
210 Okunma
Çankaya'da bir saat görüştü
Cumhurbaşkanı Abdullah Gül, TBMM'de grubu bulunan siyasi parti liderleriyle yaptığı görüşmeler çerçevesinde DTP Genel Başkanı Ahmet Türk'ü kabul etti. ~|~

 

Cumhurbaşkanı Gül, DTP Genel Başkanı Ahmet Türk ile görüşmesinde, demokrasi standardı yükseldikçe Kürt sorunu dahil tüm sorunların otomatik olarak sorun olmaktan çıkacağını belirtti.

Gül, "Terör olduğu sürece demokrasinin kökleşmesi zorlaşır. Bu yüzden terörü kesin bir dille dışlamak lazım" dedi. Gül, Çankaya Köşkü'nde 1 saat görüştüğü Ahmet Türk'e, demokrasi ve terör konusunda önemli mesajlar verdi. Sorunların çözümünün demokrasiyle mümkün olduğunun altını çizen Gül, şunları söyledi: "Türkiye'de demokrasi standardı yükseldikçe Kürt sorunu dahil tüm sorunlar otomatik olarak sorun olmaktan çıkar. Hep beraber buna odaklanmamız lazım. Ancak terör olduğu sürece demokrasinin kökleşmesi zorlaşır. Bu yüzden terörü kesinlikle dışlamak lazım. Siz belli bölgenin değil, Türkiye'nin partisisiniz ve Türkiye milletvekilisiniz. TBMM'de sadece bir soruna odaklanmak yerine ülkenin bütün sorunlarıyla ilgilenmeli ve çözümüne katkıda bulunmalısınız. Diyalog zemini oluşturulmasını karşıdan beklemek yerine siz de yaratmalısınız."

Mardin'deki katliam da gündeme geldi 
Çankaya Köşkü'nde basına kapalı gerçekleşen yaklaşık 1 saatlik görüşmenin ardından gazetecilere açıklama yapan Türk, Anayasa değişikliği, terörle mücadele, dış politika ve Mardin'deki silahlı saldırı konularını ele aldıklarını söyledi.
Türk, Anayasa değişikliği konusunda sorunların demokratik yollardan çözümüne ilişkin düşüncelerini aktardığını ifade ederek, "Yaşadığımız acılar ve sürecin daha demokratik, barışçı sürece evrilmesine ilişkin düşüncelerimi söyledim" dedi. Cumhurbaşkanı Gül'ün de bu konudaki kendi düşüncelerini aktardığını anlatan Türk, "Hepimizin umudu Türkiye'nin daha demokratik ve çağdaş bir ülke olması" diye konuştu.

Mardin'deki silahlı saldırı
Bir soru üzerine Mardin'deki silahlı saldırıyı da etraflıca görüştüklerini belirten Türk, "Aslında basına yansıdığı kadarıyla bir namus cinayeti, töre cinayeti değil. Tamamen bir vahşet. Bölgemizde hiç bir zaman ne bir namus cinayeti, ne bir töre cinayeti böyle işlenmemiştir. Bir aileyi tamamen ortadan kaldırmaya yöneliktir. Burada farklı nedenler de var. Köye sahip olma, araziye sahip olma, birlikte yaşamaktan sıkıntı duyulan noktalarda o aileyi tamamen bertaraf etmeye yönelik canice, vahşice bir mantığın ifadesi olarak değerlendirmek lazım. Çözmekte gerçekten zorlanıyoruz"dedi. Türk, Gül ile görüşmesinde Mardin'deki olay bağlamında koruculuk sistemini tartışıp tartışmadıkları yönündeki soruyu da şöyle yanıtladı:
"Böyle insanların eline silah verirseniz her şeyden önce kendi çevresini güçlü hale getirmek için karşısındakini ezmeye yönelik bir tavrın içinde olacağını söyledik. Eğer devletin bu silahları olmasaydı, bu koruculara bu silahlar verilmeseydi böyle bir vahşet yaşanmayacaktı. Bu ilk değil. Siz korucunun eline silah verdiğiniz zaman korucu olmayan köylerde kendini güvence altına almak için silahlanmaya gidecek, bunu doğal görmek lazım. Bunun doğru olmadığını biliyoruz ama oradaki insan öyle hissediyor. Koruculuk sistemi bölgede herkesi silah almaya zorlayan bir sistem olarak önümüze çıkıyor."

Yorumlar
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner122

banner121